Galatasaray‘ın iç sahadaki 41 maçlık yenilmezlik unvanı Başakşehir karşısında sona erdi. Bülent Tuncay maçı Karar için yorumladı:
Sessizliğin sesi

Galatasaray açısından Başakşehir- Brugge- Trabzonspor üçlüsünün ilk ayağıydı dünkü karşılaşma. Kaybetmemenin kazanmak kadar önemli olduğu haftaların maçıydı. Sahadaki performans da bunun ipuçlarını veriyordu. Galatasaray da Başakşehir de riske girmedi ilk yarı. Zaten ligin ilk yarılarda en az gol yiyen takımlarıydılar, Galatasaray 11 maçta 1, Başakşehir 3 gol yemişti hepi topu. Öyle de oldu, gol pozisyonu az, golü olmayan bir devre oynandı.

Fatih Terim hem bu sezonki düşük performanstan, hem de peşpeşe gelen sakatlıklardan kadroda revizyona gitmişti. Muslera’nın yerine genç Okan vardı kalede. İlk yarıda Crivelli’nin şutundaki çevikliği Muslera’yı aratmayan kalitedeydi, kaldı ki şutun sahibi takımının son 10 golünün 7’sine imza atan bir ustaydı.
Fatih Terim, Luyindama’nın şok sakatlığı sonrası savunmada üçlü sisteme döndü. Ahmet Çalık’ın sağında Donk, solunda Marcao oynadı. Lemina da savunma bloğunun hemen önünde yer aldı. Çift santrfor Babel- Adem’in arkasındaki dörtlü hat ise başta Ömer Bayram olmak üzere geçmiş maçlara göre daha diri bir görüntü verdi. Galatasaray savunmada rakibe boş alan bırakmayıp orta alanı kalabalık tutarak Başakşehir’e fazla pozisyon vermedi ancak ileride pozisyon üretme konusunda da sıkıntılar yaşadı. Bunda en büyük etken takımın yavaşlığı ve hızlı atağa çıkamamasıydı. İlk yarıda üst üste 2-3 bindirme yapan Emre Taşdemir şişince, Ömer Bayram’ın pas verme talebine şekli bile olsa karşılık vermedi, yerinden kıpırdamadı, kıpırdayamadı. Gencecik adam 20. dakikada nefes olarak bitti.
Bu futbolcu milleti bir alem. Çok para kazanıyorlar, haliyle lüksü de arıyorlar ama nasıl temin edeceklerini bilemiyorlar. Ben olsam İstanbul’un yol yordam bilen, hızlı taksicileri ile anlaşır ataklara onlarla çıkarım. Bu kadar da konforum olsun artık diye de düşünür rahatlarım. Ne yani, at mı futbolcular, koşup duracak; di mi ya!..
Şakası bir yana, futbol koşmadan oynanmıyor ve Galatasaray koşmuyor. Bu tempoyla da gol atamıyor, maç kazanamıyor. İki puanlı sistemde galibiyet sayısı kadar beraberlikle şampiyon olan kulüp var ama üç puanlı sistemde beraberliklerle şampiyon olunmaz.
Kaldı ki 90 dakikayı berabere bile tamamlayamıyor, oyunu tutamıyor. Başakşehir, İrfan Can’ın nefis ara pasında Galatasaray savunmasında bir açık bulup Guldbrandsen ile golü attı. Galatasaray’ın 0-0’a bile oynayamamasından daha kötü olan geriye düştüğü maçı çevirecek enerjiden ve beceriden yoksun olmasıydı.
Kayıp sezona dönmeye başlayan süreç için tribünlerde bir yol tarifi vardı, pankartta “Bazen işler iyi gitmeyebilir o zaman umutlar altyapıdan yetişir”.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here