‘Futbol yalnızca erkeklere bırakılmayacak kadar güzel bir oyun’

Futbolun ilk yıllarında kale yüksekliğinin 5 metre olduğunu, her golden sonra takımların sahalarını değiştirdiğini biliyor muydunuz? ‘Futbol yalnızca erkeklere bırakılmayacak kadar güzel bir oyun’ diyen Doç. Dr. Lale Orta, Independent Türkçe’ye konuştu…

 

Futbol tartışmasız Türkiye’nin en çok sevilen oyunu. Taraftarın tutkuyla bağlı olduğu futbol sahada oynanıp biten bir oyun değil. 90 dakika süren maçların ardından günlerce bitmeyen tartışmalar da Türkiye futbolunun karakteristik özelliklerinden birisi.

Neden bu kadar tartışıyoruz, futbolun kuralları bu kadar karışık mı?

Dünyanın en çok ilgi gören sporlarının başında gelen futbol, oynanmaya başladığı günden bu yana çok büyük bir evrim geçirdi. Futbolcu sağlığı için, daha hızlı ve daha göze hoş gelen bir oyun için yeni kurallar konuldu, birçok kural değişti. Değişen bu kuralları, futbolu Doç. Dr. Lale Orta’ya sorduk.

ezber-bozan-futbol-gonullusu-lale-orta-9967129.jpg

 

İlk penaltı vuruşu ne zaman yapıldı?

Oyun kurallarındaki değişikliklerin futbolu daha çekici hale getirdiğini söyleyen Orta’ya göre, futbolun bu kadar ilgi odağı olmasının nedeni kurallarının kolay, yorumlanabilir ve tartışılabilir olması.

Oyunun kurallarının toplumsal, ekonomik, kültürel, bilimsel, finansal ve teknolojik değişimlerden etkilendiğini ve buna bağlı olarak sürekli geliştirildiğini aktaran Orta, futbolun ilk yıllarını böyle anlattı:

 1863 yılında oluşturulan oyun kurallarına göre; topun ilerisinde olan tüm oyuncular ofsayt olarak değerlendiriliyordu. 1866 yılında bu kural “kale ve top arasında 3 rakip oyuncu varsa oyuncular ofsayt sayılmaz” olarak değiştirildi.

Aynı yıl kalelerin yüksekliği de yeniden düzenlendi. Buna göre; yaklaşık 5 metre olan kale yükseklikleri 1.80 metreye indirildi. Bilindiği gibi şimdi bu yükseklik 2.44 metredir.

1869 yılında kale atışı kuralı kondu. 1870’de hava toplarının elle tutulması kuralı kaldırıldı. 1871 yılında ilk kez kalecilerden bahsedilmiş ve topu elle tutma hakkı sadece kalecilere verildi.

1872’de topun ölçüleri değiştirildi ve korner kuralı kabul edildi. 1875 yılında, kalelerin devreler itibariyle değiştirilmesi kuralı konuldu. 1878 yılında bir hakem ilk kez düdük kullandı. 1881 yılında hakem kurallarda yazılı olarak yer aldı.

1883’te taç atışları el ile atılmaya başlandı. 1884 yılında karşılaşmalarda hakemlerin kayıtsız şartsız tek yetkili olmaları kararı alındı. 1891’de penaltı vuruşu getirildi ve kale ağlarından bahsedi. 1896 yılında futbol oyun kuralları ilk kez yayınlandı.  1930 yılında, 14 maddeden oluşan oyun kuralları 17’ye çıkarıldı.

Sonraki yıllarda da gol sayısını arttırmayı, oyunu daha çekici kılmayı amaçlayan değişiklikler yapıldığını aktaran Orta, “Futbol basit olduğu için güzeldir” klişesine katılmadığını anlattı:

Futbol aslında çok zor bir spordur. Bir futbolcu yetişmek için yıllarını verir. İyi bir hakem olmak için yıllar gerekir. Başarılı bir teknik insan olmak için uzun yıllara ihtiyaç vardır. Futbol basit olsaydı, futbolun tüm unsurlarını oluşturanlar niçin bu kadar zaman harcamak zorunda kalsınlar ki…

Futbol anlaşılabilir olduğu için güzeldir… Futbolu seyretmek zevki olduğu için güzeldir… Futbol yaşamın ta kendisi olduğu için güzeldir… Futbol heyecanlı olduğu için güzeldir… Kısacası; Futbol, futbol olduğu için güzeldir… Burada basit olmaktan kast edilen oyun kuralları ise bu da büyük yanılgı. Oyun kuralları bu kadar basit olsaydı, uygulamada bu kadar hata yapılır mıydı?

Hakemlerin yüzde 40’ı farklı yorumladı

156 yıldır sürekli üzerinde düşünülerek değiştirilen futbol kurallarının uygulamasındaki farklıkların futbolu tartışılır kılan ve gündemde tutan en önemli özelliklerin başında geldiğini söyleyen Orta, ofsayt kuralını örnek verdi:

Kuralı okuduğunuz zaman “basit” olduğunu düşünebilirsiniz. Ama uygulamaya baktığınızda, öyle pozisyonlarla karşılaşırsınız ki tartışılması kaçınılmaz olur. Kurallar tek dilde yazılsa da uygulayanların futbol konusundaki bilgileri, birikimleri, eğitimleri, algıları, zihniyetleri ve yorumlamaları farklı olduğundan kararları da farklı olmaktadır. Ben bunu yaptığım araştırmada da gördüm. Aynı pozisyonu izlettiğim 360 hakemin %60’ı ortak karar verirken %40’ı farklı şekilde yorumladı.

Teknolojik destek zorunlu oldu

‘Futbol hatalar oyunudur’ klişesine de katılmayan Doç. Dr. Lale Orta, şunları söyledi:

Milyon dolarların döndüğü endüstriyel futbolun hatalarıyla daha güzel olduğu sonucuna varmak mümkün değildir. Bu nedenle, teknolojinin futbolun içine girmesine izin verilmiştir.

Oyun kurallarının sık değiştirilmesi ile birlikte uygulamada hakem hatalarının artması, küreselleşme ile birlikte de endüstrileşen futboldaki kaybedilen ekonomik maliyetlerin çok yüksek olması, futbolun daha şeffaf ve güvenilir bir hale getirilme isteğini ve hakemlere bu zorlu görevlerinde teknolojik desteği sağlama gereğini ortaya çıkarmıştır.

VAR futbolun dinamizmine zarar vermeden kullanılmalı

Futbol dünyasının 1 Eylül 2016 tarihinde oynan Fransa ile İtalya hazırlık maçıyla tanıştığı Video Yardımcı Hakem (VAR) sistemini de değerlendiren Orta, teknolojiden yararlanılmadığı sürece, hataların önüne geçilemeyeceğini aktardı. Orta’nın VAR sistemini de futbolun dinamizmine zarar vermeden kullanmak gerektiği uyarısını da yaptı.

Türkiye’nin erkenden yeterli hazırlığı olmadan VAR sistemine geçtiğini savunan Orta, gelecekte VAR’ın yetkilerinin artırılacağını öngördüğünü de aktardı.

indir (2).jpg

‘Çok gururlandım’

İstanbul’da oynan ve kadın hakem Stephane Frappart’ın yönettiği Liverpool-Chelsea Süper Kupa finalini  UEFA Başkanı Aleksander Čeferin’in davetlisi olarak locadan izleyen Doç.Dr.Lale duygularını şöyle anlattı:

Çok heyecanlandım ve çok gururlandım. Hakemlerin bu maçtaki çok başarılı yönetimleri tüm dünyada cinsiyet bağlamında bir algı kırılması yarattı ve bu kırılma artarak devam edecektir. Türkiye’de de kadın hakemlerimizi en üst düzey maçlarda görmek istiyorum.

Erkek hakem-kadın hakem ayrımının doğru olmadığını, değerlendirmenin başarı odaklı yapılması gerektiğini söyleyen Orta, araştırmaların fiziksel performansı iyi olan bir kadın hakemin her zorluktaki maçta başarılı olacağını ortaya koyduğunu belirtti.

indir.jpg

Kadın futbolcular bin 500 lira kazanıyor

Kadın futbolunun erkeklerin gölgesinde kaldığını anlatan Orta, eşitsizliğin başta ücretler olmak üzere, oynadıkları sahadan, yaptıkları seyahatlere, sponsordan antrenmanlara kadar her yerde yaşandığını dile getirdi. Birçok kadın futbol kulübünün ücretsiz futbol okulları açtığını belirten Orta, Türkiye’deki durumu ise şöyle anlattı:

Futbol yalnızca erkeklere bırakılmayacak kadar güzel, zevkli, keyifli ve değerli bir spor. Maalesef Beşiktaş dışında, kadın futbol şubesi olan profesyonel bir kulüp yok. Bu anlamda da gençlerin ne kadar profesyonel bir eğitim aldığını tartışabiliriz.

Türkiye’de futbol kulüplerinin 12 yaşa kadar cinsiyet ayırımı yapmaksızın futbol eğitimi vermesi gerekiyor. Her profesyonel futbol kulübleri de her yaş grubunda kız çocukları için takımlar kurmalı, futbol eğitimi vermeli ve üniversitelerde de kadın futbolu desteklenmelidir.

Kadın ve erkek futbolcuların ücretleri arasında da büyük bir uçurum var. Türkiye’de kadın futbolunda en yüksek ücreti yabancı futbolcular alıyor. Onlar da en fazla 1000-1200 dolar arasında para kazanıyorlar. Türk futbolcular ise, 1500-5000 TL arasında maaş alıyorlar.

Birçok ilkte onun imzası var

Lale Orta,Türkiye’nin ilk kadın futbol takımı olan Dostlukspor’la yeşil sahalara adım attı. İlk kadın futbolcularımızdan olan Orta, Türkiye Futbol Federasyonu’nun açmış olduğu antrenörlük kurslarını başarı ile tamamlayarak Türkiye’nin ilk kadın futbol antrenörü oldu.

Bu başarısı o zamana kadar kadın öğrenci almayan spor akademilerindeki futbol bölümlerinin kapılarını kadınlara açtı. Futbol alt yapılarından, kadın milli takım antrenörlüğüne kadar çeşitli görevlerde bulundu.

1986 yılında futbol hakemliği yapmaya başladı. 20 yıllık hakemlik hayatına da birçok başarı sığdırdı. Türkiye Süper Ligi’nde görev yapan ilk kadın hakem oldu. Türkiye’nin FİFA kokartlı ilk kadın hakemi oldu. 150’si Avrupa’da olmak üzere 1500 maçta görev aldı.

lale orta hakem foto.jpg

 

Aralarında her kıtadan bir kişiye verilen “IOC Kadın ve Spor Ödülü”nün de bulunduğu birçok ödüle layık görüldü. Yeşil sahalara 2005 yılında yönettiği UEFA Şampiyonlar Ligi Kadınlar Final müsabakasıyla veda etti. O final maçı o güne dek, bir Türk hakemin yönettiği en üst düzey karşılaşma olarak da futbol tarihimize geçti.

Yeşil sahalara veda eden Orta, daha sonra üniversiteye döndü. Bilgi ve deneyimlerini gençlerle paylaşacağı akademik kariyerine başladı. Spor yönetimi üzerine yüksek lisans ve doktora yaptı, doçent oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun ilk kadın Merkez Hakem Kurulu üyesi, Türkiye’nin ilk kadın UEFA gözlemcisi ve delegesi de olan Orta, Okan Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nde Dekan Yardımcılığı ve Spor Yöneticiliği Bölüm Başkanlığı görevlerini sürdürüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here