Süper Lig, çöp bidonu mu?

Geçtiğimiz hafta Alman tabloidi Bild am Sonntag’da yayımlanan makaleyi duymuşsunuzdur: Podolski, Grosskreutz ve Gomez gibi gözden çıkarılmış Alman oyuncuların Süper Lig’e gelişini “organik çöp bidonu” benzetmesiyle yorumlamışlar. Almanların çok okunan pazar gazetesine göre atılması gereken her şey, Türkiye’ye gidiyor. Kabul edelim ki, makaleyi tümden kabullenmek de, tümden reddetmek de imkansız. Ciddi bir haklılık payı da var, abartı payı da.

Öncelikle Süper Lig’in Avrupa transfer piyasasının en verimsiz turnuvalarından biri olduğunu kabul edelim: Şu anda UEFA ülkeler sıralamasında hemen hemen aynı puanla 11’inci ve 12’nci sırayı işgal eden Türkiye ve İsviçre arasındaki büyük fark can acıtıcı: 29,775 puanlı İsviçre, her UEFA puanı için (üst ligdeki kulüp başına) 724 euro harcarken, Süper Lig’e aynı puan 1938 euroya mâl oluyor. Aynı puan için Belçika’nın 819, Ukrayna’nın 823, Hollanda’nın 973 euro harcadığını, her birinin Süper Lig’den en az iki kat verimli olduğunu da not etmek gerek tabii. Zaten ülkede 1 milyar 40 milyon euroluk oyuncu bulunduran ve Avrupa’nın en pahalı altıncı turnuvası olan Süper Lig’in UEFA ülkeler sıralamasında 11’inci olmasını da açıklayan tablo bu.

Tam bir fiyasko
Kulüpler düzeyinde 11’inci olan Türkiye’nin milli takımlar sıralamasında Avrupa 30’uncusu olması da daha büyük bir fiyasko. Belçika Milli Takımı’nın birinci, Romanya’nın dördüncü, Galler’in beşinci, Avusturya’nın dokuzuncu, Slovakya’nın on birinci olduğu, klasik büyüklerin formsuz bir dönemi üstelik bu. Yani hem kulüpler düzeyindeki 11’incilik, hem de ulusal takımın 30’unculuğu gösteriyor ki Süper Lig’in milyar euroluk boyutu, ciddi biçimde yanıltıcı… Kesinlikle verimsiz.
Ancak, Üstat Çetin Altan tabiriyle de, enseyi karartacak bir noktada değiliz bence. Alman tabloidinin “çöp bidonu” tarifini de abartılı buluyorum hatta. Gerekçem de basit: Türk futbolu, bu sezon başında sırtından çok önemli bir kamburu, yabancı kısıtını attı. Bu sayede özellikle iyi yerlilere ödenen astronomik bonservisler ve maaşlar gerilemeye başladı. Tabii ki 3 ayda toparlanacak bir matematik değil bu, ama 2020’li yıllarda bir daha kolay kolay hiçbir yerli oyuncunun 3-4 milyon euro maaş artı maç başılara kolay kolay kontrat yapamayacağını düşünüyorum. Üstelik sınır konur konmaz gençlerimiz Batı Avrupa yolunu daha fazla aşındırmaya başladı, bugün Batuhan’ın Almanya’da, Sezer’in Fransa’da, Enes’in Belçika’da oluşu inanın bir başlangıç.
2-3 yıl içinde Belçika, Hollanda, Fransa, İtalya liglerinin her birinde 10’un üstünde oyuncumuz olacağına inanıyorum ben. Bu gençlerimizin gelişeceği, ulusal takıma büyük katkılar vereceği de şüphesiz. Yani 3-5 yıl sonra hem Süper Lig kulüpleri daha az maliyetle daha iyi takımlar kurmayı öğrenecekler. Hem de ulusal takım hocasının önünde 30 değil 60 oyunculuk bir havuz olacak seçebileceği…Bu da hem UEFA kulüpler sıralamasında, hem de FIFA katsayısı bazında yükseltecek Türkiye’yi…

Yaşları düşecek
Ligin bidon hüviyetinden kurtulması yolunda atılacak bir başka önemli adım da, yabancı futbolcuyla masaya daha güçlü oturan Türk spor yöneticileri olacak. Bu ülke, Rusya’dan-Ukrayna’dan iklim olarak avantajlı. Yunanistan’dan da ekonomi olarak. Amerika gibi Avrupalılar uyurken top oynanan, Katar gibi 50 dereceleri gören bir coğrafya değil. Bu bizim kapalı devre kulüp yöneticileri tarafından fark edildiğinde, transferde Süper Lig’in avantajları anlaşıldığında, alternatifleri Katar-Amerika olan değil, Fransa-İtalya-Hollanda olan oyuncularla meşgul olacak Türk yöneticiler. Zaten bu yıl ülkeye giren Van Persie’nin Arsenal’e, Podolski’nin Hamburg’a ya da Gomez’in Wolfsburg’a gitmesi hiç kimseyi şaşırtmayacakken burada olmaları, yabancı hedefler konusunda toparlanmanın işaretleri. Ben inanıyorum ki, 5-6 yıl içinde kulüp yönetimlerine dünyayı daha iyi bilen genç profesyoneller girdikçe, ülkeye sokulan yabancı yıldızların yaş ortalaması da düşecek.
Bidon muyuz? Şu an için bu soruya evet de hayır da demek mümkün değil. Ama şu 5-6 yılı iyi değerlendirirsek, bidonla aynı cümle içinde geçmeyebiliriz bir daha…

UĞUR MELEKE- MİLLİYET

Önceki İçerikAziz Üstel, Hamzaoğlu’na Karatay Diyeti önerdi!
Sonraki İçerikFenerbahçe, gruplara Molde yenilgisi ile başladı: 1-3… Ajax-Celtic 2-2 bitti…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz