Beykoz Üniversitesi öğrencileri ile bir araya gelerek bir futbolcunun neden aynı zamanda iyi bir birey ve iyi bir vatandaş olması gerektiğini anlatan Altınordu Futbol Kulübü Başkanı Seyit Mehmet Özkan, bu amaçla kendi kulüplerinde yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Altınordu Futbol Kulübü’nün önemli bir Türkiye projesi olduğunu belirten Özkan, “Umarım bir 10 yıl sonra Türkiye futbolda sadece ithal eden değil ihraç eden bir konuma gelir” dedi. Özkan, ayrıca futbolcuların milli olabilmek için evrensel olmaları gerektiğinin de altını çizdi.

‘Kariyer Günleri 2019’ kapsamında Beykoz Üniversitesi öğrencileri ile bir araya gelen   Altınordu Futbol Kulübü Başkanı Seyit Mehmet Özkan, ‘Neden İyi Birey, İyi Vatandaş, İyi Futbolcu’ adlı söyleşisinde sporun öneminin hâlâ tam olarak anlaşılamadığını söyledi. Altınordu Futbol Kulübü’nde 80’i antrenör 200 kişinin çalıştığını ve kendisini bu toprağın çocuklarına adadığını anlatan Özkan, “Sadece zihinsel değil bedensel de jimnastik gerekiyor. Ancak ne yazık ki sporu bir tarafa bırakarak hımbıl bir topluma doğru gidiyor dünya. Hımbıllık da insanı kötü düşüncelere sevk eder. İyi düşünmek için herkesin kendine iyi bakması, kendisiyle barışık olması lazım. Zaten iyi bireyin açılımı kendinle barışık olmaktır. İyi vatandaşın da açılımı toplumla barışık olmaktır” dedi.

Bu bir Türkiye projesi

12 yılda Altınordu markasını Avrupa’ya taşıdıklarını anlatan Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlkokulda 1.500 çocuk spor eğitimi alıyor. 6-13 yaş arasındaki çocukları tüm Türkiye’den seçerek alıyoruz. 3 elekten geçirdikten sonra akademiye 11 yaşında alıyoruz. Temel eğitim, ara eğitim ve sonra yarışmacı eğitimde de 2 yıllık çaylaklık döneminden sonra Altınordu A Takımı’nda oynatmaya başlıyoruz. En büyük yaş grubumuz şu anda 2000 doğumlu olduğu için henüz bu sirkülasyonu tamamlayamadık. 2 sene sonra tamamlanınca aynı İspanya’nın La Liga ligindeki örnekler gibi tamamen kendi bölgesinin çocuklarıyla yarışabilecekler. Hiçbir zaman yabancı oyuncu ve akademimizden mezun olmayan çocuk oynatmayacağız. Böylece kendi ekonomisini kendi karşılayan, tabandan gelen oyuncularına imkan sağlayan, oyuncularını Avrupa’ya ihraç eden, böylece Avrupa’da sürdürülebilir başarılar elde eden bir milli takımın oluşmasına katkı sağlayabileceğiz. Bu yüzden Altınordu Futbol Kulübü, önemli bir Türkiye projesidir. Umarım bir 10 yıl sonra Türkiye futbolda sadece ithal eden değil ihraç eden bir konuma gelir. “

Messi de olsa bizde kalamaz

Profesyonel sporcu olmanın sürdürülebilir olması için sadece iyi futbolculuğun yeterli olmadığını anlatan Özkan, “Biz futboldan önce iyi bir birey ve vatandaş olma eğitimi veriyoruz. İyi bir birey değilse isterse Messi olsun bizde devam edemez. İyi bireyden kastımız mesela kitap okuması. Bizde herkes günde en az yarım saat kitap okuyor. Başlarda zordu ama artık 3’üncü yılımızda kendileri kitaplarını değiştirerek okumaya başladı. Kitap fuarlarına da gidiyoruz. İngilizce ve satranç çok önemli. Çünkü satranç çoklu düşünmeyi sağlıyor. Haftada 3 saat eğitim alıyorlar. Sporcu sağlığı ve beslenmesi yine en önem verdiğimiz konulardan. Kulüp doktorumuz ve fizyoterapistimiz var. Onlar haftada 2 saat çocuklara anatomi öğretiyorlar. Sahaya çıktıklarında vücutlarını kullanıyorlar. Bu vücudu bilmeleri lazım. Bizdeki körler sağırlar birbirlerini ağırlar liglerinde iyiyiz ama Edirne’den dışarı çıktığımızda yeniliyoruz. Bu yüzden sadece kıvrak ya da yetenekli olmak yetmiyor aynı zamanda güçlü olmaları gerekiyor” dedi.

İletişim eğitimleri de veriyoruz

İyi bir vatandaş olma yolunda iletişim eğitimleri de verdiklerini anlatan Özkan, bu mesleğin 35 yaşında bittiğinin altını çizdi. Bu yüzden 20 yaşındaki bir çocuğu normal bir yetişkin bilincine getirmeleri gerektiğini söyleyerek ancak bu şekilde Avrupa’da oynayabileceklerini belirtti. Türkiye’de çok fazla yıldız adayı ile karşılaştıklarını söyleyen Özkan, “Ama çoğu beklediğimiz yerlere gelemedi. Çünkü sıkı çalışmadılar. Hayatı daha ciddiye almaları gerekiyordu. Tabii ki seviyorsanız yapabileceğiniz bir şey bu. Sevmeden de yapılmaz” diye konuştu.

Tiyatro ve çiftlikleri var

Altınordu Futbol Kulübü’nde yetişen çocuklar için ağaçlandırma alanı, tiyatro ile tarım ve hayvancılılıkta örnek bir besi çiftliği kurduklarının bilgisini veren Özkan, “Kuzularımız, keçilerimiz, tavuklarımız, ineklerimiz var. Kendi sütümüzü kendimiz yapıyoruz. Akademide yaşayan 180 çocuğumuz örnek tarım alanımızda domatesini, salatalığını, meyvesini kendi yetiştiriyor. Her gün 5 çocuğumuz mutfakta görev alarak yemek yapıyor. Yemek yapmak dünyanın en güzel şeyi. Sosyal etkinlikler de yapıyoruz. Tiyatro, konser gibi kültür sanat etkinliklerine önem veriyoruz. Avrupa’ya her gittiğimizde o kentin tüm kültürünü de öğreniyoruz. Müzelerini geziyoruz, kültürel değerleri de yüklemeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Evrensel olmayan milli olamaz” diyen Özkan, şunları kaydetti: “Öğrencilerimizle yılda 30 kez yurt dışına çıkıyoruz. Kim ne yapmış önce onu bilmek, iyileri seçip kendine sentez yapmak ve kendi ekolünü bulmak önemli. Bir şey olabilmek için merak etmek gerek. ‘Bir Türk dünya vatandaşıdır’ dediğimizde ne mutlu bize.”

BEYKOZ ÜNİVERSİTESİ:

İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektörlüğünü Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yaptığı Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, Meslek Yüksekokulu, Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulduğu bir Lisansüstü Programlar Enstitüsü yer almaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here