Bülent Tuncay, Türkiye-Paraguay maçını yorumladı:

Zarlar gelmedi

Bizim çocuklar büyük umutlarla gittiğimiz Dünya Kupası’na Haiti’den sonra en erken veda eden ikinci takım oldu. Yazının finalini başta söyleyelim yaşadığımız tam bir hayal kırıklığıydı.

Paraguay maçı da Avustralya karşılaşmasının üç aşağı beş yukarı bir benzeri oldu. Oyunu kendi yarı alanında kabul ettiler, topu bize bıraktı, kontraataklarla gol aradılar. Avustralya maçı gibi dünkü karşılaşmada da ilk gelen topun gol olması Gardımızı düşürdü işimizi zorlaştırdı.

Montella şimdiye kadar zarların hep iyi gelmesine güvenerek bildiğinden şaşmadı ve santraforsuz oyunda ısrar etti. Kerem yine en ileri uçta ezildi. Ama bu oyun planında Büyük çelişki vardı. Millî takımımız iki maçta 61 şut çekti 67 orta yaptı. Yani her 2,5 dakikada bir orta yapmışız, hep hücumda kalmışız ancak tek bir golümüz bile. Kurguyu klasik santraforlu sisteme göre yapıyorsunuz ama santraforsuz oynuyorsunuz. Bu kez zarlar istediği gibi gelmedi, bu başarısızlık önce Montella’ya yazar.

Faturanın bir ucunda da oyuncularımız var. Esas aktör onlar sahada olan onlar. Bizdeki oyuncular Real Madrid, Juventus, Inter, Porto, Frankfurt onlardakiler Brangantino, Strasburg, Vancouver, Sunderland… yani arada ciddi bir kalite farkı var ancak bu farkı ortaya koyamayan bir takımımız da var.

Tamam direkten dönen şutumuz gol pozisyonlarımız var ama bunlar file ile bulaşmazsa hiçbir anlam taşımıyor. Arda Güler Hakan Çalhanoğlu Kenan Yıldız gibi süperstarlarımızın sahne alması gerekirdi, dün o farkı yaratmaktan uzaktı. Savunmadan gelen oyuncularımızdı. Mert müdürün direkten dönen şutu, merih Demiral’ın son dakikada direğin hemen yanından dışarı çıkan kafa şutu en tehlikeli pozisyonlarımız. Yıldızlarımız ise ortada yoktu. 

Peki biz nasıl gol atacağız? Montella can ve denizi 60. dakikada sahaya sürerek ilk kez ideali yakın 11’i denedi. Ancak burada da ciddi bir sorun oluştu, büyük umut beslediğimiz deniz gül üç pozisyonu heba ederek kupaya veda etmemiz de önemli bir rol oynadı. Montella‘nın deniz gül’ü neden az tercih ettiğini dün anlamış olduk. Deniz Gül Porto’da  44 maçta sadece yedi gol atmıştı. 

O zaman şunu sormak lazım, Montella kadroya alacağı başka santrafor yok muydu? Süper Lig’in gol krallığına baktığımızda en çok gol atan Türk futbolcusunun Umut Nayir olduğunu görüyoruz. sezonu 11 golle tamamlayan umut listenin ancak 15. sırasındaydı. Önündeki 14 isim yabancı futbolculardı. Yani Montella‘nın çok da fazla seçeneği yoktu ancak yine de kadroda alternatif olarak umutuna yerin olması doğru bir tercih olabilirdi.

Golcümüz yoktu ağır bir savunmamız vardı ama buna karşılık kupanın en iyi orta sahlarından birine sahiptik. Uyumu sağlayamadık, artılarımızın değil eksiklerimizin ön plana çıktığı bir

Süreç geçirdik. Sonuç olarak uluslararası düzeyde önemli futbolculardan oluşan güçlü bir Kadromuzla Dünya Kupası’na çok erken veda ettik. Yazık oldu. Ne diyelim, Nasrettin Hoca’nın dediği gibi ‘Bu da bize ders olsun’…

Önceki İçerikTürk Kültürü ve Futbol Tutkusu Los Angeles’ta Buluştu: TurkishVibeZonebyChobaniCoşkulu Atmosferiyle Başladı
Sonraki İçerikFikret Kadıoğlu’ndan Montella eleştirisi: Santrforsuz Oyun Neden Yanlış?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz