Şenol Güneş 91-92’de Boluspor ile küme düştü. Bir ara Sakarya’da oldu, o sezon Sakarya da düştü. Ama sonra futbol yönetimi gelişti, seviye atladı, imkanlar da buldu ve bugünlere geldi. Tudor da aynı yolu yürüyebilir.
Ama bu yolun başı veya ortası değil, sonu Galatasaray olmalıydı!
Aykut Kocaman’a gelecek olursak…
Meseleyi şöyle okuyalım;

Galatasaray ile Beşiktaş’ın iç saha oyunu ve skorları benzeşiyor. Deplasmanda; GS rakip oyunu farketmeksizin kazanamıyor, BJK ise rakip 1. Bölge Oyunu oynuyorsa kazanamıyor.
Fenerbahçe için artık ikisi de farketmiyor çünkü Kocaman’ın olgunlaşan ‘1-0 sistemi’ tuzak üstüne kurulu..

Siz bekliyorsunuz ki, Fenerbahçe büyük takım, o oynasın, ben açığını bulunca gole gideyim… Ama Fenerbahçe bu ‘oyuna’ gelmiyor… Belki biz uzun süre anlayamadık (halen de sevmiyorum) ama Aykut Kocaman tam tersini bir ‘tuzak’ olarak inşaa etti. Sistem oturdu, sabrediyor vuruyor!

Bu sistemin en büyük sıkıntısı, sabır ve yetenek montajıydı. Sabrın acısını en çok Aykut Kocaman çekti. Saçları beyazladı, belki ömründen ömür verdi. Bunu yabancı hoca yapmaz. Daha az baskıda Tudor gibi o ülkeye bile haddini aşan konuşmalar yapanlar çıkar ama Kocaman hep sustu…

Yetenek kısmı için transfere gerek yoktu. Bir diziliş değişikliği (4-3-2-1’den 4-2-3-1’e) ve Giuliano farkının ortaya çıkması… Zincir reaksiyonu ile Soldado’nun yeteneğinin dönüşü… Bu ligde evinde herkes kazanıyor, şampiyonu deplasmanlar belirler. Fenerbahçe artık çok önde…

Fenerbahçe şampiyon olur… Bunu değiştirecek değil ama değiştirebilecek şeyler; ara transferde daha önde yaptığı hataları tekrar edip gerekli transferleri yapmaktan geri kalması ve-veya Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nden elenmesi durumunda lige geçen 2 yılki gibi iyi konsantre olmasıdır..
Başakşehir?
Çok zor… O da ayrı bir yazı konusu…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here