Screenshot

Fatih Altaylı, UltrAslan Lideri Sebahattin Şirin hakkında bilinmeyenleri anlattı:

  • Sebahattin Şirin ismi bu köşenin okurları için bilinmedik bir isim değil.
  • Geçmiş yıllarda pek çok yazımın öznesiydi. Garip, karanlık ilişkilerini yazdığım için benden şikayetçi oldu, davalar açıldı.
  • Bu davalarda avukatlığını yapan kişi de ilginç biriydi. Sinan Ateş cinayetinin sanıkları arasında yer alan ve serbest bırakıldıktan sonra Zincirlikuyu’da bir suikast sonucu Daltonlar Çetesi’ne mensup kişilerce vurulup öldürülen Serdar Öktem, Sebahattin Şirin’in avukatlığını yapıyordu.
  • Ben o davalardan birinde 7 ay hapse mahkum oldum ve ilginçtir mahkeme heyeti bu gibi davalarda olağan olan cezayı paraya çevirmedi.
  • Şirin, 1991 yılında işlenen bir başka cinayetin sanıkları arasında yer almıştı ve zannederim bu nedenle Muzaffer olan adını Sebahattin olarak değiştirmişti.
  • Açıkçası bir Galatasaraylı olarak, böyle bir kişinin adının camiamla anılmasından rahatsız oluyordum.
  • Ki zaten kendisi aslında Galatasaraylı da değildi. Yıllar önce başka bir takımın tribün lideri iken, orada yaşadığı bir anlaşmazlık sonucu Galatasaray’a geçmişti.
  • Bu kişi ile son meselemiz, 2 yıl kadar önce gündeme getirdiğim Galatasaray’daki karaborsa bilet iddiası ile ilgili oldu.
  • Muhtemelen kulüp içerisinde birileri taraftar organizasyonu üzerinden karaborsa bilet satışı yapıyor ve büyük bir gelir elde ediliyordu.
  • Özellikle yurt dışı maçlarda bu konuda Ultraslan grubunun adı öne çıkıyordu.
  • Sebahattin Şirin, birkaç gün önce Adalet Bakanı’nı hedef alarak “Galatasaray’ın şampiyon olmasını engellemek üzere bir organizasyon yapıyorsunuz” demeye getirince gerçekten şaşırdım.
  • Hakkında pek çok farklı suçlama vardı ve büyük bir olasılıkla Şirin, çevresinde daralan çemberi hissetmiş ve taraftar gruplarını çevresinde kenetleyebilmek için böyle bir paylaşım yapmıştı.
  • “Futbol takımını koruduğum için içeri alınmış olayım” demişti. Meseleye tarafsız gözle bakan Galatasaraylıların da görüşü bu yöndeydi.
  • Haklı da çıktı, özellikle sosyal medyada böyle bir hava oluşturmayı başardı.
  • Evinden çıkan akıl almaz miktardaki paraların, cephaneliğin, çelik yeleklerin hiç önemi yokmuş gibi davranan bir grup “Sebo Reis” dedikleri bu adamı savunmaya geçti.
  • Ben ise bu durumdan oldukça umutluyum.
  • Belki bu sayede bu karaborsa meselesinin üzerine gidilecek, belki bu sayede bu karaborsa organizasyonunun kulüp içindeki uzantıları tespit edilecek, belki bu sayede bu karaborsa rezaletinin sadece Galatasaray’da değil, diğer kulüplerde de büyük bir yasa dışı kazanç kapısı olduğu ortaya çıkacak, belki bu sayede Türk futbolunda bir nebze de olsa bir temizlenme gerçekleşecek.
  • Bu tipleri takımın antrenmanına sokup elinde megafonla futbolculara diskur çektirenlerin kimler olduğu da ortaya çıkacak. Tabii belki.
  • Çünkü ne yazık ki, benden başka hiç ama hiç kimse temizliğe kendi kulübünden başlanması için gayret göstermiyor.
  • Herkes suçlamayı karşı tarafla sınırlı tutmayı yeğliyor.
  • Ne yazık ki bizim memlekette karaktersiz bir çoğunluk kulübünü vatanından daha çok seviyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz