Mario Gomez’de gitme değil kalma maddesi var!

Beşiktaş’ın kara kutusu Semih Usta, Yetkin Etkin’e konuştu: “Mario Gomez de Demba Ba gibi bir projedir. Kontratında çıkış konusunda madde yok. Ama devam etme konusunda bir anlaşma var… Mario Gomez burada çok mutlu ve bu yüzden gol atıyor.”

Siyah-Beyazlı camiada 12 yıldır Futbol İdari Direktörü olarak çalışan ve geçtiğimiz ay görevinden ayrılan Semih Usta, Lig Radyo’daki ‘Ajans Futbol’ programında Yetkin Etkin’e özel açıklamalar yaptı. Usta, birçok konuda hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı:

– Demba Ba rekor fiyat ile satıldı. Bunu nasıl başardınız?

Demba daha alınırken bu para kazanılmıştı. ‘Nasıl?’ diyeceksiniz. Eğer piyasası olan bir oyuncuya para veriyorsanız, çekinmeyeceksiniz. 5 milyon, 6 milyon çok büyük para gibi gözüküyor ama futbol piyasasında bir futbolcuyu hafif değerini kaybettiğinde yakalarsanız, bunu fırsat çevirebilirsiniz. Ama o kumaşı olan oyuncuyu tercih etmek çok önemli.

BİZİM HEP ALTERNATİFİMİZ VARDIR

Şu an aynısını Mario Gomez’de de yaşıyoruz. Şu an Fiorentina gerçekten pişmanlık yaşıyordur. Ama bunu tespit etmek için bir çalışma gerekiyor. Düzgün sisteminiz varsa, transferde hiçbir zaman hata yapmazsınız. Hazırlığınız varsa transferde pazarlık gücünüzde çok fazla olur. Şunu bilirsiniz, ‘Ben bu parayı veremem’ deyip masadan kalkarsanız bir alternatifiniz hazırdır. Ama hazırlığınız yoksa orada istenen paraya mecbur kalırsınız. Çünkü camianın baskısı oluyor. Hazırlığı olmayan kulüpler, yanlış harcama yapar. Demba’da da bunu yaşadık. Kalitesi ve kumaşı bellidir. Bu planlama ile aldık zaten.

“KEŞKE GELMESEYDİM” DİYE OLMADI

– Mario Gomez’in sözleşmesinde ayrılma maddesi var mı?

Gomez’in transferini Yöneticimiz Erdal Torunoğulları bizzat yönetti. Çıkış konusunda bir madde yok. Devam etme konusunda bir anlaşma var. O da dönem geldiğinde değerlendirilecektir. Gomez’den bu kadar verim alınmasının nedeni ise burada çok mutlu olmasıdır. Biz bunu çok yaşadık. İlk başta gelirken kılı kırk yarıyorsunuz. Onların kafasındaki Türkiye, bambaşka bir Türkiye… Futbolcu gelirken, kendi rahatını düşünüyor. Bu tarz kaygılarla olumsuz olarak yaklaşıyor. Buraya geldikten sonra ise gitmek istemiyor. Buraya gelip, ‘Keşke gelmeseydim’ diyen olmadı.

QUARESMA SAHİPLENDİ

– Quaresma’nın gelişinde taraftarın etkisi oldu mu?

Quaresma’nın dönüşünde bir numaralı etken kendisidir. Quaresma, çok iyi yaşayan bir profesyoneldir. Kendisine çok iyi bakar. Hiçbir kötü alışkanlığı yoktur. Aynı zamanda oyununu geliştirdi, kişiliğini geliştirdi. Tabii taraftarın sevdiği bir karakter olması şu açıdan önemlidir. Biz isteriz ki, gelen her futbolcu kulübü benimsesin. Şu anda piyasada sadece para için Türkiye’yi tercih eden oyuncular var. Onları suçlayamazsınız. Şimdi kulübü benimseyen bir oyuncu da bunu yakalamışsam bunu değerlendiririm. Quaresma’da da bu oldu. Quaresma şu an takımı sahiplendi.

FENERBAHÇE VE GALATASARAY’DAN ÖNDEYİZ

“Beşiktaş’ın kadrosu her sezon üzerine koyarak kalitesini yükseltti. Karakterioturmuş Türk oyuncular ile Beşiktaş diğer takımların önüne geçmeye başladı.”

– Son hafta şampiyonluklar neden kaçtı?

Bence en önemli faktör kadro yapısıdır. ‘Feda’ dönemi ile bir gençleştirme operasyonu yapıldı. Şu anda meyvelerini topluyorsunuz. O zaman tecrübesiz olan kardeşlerimizin şu anda sahada duruşları bile değişti. Olgunlaşma dönemi yaşıyorlar. Rekabette olduğumuz F.Bahçe ve G.Saray’ın kadrolarına baktığınız zaman, Türk olan oyuncular ön plana çıkmış durumdaydılar. Türk oyuncular birçok yerde maçı nasıl tutacağını, saha içinde ne yapacağını, önde gittiğiniz maçlarda oyunu tutmayı, gerekiyorsa diğer arkadaşlarınızı itmeyi iyi biliyor. Biz genç oyunculara yer verdik. Onların yanına kaliteli yabancılar koymaya çalıştık. Beşiktaş’ın kadrosu her geçtiğimiz sene üzerine koyarak kalitesini yükseltti.

HOCA ÇOK TECRÜBELİ

Şimdi baktığınız zaman 3 sene önceki Oğuzhan ile şimdiki Oğuzhan bir değil. Gökhan’ı hiçbir takım almayacakken Beşiktaş’ın inanarak yaptığı bir hamle oldu. Olcay aynı şekilde, Ersan’ın tekrardan olgunlaşması… Bu karakteri oturmuş Türk oyuncular ile Beşiktaş diğer takımların önüne geçmeye başladı. Kadro önemli bir faktör… Tabii diğer bilişen ise tecrübeli teknik adam olayıdır. Sonuçta Şenol hoca, ligin büyük kulüplerinde ve Milli Takım’da çalışmış bir hoca.”

TEK SUÇLU GÖKHAN TÖRE Mİ?

“Silah olayında niyetimiz markayı korumaktı. Kendi oyuncumuzu bu olaylarda tek suçlu olarak görmedik. Siz onu suçladığınız sürece psikolojisine katkısı olmayacaktır. Biz destek verdik…”

– Gökhan Töre’nin yaşadığı sıkıntılı dönemde neler yaşadınız?

Burada öncelikli olan sizin niyetinizdir. Geçmişte bazı kulüplerde bunları gördük. Yöneticiler, bazı oyuncularına basın üzerinde mesajlar vermek isterler. Bu doğru bir yöntem değil. İşin doğrusu diyalog ile halledilendir. Töre’nin silah olayındaki niyetimiz kesinlikle markanın korunması oldu. Bizim için bütün Beşiktaşlı futbolcular, değerlidir. Hepsi çok önemlidir. Onların doğru bir koruma kalkanı altında tutulması için herkes gerekeni yapar. Biz bu süreci böyle yürüttük.

BU SÜRECİ ÇOK İYİ YÖNETTİK

Herkesin üstesinden geleceği bir şey değil. Konuyu iyi irdelemek gerekiyor. Her şeyin tek taraflı olarak genç bir oyuncunun üzerine yıkılması doğru değil. Siz onu suçlandığınız sürece psikolojisine hiçbir katkısı olmayacaktır. Pozitif bir geri dönüş alamazsınız. Bu tarz dönemlerde ona destek olmanız gerekir. Kaldı ki biz, kendi oyuncumuzu bu olaylarda tek suçlu olarak görmedik. Bir şanssız yaşadığını düşündük. Geçmişte de bunlar yaşandı. Hapis yatan oyuncular oldu. Biz bu süreci iyi yönettiğimizi düşünüyorum.”

MANUEL FERNANDES 6 AY ÖNCE GİTTİ

– Fernandes’in gidiş nedeni gece hayatı mıydı?

Fernandes çok yetenekli bir oyuncu. Genç yaşta iyi paralar kazanmış bir oyuncu. Tatmine ulaşmış bir oyuncu. Biz onu yine değerinin düştüğü zamanda 2 milyon euroya aldık. Çok düzgün yapılmış bir transferdi. Oyuncular, kulübe saygısını yitirince kendine oynamaya başlıyor. Biz Fernandes’de bunu gözlemedik. Fernandes, aylar öncesinden bir sonraki yapacağı transferi bitirmiş durumdaydı. Dolayısıyla biz ne kadar kendisini motive etmeye çalışsak da maalesef onu çok erken kaybettik. Bu da hem saha içine hem de saha dışına yansıdı.

DEMİRÖREN TECRÜBELİ ORMAN İDEALİST

– Yıldırım Demirören ile Fikret Orman arasındaki farklar neler?

Ben kulübe Serdar Bilgili yönetiminde başladım. Daha sonra Serdar Bilgili dönemindeki yöneticiler, başkan olarak görev yaptı. Hem Yıldırım Başkan hem de Fikret Başkan… Fark olarak baktığınız zaman Yıldırım Başkan, Türk futbolunda en tecrübeli isimlerden birisi konumunda. Şu anda da TFF Başkanlığı yapıyor. Fikret Başkan’ı ise idealist görüyorum. İnandığı ve bildiği doğrular arkasında, doğru kadrolara kurarak ve kimsenin ‘Bu iş tutmaz. Bu olmaz’ dediği yerde cesaretle işe girişmiş ve olmayacağı olabilire dönüştürmüş bir başkandır.

UEFA BİZE HAKSIZLIK YAPTI

– Finansal Fair Play konusunda sıkıntı var mı?

2012 yılında men edildik. O dönemden bu dönemi biraz daha olayı gevşettiler. O dönemde çok daha katı bir tutumları vardı. Bize hemen ceza kesildi. Haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Şimdi gördüler ki, bu katı şekilde devam ederlerse, mücadele edecek takım kalmayacak. Bu konuda Beşiktaş bir sıkıntı yaşamaz. Bununla ilgilenen doğrudan bir departman var. Harcama dengesini 100 bin euro dahi olsa, denge halinde tutuyorlar.

ÖNDER ÖZEN’E BURUN KIVIRIRDIM

– Önder Özen hamlesini nasıl yorumluyorsunuz?

Birçok sistemler gördük. O dönem Tamer Bey, ‘Bir Sportif Direktör atayacağız’ dedi. Hatta ben bir yabancı kulübü ziyarete gittim. Hamburg Kulübü’ne gittim. Sportif Direktörlük sistemi hakkında bilgiler aldım. O dönemde benim raporum şu şekilde oldu. ‘Sportif Direktörlük biz de olmaz… Sportif direktörlüğü yapacak bilgi birikimde bir isim yok. Ya bunu dışarıdan getireceğiz ya da hiç yapmayacağız’ dedim. ‘Hayır böyle birisi var. Önder hoca olacak’ dediler. Ben biraz burun kıvırdım. Yabancı isim gelmesi de sağlıklı olmazdı. Ama benim düşüncelerim Önder hoca tanıdıktan sonra yüzde 100 değişti. Esasında onunla birlikte inancım arttı. Orada iyi bir hamle yapıldı. Önce sportif direktör atandı. Daha sonra sportif direktör, hocayı seçti. Hocadan sonra sportif direktör getiremezsiniz.

OLİMPİYAT’TA 3 PUAN YAZAMADIK

– Olimpiyat Stadı şampiyonluğun kaçmasının nedenlerinden birisi midir?

Tabii ki de etkilemiştir. Rakibi baskı altına alacak ortam olmazsa sıkıntı oluyor. Yani büyükler arasındaki farklar ayrıntıda gizli. Kadrolar hemen hemen 100 milyon euroluk kadrolar… Hepsi çok değerli oyuncular. Hepsi çok değerli hocalara teslim edilmiş kadrolar. Şampiyonu belirleyen ise detaylar. Tabii ki seyirci faktörü çok önemli oluyor. F.Bahçe ve G.Saray Kulübü hocaları, şöyle 34 maçı önüne aldığında 17 iç saha maçına 3 puan yazabiliyor. Şimdi Beşiktaş’ta bunu yapamıyorsunuz. Vodafone Arena’ya çıktığınız zaman 17 maçın en az 15’ine 3 puan yazarsınız. O yüzden şampiyonluğa stadın katkısı çok var. Beşiktaş’ta bunu statsız bir şekilde başarırsa çok büyük iş yapar.

YALÇIN AYHAN’I BILIC İSTEMEDİ

– Yalçın Ayhan transferindeki süreç nasıl oldu?

Kişisel fikrimi söylemek istiyorum. Yalçın Ayhan hamlesi doğru bir hamleydi. Zamanlama yanlışlığı oldu. Çok hızlı hareket edildi. Tamamen teknik direktörün kafasında kadro oturmadan iş yapıldı. Transferlerde ortak bir noktada buluşmak gerekiyor. Orada biraz hızlı hareket edildi. Bilic elindeki stoperlere baktığı zaman kadroda İbrahim Toraman’da vardı. Oyuncuları elemeden oyuncu almanın sıkıntı olacağını düşündü. Yalçın da çok büyük erdem göstererek, bunu anlayışla karşıladı.

BILIC OYUNCULARA HALA SMS ATIYOR

– İngiltere’ye gittiniz ve Bilic ile görüştünüz. Bilic burada derbi kazanamadı ama İngiltere’de büyük maçları kazandı. Bunu ona sordunuz mu?

Bilic, Türkiye’yi çok yakında takip ediyor. Beşiktaş’ın galibiyetlerinin ardından oyunculara tebrik mesajları yolluyor. Burada gerçekten başarılı olmak istemiş ve emek vermiş bir insan… Buradaki derbileri tabii ki konuştuk. O şöyle bir değerlendirme yapıyor: ‘Ben bu işin dışına çıktığım zaman bakıyorum ve hiç derbi kazanamamışım. Kağıt üzerinde bu başarısızlık olarak gözükebilir ama bir de şöyle düşündüm. Maçlara tek tek bakıyorum. Hepsinde çok küçük detaylar var. İlk G.Saray maçında olaylar çıktı. F.Bahçe maçları var. Kadıköy’de 3 gol bulduk ama berabere kaldık. İçerideki maçlarda kırmızı kartlar gördük. Hep ufak hatalar ile derbileri kaybettik.’ Bunlara isyan ediyor. Burada kalsa mutlaka bir derbi kazanmak için çok savaşırdı. (akşam)

Önceki İçerikBeşiktaş, “kargalar-kartalları” tişört yapıyor!
Sonraki İçerikKuyt da Alex’i eleştirdi: Aziz Yıldırım hep dik durdu, Fener’i yüceltti!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz