Antrenörlük yarım kalan hikayemdi

Ece Gürsel model, şarkıcı, tiyatrocu kimliklerinin yanına bir de antrenörlüğü ekledi. Lisanslı basketbolcu olan Gürsel, Açı Okulları Kız Basketbol Takımı’nı çalıştırmaya hazırlanıyor. İşte Ece Gürsel’in GazeteVatan’a verdiği röportaj:

Biz sizi model olarak tanıdık ama şimdi antrenör olacağınızı öğrendik. Nasıl gelişti bu süreç?

Üniversiteye kadar tüm eğitimimi basketbol bursuyla tamamladım. Antalya Koleji Kız Basketbol takımındaydım. Sonra Akdeniz Koleji’ne transfer oldum. Akabinde Akdeniz Üniversitesi İşletme’yi kazandıktan sonra bir yıl orada oynadım. A takımı oyuncusuydum uzun süre birinci ligde oynadım. Uzun ve sağlam bir basketbol kariyerim var. Ama sonrasında sakatlandım, çapraz bağlarım koptu basketbolu bıraktım ve modelliğe başladım. Fakat basketbolla ilgili bir şey yapmak hep aklımdaydı. 2015’te antrenörlük kurslarına başvurdum. Başvurduğum zaman babamı kaybettim. Bu nedenle kurslara gidemedim. Babam beni antrenör olarak görmek isterken onu kaybettim. Bu yüzden bu benim için yarım kalan bir hikayeydi.

Açı Okulları ile yolunuz nasıl kesişti?

Açı Okulları mezuniyetinde sahne aldım. Açı Koleji’nin sahibi sevgili İlhan Şahin bana böyle bir teklifte bulundu. “Öğrenciler seni çok sevdi. Türkiye şampiyonluğuna oynayan kız basketbol takımı var. Yardımcı antrenör olarak gelmek ister misin?” dedi. Hayalimin bu olduğunu ona söyledim ve kabul ettim.

 

Takıma nasıl bir etkiniz olacağını düşünüyorsunuz?

Basketbol bir erkek sporu olduğu için kadın basketbolcular da zaman içinde kendine bakmayı bırakıyor ve daha spora yönelik hayatını kurguluyorlar. Bunlara çok dikkat edeceğim. Yani bakımlarına, saçlarından tut, kullandıkları parfüme, kreme kadar özen göstermelerini sağlayacağım.

Yıllar içinde sizde neler değişti?

Yıllar benden bir şey eksiltmedi aksine hayata daha olgun bakıyorum. İlk yıllardaki gibi işinde fütursuzca davranan Ece yok. Artık aklı başında biri var karşınızda. Aklım beş karış havada davrandığım da oldu ama o zamanlar bu gerekiyordu. Kameralara oynamamız, gazetelerin ek dergilerine daha cüretkar pozlar vermemiz gerekiyordu. Bunların hepsini o dönemin şartları dahilinde yaptık. Çünkü bunlar bize iş olarak geri dönüyordu. Dikkat çekmezsen bu işin ekmeğini yiyemezsin. 2011’den beri dergilere poz vermiyorum, röportaj yapmıyorum. Buna rağmen en çok çalışan modellerden biriyim. Sadece sosyal medyayla kendi haberimi kendim yapar hale geldim. Özellikle medyada görünmeye gerek kalmıyor.

Şimdilerde hangi kimliğiniz sizin için ön planda?

Tiyatrocu kimliğim. Üç yıl önce tiyatroya, Tiyatro Oyuncuları Dünyası Okulundan eğitim alarak başladım. Bir gün Berke Gürcan “Tiyatro yapar mısın?” dedi. O kadar ezber yapamam dedim. Ama yine de bana iki text yolladılar. Okuma provalarına başladım ve ilk texti ezberleyen ben oldum. Çünkü bir şarkı sözü olarak düşündüm. Öyle olunca da sahne üzerinde çok rahat ettim. Oyunumuz ‘Hangisi Karısı?’ iki yıl üst üste yılın en iyi komedi oyunu seçildi. Bu sene üçüncü yıl inşallah bu yıl da kapalı gişe oynarız. 23 Eylül’de perdemizi açıyoruz. Ayrıca yeni oyunumuz “Bir Bu Eksikti” ay sonunda başlayacak.

Dizilerde sizi görecek miyiz?

Teklifler geliyor. Her türlü rolün altından kalkabilirim. Çünkü oyunculuğumu üç yıldır tiyatroda ispat ettim. Ekranda bir dramda rol almak istiyorum. Yuva yıkan fettan kadın rollerini oynamam. Aldığım oyunculuk eğitimine yakışacak daha sağlam roller istiyorum. Karakter oyunculuğu istediğimi söyleyebilirim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here