Aziz Yıldırım’a yakınlığı ile bilinen üç gazeteciden biri olan Ercan Güven, Milliyet gazetesindeki yazısında ilginç bir mesaj aktardı. Güven, Aziz Yıldırım’la konuştuğunu belirterek medya üzerinden Ali Koç’a bir nevi ulaklık yaptı. İşte o yazı:

Aziz Yıldırım’dan Ali Koç’a mesaj

 

“Otobüs” magazindir!.. En az soyunma odasındaki “seccade” çıkan “halı” kadar absürttür..

Fenerbahçe Başkanı’nın Fenerbahçe’yi aşağılayan pankartların önünde gülücük dağıtması kadar alışılmadıktır.

Bedeli ağırdır… Sportif direktör maaşına otobüs muavini olmaz.

Kara mizahtır.

Güldürür, işe yaramaz.

“Bir otobüs aşkıydı bizimkisi; benim yolum ‘son durak’ seninkisi ‘müsait bir yer’ di” türünden cıvık zeminler yaratır.

Oysa Fenerbahçe’de durum vahim.

Üstelik, sorumluluğu sadece Pazar gecesini otobüste geçirenlerde değil, o sırada uçakta sisin dağılmasını bekleyenlerin de sırtında.

Yani; binmeyin o otobüse!

Hatalar bir yana… Fenerbahçe’nin haline Ali Koç kadar kahrolan kaç kişi vardır şu ülkede?..

O kadar çok ki…

“Süper” ligin “düşük oktanlı” takımları haline gelmelerine, artık “başaltı” güreşmelerine rağmen “dibe vurmuş Fenerbahçe sayesinde” hâlâ peşrev çekebilen Galatasaray ve Beşiktaş kulüpleri bile dahil buna.

Taraftar sayısını bilemem… Ancak şu yer kürede gündemi Fenerbahçe olan insan sayısı hiç bu kadar çok olmamıştı.

Rekor sadece küme düşerse kırılır.

Peki Fenerbahçe’yi bu bataktan kurtarmak için Ali Koç kadar kafa patlatan, çare arayan, özveride bulunan kaç kişi vardır?

O da çok!..

Belki şaşıracaksınız ama yirmi yılın ardından Fenerbahçe Genel Kurulu tarafından adeta “kovulan” Aziz Yıldırım ve yönetimi en başta!

Nasıl mı?

İnsani rövanş güdülerini Fenerbahçe aşkı ile dizginlemeyi başarıp en kışkırtıcı sorulara bile kulaklarını kapatarak, bir tek olumsuz cümle etmeden Fenerbahçe’nin bu badireyi atlatmasını bekleyerek.

Biliyorum, çünkü kışkırtmak için olmasa da dertleşmek için konuşanlardan biri de benim.

Temcit pilavına dönmüş bir dizi Ali Koç yönetimi yanlışını geçerek “nasıl kurtulur bu takım”a geldiğimde “deneyimden” aldığım yanıtı “mealen” sizinle paylaşayım:

“Başkan çevresine topladığı Fenerbahçe ve futboldan habersiz tüm insanlardan kurtulmalı, gurur meselesi yapmadan denenmiş ve başarılı olmuş kişileri geri çağırmalı. Bu kişisel bir olay değildir. Fenerbahçe’nin var oluş sorunudur. O başarsın herkes bizi unutsun. Zaten Başkan’ın yeni bir kumara yatıracak karizması, gücü, etkisi kalmadı.”

Yanlış mı?..

Ya da şöyle sorayım; başka çare var mı?

Başkan olduğundan beri her krizi Aziz Yıldırım devri, yardımcı hocalar, teknik direktör, futbolcular ile perdelemeye çalışan sayın Ali Koç’un bahanesi kalmadı… Küme düşme hattına konuşlanmadaki katkısını kabul etmesi gerekir her şeyden önce.

Ve hemen düzeltmeye girişmesi.

Fenerbahçe başkanlığı şikayet makamı değil.

Elbette köstek olacak birileri. Yeteneksizler çıkacak. Kötü niyetliler fazla mesai yapacak. Hiç biri olmasa, olayın özü rekabet… Ortada yarış ve rakipler var.

Üzerine bir de hata kaldırmaz.

Zaten geç kalındı, daha geciktirmeden doğru kararlar vermekten başka çaresi yoktur sayın Koç’un.

Zaman, yetişmeniz için durağın ilerisinde dörtlülerini yakıp bekleyen otobüs şoförü kadar vicdanlı değildir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here