Paylaş

Cumhuriyet gazetesi spor müdürü ve CHP Marmara Bölgesi Spor Komisyonu Başkanı Arif Kızılyalın, Süper Lig’de liderliğe yükselen Başakşehir FK’yı yazdı:

Şeker Ahmet Paşa Başakşehir’i resmetse!

Şeker Ahmet Paşa, son dönem Osmanlı’nın en önemli ressamıdır. Perspektif ustasıdır. Ne var ki ‘Ağaçlık’ isimli tablosu, sanat çevrelerince garipsenmiştir. Çünkü tuvalde resmedilen manzara, dışarıdan bakıldığında teknik açıdan kusurludur sanki.
Yıllar sonra sanat eleştirmeni John Berger konuyu çözer.. Şeker Ahmet Paşa, çağdaşlarının belki de henüz keşfedemediği bir teknikle ormanın içinden resmetmiştir manzarayı. Tuval, ağaçların dibindedir!
Tıpkı Latife Tekin’in ‘Sevgili Arsız Ölüm’ adlı romanındaki köy anlatımı gibidir Şeker Ahmet Paşa’nın tablosu; dışarıdan değil, içeriden gösterir olanı biteni!
Keşke Şeker Ahmet Paşa, günümüzde yaşayan bir ressam olsaydı da şu AKP’nin proje takımı BaşakşehirFK’nin Süper Lig’deki liderliğini resmetseydi…
Şimdi eminim kızıyor bazılarınız, ‘proje takımı’ dediğim için Başakşehir’e…
Evet, stadından transferine kadar bir ‘iktidar’ hatta Saray projesidir Başakşehir…
Nasıl mı?
Anımsayanlar vardır, bu takımın eski adını; İstanbul Büyükşehir Belediyespor diye anıldı yıllarca… Yani İstanbulluların takımıydı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın emanetiydi ‘Payitaht’a!
Ekmeğinden suyuna, maaşından, sigortasına kadar her şey İBB kesesinden verildi uzun süre. Hani şu yerel yönetimlerin vatandaşa harcanmak üzere yasayla belirlenen binde 12’lik spor payı var ya; işte onlar dahil her şey aktı da aktı yıllarca İBB Spor’a.
Sonra muhalefet (2014 seçimlerinde CHP), “Ey İstanbullu… Senin bastığınakbillerin küsuratı, arabanı bıraktığın İSPARK’ın kârı profesyonel bir takıma gidiyor” diye yaygarayı koparınca dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da onayıyla, 25 AKP’li ilçe belediyesinden biri olan Başakşehir’e devredildi bu ekip.
Niçin Başakşehir?
Çünkü AKP’nin kalesi bu şirin ilçe. Daha önemlisi, İstanbul’un şantiyesi; en yeni binalar orada, tüm müteahhit firmaların gözdesi bir coğrafya… Eh ‘bizim takım’ buraya kayınca yine mevcut yasada ‘spor alanı – yeşil alan’ diye geçen araziye harika bir stat konduruluvermesi çok da zor olmadı.
Hem de ne stat!.. Büyük düşünüp kapasiteyi yüksek tutsalar inanın Kıt’a Avrupası’nın en iyi 10 mekânı arasına girerdi.
Ne güzel değil mi? Doğup, büyüyüp gelişene kadar kuruş borcun yok, üstelik ‘anahtar teslim’ bir stat hediye ediliyor. İBB’nin iştirakleri dahil tüm havuz müteahhitleri reklam vermek için sırada, bir zahmet oynayın, başarılı olun deniyor futbolun saha içindeki paydaşlarına!
Maşallah,ekmek elden, su gölden! Adebayor diyorsun, ilk uçakla geliyor, G.Saray’ın alamadığı Clichy transfer ediliyor; F.Bahçe’nin çengel attığı İrfan, hatırlı abiler nedeniyle Başakşehir’i seçiyor! Direksiyonda da Türk futbolunun kalburüstü hocası Abdullah Avcı olunca gelsin ‘zirve…’ Tabii bir de hakem faktörü var. Bilmem dikkatinizi çekti mi? Pazar günkü liderlik maçında hakem Halis Özkahya, 4 dakika uzatma verdiği müsabakayı 90+3’te bitirdi Osmanlı atağa çıkarken. Neme lazım maç 1-1’e gelir, sonra al başına belayı diye mi düşündü bilinmez; en futbol cahiline bile sorsanız bu yıl Başakşehir’in nasıl kollandığına dair iki kelam eder size!..
O yüzden keşke Şeker Ahmet Paşa yaşasaydı da şu BaşakşehirFK’yi içeriden, stadın tam göbeğinden resmetseydi; biz de görseydik şu AKP Projesi’nin detaylarını…
Şimdi diyeceksiniz ki belediye tesis inşa ettirmiş, spora yatırım yapmışlar, hep muhalefette bu Cumhuriyet! O zaman ben de diyeceğim ki İstanbul’da 1600 kulüp var. O zaman hepsine birer stat yapalım ama Başakşehir’inkinden eksiği olmasın! Ne dersiniz yaparlar mı ikinci bir kulübe böyle ‘kıyak’…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here