Spor basınının usta ismi Aybars Hünalp, engelli sporunu yazdı:

SESİ GÖRENLER VE GÖRSELER DE SES ÇIKARMA BECERİSİ OLMAYANLAR

Geçen hafta Türkiye Futbol Federasyonu’ndan sevgili dostum Ömer Gürsoy’un girişimleri ile Sesi Görenler Ligi ile ilgili kaleme aldığımız yazı olumlu çok tepki aldı. Meğer ne kadar bakir bir alanmış. İngiltere’den gazeteci dostumuz Rıdvan Ertuğ da paraatletik özel sporcular ile torunu Kerim Chan nedeniyle ihtisas sahibi olmuş bir uzman sporsever. Rıdvan’ın torunu Kerim İngiltere milli takımında başarıdan başarıya koşan, uzun atlama dalında Gençler Dünya şampiyonu ve bir sprinter. Rıdvan Türkiye’de Burhaniyeli Güngör Erenoğlu hocanın başarınca belediyece küçük altınla ödüllendirilen talebelerine göre biraz daha şanslı. Bir zamanlar şimdiki adıyla beinsports olan Lig tv’nin İngiltere muhabirliğini yürüten Rıdvan Ertuğ’un gözlemleri şöyle :

Ekleme yapmak istediğim; atletizm örneğinden yola çıkarsak… görme engelli atlet koşarken yanında rehber vardır.. Rehber ve görme engelli atlet kurallar çerçevesinde koşmak zorundadır.. Mesela rehber bilekten bağlı olduğu bant ile belli hareketi yapar çekiştirmeye çalışmaz, bitiş çizgisini önce atlet geçmelidir, aksi taktirde yarış dışı kalır.. Bu tür rehber ile koşan atletleri özellikle uzun mesafe koşusunda, belli noktalarda elinde bayraklı gözlemci hakemler takip ederler, faul varsa hemen bayrak rengi ile işaret verirler. Bunlar uluslararası kuraldır, görme engelli atlet yarışma sırasında göz bandı ile gözlerini kapatır bu da kurallar içindedir.
Görme engelli uzun atlama da belli kuralları içerir.. Atlet ile hoca ilişkisi üst seviyededir..

Hoca atleti koşu başlangıç noktasına getirir bırakır.

Yönünü anlatır ve sıçrama noktasına gider.

Atlet hocanın sesine kulak verir ve konsantre olur..

O sebeple stad anonsu yapılarak sessizlik rica edilir..

Bazen hoca sıçrama tahtası gerisinde kum havuz için pozisyon alır ve durur ..

Burada tempo önemlidir hocasının sesi veya sadece alkış atletin başarısı için gözü olur.

Atlet ses komutana veya alkışa doğru koşmaya başlar ve sıçrama tahtası öncesi hkcasinin komutu ile sıçrar.

Bu teknik detayları seyretmek ve yazıya dökmek insanları bilgi sahibi etmek sonuç itibariyle bu sporcuların engelleri nasıl astıklarını anlatırken başarılarına saygı duyulmasına da neden olacaktır..
Zihinsel ve fiziksel engeller başarıya engel olamıyor.. İşte bunu toplumun iyi anlaması bakış açısını farkı şekle sokacak ve idol sporcular arkasında başarıları sürükleyecektir.

Böylelikle ilgi ve alaka da doğacaktır..


Bu atlet görme engelli visual inpair ..yani sadece ışık görüyor.. Bazen siyah beyaz.. Farkli spor dalları icinde ayni seyler muhtemelen söylenir. Bu ülkede özelikle atletizmin neden gelismedigini sadece alt yapı eksiklerimizle ya da toplumun bakış açısı ile açıklayamayız. Asıl sıkıntımız spora yön verenlerin vizyon eksikliğidir. Onlar sadece başarıları reklam olarak kullanmak ister. Yoksa umurlarında değildir, sporun sağlıkla olan ilişkisini ya da spor yapan gençlerin zararlı maddelere mesafeli durmalarını… Sporu yaşam biçimi haline getirmiş mutlu bir toplumun hayalini de kurmazlar. Sadece başarı odaklidirlar. Milyonları spor tesislerine ve yeni nesile sporu sevdirecek projelere harcamak yerine başka ülkeler de yetişmiş hazır sporcuları milli formayı giydirmek için harcarlar. Tabi böyle bir ortamda özel sporcuların tüm engelleri aşarak elde ettikleri başarılarında pek kıymeti yoktur. Bu sporcular diğer kategorilerde olduğu gibi dünya da ve Avrupa da sampiyonluklar kazandığı zaman ödüle boğulmazlar. Son yıllarda büyük başarılar kazanmaya başlayan bu sporcular için ayrı bir ödül yönetmeliği çıkarılmasına rağmen hala hiçbirisi ödüllerine kavusabilmis değil. Hal böyle olunca özel sporcuları yetiştirmek için iş başa düşüyor. Bir kaç atletizm gönüllüsü daha da çok aile ve antrenörleri yükü omuzluyor. Durum bu haliyle devam ederse yakında özel sporcu falan da kalmayacak. Mesela yakın bir zamanda İsviçre’de yapılan Para Atletizm Gençler U17 Dünya Şampiyonası atletizm branşında ikinci dünya şampiyonluğunu elde eden Muhsine Gezer ve 3.olan Sevim Demircan’ı yaşadıkları ilçenin belediyesi, 1’er küçük altınla ödüllendirmiş!!

Netice olarak Rıdvan Ertuğ’un görüşleri böyle. Hani diyorum sesi görenler kadar herkes gördüklerine ses verse bu alandaki sorunlar resimaltı şampiyon Kerim’i Rıdvan ve Kathy Ertuğ buzdolabının üzerine astığı ve Kerim’in hergün gördüğü bu notla motive etmişler. Kerim’in 6.50 metrelik hedefi 6.70 ile sonuçlanmış.. Kısaca Özel sporcular için biraz imkan ve motivasyon aile desteği ile kesin tavan yapacaktır..

Yenimahalle Belediyesi’nin Görme Engelli Milli Sporcusu Havva Elmalı, 1-4 Ağustos tarihleri arasında İsviçre Nottwil’de, Uluslararası Paralimpik Komite (IPC) tarafından düzenlenen Para Atletizm Şampiyonası’nda 800 ve 1500 metrede dünya gençler rekorunu kırarak altın madalyanın sahibi oldu. 42 ülkeden 350’ye yakın sporcunun katıldığı şampiyonada, T11 ve T13 kategorilerinde beraber yarıştırılan milli sporcu Havva Elmalı, rakiplerine fark atarak Dünya Şampiyonu unvanını kazandı.

 

ÜÇ MADALYA BİRDEN KAZANDI
Antrenörü ve rehberi Hasan Kalaycı ile birlikte İsviçre’de 2 kez Türk Bayrağını dalgalandırmayı başaran Elmalı, yarışmanın tüm yorgunluğuna rağmen şampiyonanın son gününde 400 metrede dünya ikinciliğini ülkemize kazandırarak, 2 altın ve 1 gümüş madalya ile şampiyonayı tamamladı. Kazandığı 3 madalya ile Görme Engelliler Atletizm’de, Dünya Şampiyonası’nda en çok madalya alan sporcu olarak da tarihe geçen Havva Elmalı, Yenimahalle’nin adını uluslararası müsabakalarda gururla temsil etmeye devam ediyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here