Bulgaristan Ligi’nde son döneme damgasını vuran bir takım var: Ludogorets Razgrad. Kuzey Bulgaristan’dan, Türklerin çoğunlukta olduğu bölgeden gelen bu takım 11 yıldır şampiyon. 4. Lig (Köy ligi) 3. Lig, 2. Lig şampiyonluklarının ardından tam 8 yıl üst üste Bulgaristan 1.Ligi şampiyonu oldu. Balkan futbolu uzmanı Süleyman Ulusoy, Deliorman‘dan esen bu fırtınayı futbolmedya.com için kaleme aldı:

Eveeet sevgili dostlar… Balkan futbolu sohbetimizi bıraktığımız yerden devam edelim. Geçen haftaki yazımda Bulgaristan futbolunun son 60-70 senelik geçmişinden, eski başarılarından, 90’lı yıllardan sonra yaşanan siyasi ve iktisadi değişimlikler ışığında yaşanan reformlardan ve yeni akımlardan bahsettik. Yeni çağın gerçekleri doğrultusunda eski kulüpler yeniliklere uyum sağlamakta gecikmiş, UEFA VE BFF nezdinde cezalı durumlara düşmüş ve profesyonel liglerden men edilmiş, borç bataklığına saplanmıştı, bu süreçleri anlatmıştık. Yalnız yenilikçi ve kreatif düşünen, endüstriyel bir vizyon ile yola çıkmış yeni kulüpler, bölgesel olmaktan çıkmış ve ulusal hatta uluslar arası üne kavuşmuş, futbolun yeni futbol akıncıları olabilmişti. Bunun en somut örneği de FK Ludogorets 1945 takımıdır.

Razgrad şehri Kuzeydoğu Bulgaristan’ın, Deliorman bölgesinin merkezi konumundadır. Eski ismiyle Hezergrad, Osmanlı’nın Rumeli Beylerbeyliği’nin en önemli ticari, askeri ve siyasi merkezlerden biridir. Osmanlı İmparatorluğu‘nun yetiştirdiği en önemli devlet adamlarından biri olan Mithat Paşa‘nın, Tuna Vilayeti valiliği yaptığı bölgede Rusçuk, Varna, Silistre ve Şumlu dörtgeninin tam ortasındadır. Adından da anlaşıldığı gibi uçsuz bucaksız Tuna ovasının sarı saçlı buğday tarlaları ve zümrüt yeşil ormanları ile kaplı bir doğa cennetidir bölge. Tabii bizim gibi Evladı-Fatihan olarak kabul ettiğimiz çok yoğun bir Türk nüfusu halen bölgede yaşamaktadır.

Kulübün kuruluşu 1945 olarak yazılmış olsa da aslında organize futbolun 1910 yılından itibaren oynandığı bilinmektedir. Forma rengini Deliorman’ın yeşilinden almış olan bu takım, çok uzun yıllar Bulgaristan’ın 2. Ligi’nde ya düşmemek için mücadele etmiş ya da ortalarda gezinmiştir. 90’lı yıllardan sonra ekonomi ve siyasi zorluklarla karşı karşıya kalınmış, finans darlığına düşmüş ve neticede bölgesel köy ligine (4. Lig) kadar savrulmuştur. Tam da burada umudun tükendiği yerde, “Artık buralardan çıkmak yok” diye kara bağlar bağlanmışken, hatta ”Son Mohikanlar” olarak bilinen çok küçük bir futbol amigosu grubu “Biz bu rezilliğe son verelim ve stadyumun çimini saban ile sürelim” dedikleri anda bir yeni umut ışığı doğdu “Deliorman Kartalları”na. Razgrad şehrinde bulunan en eski farmakoloji fabrikalarını özelleştirmeden alan çok ciddi bir holdingin sahipleri Kiril ve Georgi Domusçiyski kardeşler buna vesile oldu. Birkaç amigo kendilerine gidip deplasman parası, otobüs için yakıt veya hakem ücretlerine yardım talep ederler kardeşlerden. Kendileri de futbol tutkunu kardeşler rıza gösterir ve azar azar destek verirler kulübe. Takım o sene köy liginden 3. amatör kümeye yükselir. Stadyum bakımsız kalmış, suyu kesilmiş ve sahada inekler otlamaktadır. Her taraf bakımsızdır.

Kardeşler çok titiz, aşırı disiplinli, başarıya açtır ve futbolu da çok sevmektedirler. Hatta bir dönem de CSKA Sofya takımının yönetiminde bulunmuş olan büyük kardeş Kiril, fikirler verir o dönemin yöneticilerine ama kabul ettiremezler. Ve karar verirler. Kulübü satın alırlar. Ve orada Anka kuşunun dirilişi diyeceğim ama yanlış olur diye düzeltiyorum; Kartal’ın uçuşu başlar.

Stadyum tadilatı başlar, oyuncular alınır, yeni formalar, yeni otobüs takip eder bunları. Hemen o sene 3. Lig şampiyonu olurlar. Rumeli’de bir atasözü var ”İştah yemekle gelir” diye. Yeni transferler, yeni yatırımlar, yeni tadilatlar, profesyonelliğe dönüş anlamına gelen 2.Lig serüveni derken takım o yıl namağlup olarak 1.Lig’e çıkar. Ludogorets tarihinde ilk kez  1. Lige, yani Bulgaristan Süper Ligi’ne yükselmiştir. Hayaller gerçek olmuş, şehir ve bölge şarkılar ile sabahlamıştır.

Sonra ne mi oluyor dostlar… Tahmin ettiğiniz gibi, yine çılgın tadilatlar, yeni inşaatlar, tesisler, yatırımlar vs derken Dream Forever sloganları duvarlara yazılıyor.

2011-2012, 2012-2013, 2013-2014, 2014-2015, 2015-2016, 2016-2017, 2017-2018 ve en son 2018-2019 şampiyonu, ülkenin tartışmasız futbol lideri, bir sezondaki üç kupanın da sahibi Deliorman’ın simgesi Ludogorets  dünyada örneği az olan bir başarının sahibi. Köy liginden Bulgaristan futbolunun zirvesine kadar 11 yıldır kesintisiz şampiyon. Dile kolay.

Şimdi bugüne bir bakalım. Her sene hedef Şampiyonlar Ligi veya UEFA Ligi grupları. Avrupa’nın en kaliteli ve çılgın altyapı ve A takım tesislerinden birilerine sahipler. Son derece modern ve İngiliz tipi futbol stadyumu var. Milyon euroluk değerleri olan, yedi farklı ülkenin milli takım düzeyinde 16 oyuncusunu kadrolarından barındırıyorlar. Alt yapısında özel futbol okulu, tüm ülke taranarak getirilen 1200 yetenekli genci var. Zorunlu akademik eğitim başarı odaklı ve futbolcu adaylarına 3 dil öğretiliyor. Çarşı pazar dolaşırken 45 000 nüfuslu Razgrad il merkezinde A takımından alt yapı çocuklarına kadar özel kıyafetli, armalı ve bakımlı sporcuları görüyorsunuz.

Bu başarının sırrı ne diye sordu bir sevgili dostum, Bursaspor’un da eski yöneticisiydi kendisi. Rahmetli İbrahim Yazıcı’nın şampiyon olan yönetimindeydi. “Para mı, transfer mi, nedir işin sırrı?” Cevabı çok açık: Vizyon. Siz arkasını kendiniz doldurunuz dostlar… İster mali disiplin deyiniz, ister endüstriyel futbol, pragmatizim veya tutku…

Ama Mithat Paşa’nın reformist ruhu oralarda halen yaşamakta demek ki… Teselli olur mu bilemiyorum ama biliniz ki eğer Tuna ovasında, Deliorman semalarunda uçan bir kartal görürseniz şaşırmayınız! Her maç öncesi ritüeldir; kartal stadyumun üstünde büyük bir tur atar. Bu herkese hatırlatmadır aslında, Avrupa kartalları Lazio ve Benfica zaferlerini unutmayınız diye… Biraz da latife olsun benden, kartalın uzun ömrüne ve yüksek uçuşuna da göz kırpışlarıdır belki sevgili dostlarım…

Balkan futbolunu tanımaya devam edelim mi, ne dersiniz kıymetli dostlar? Bir sonraki yazıda da mucizelerin nasıl bulaşıcı olabileceğini göreceğiz. Sırada güneyin Arda Kırcali’is var!

Sağlıkla ve mutlulukla kalınız dostlar…

Önceki İçerikAltınyıldız Classics, A Milli Basketbol Takımını 2020 yılı sonuna kadar giydirmeye devam edecek.
Sonraki İçerikTRT Kurdi, canlı maç yayını sezonunu Vanspor- Bandırmaspor maçıyla açıyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz