Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç, şampiyonluk yarışına havlu atan Galatasaray’ın teknik direktörü Hıncal Uluç’a 1 yıl ara vermesini önerdi:

Taca çıkan Fatih Terim!..

Taçtan gol yemeyeceksin” demiş Fatih Terim, asıl taca çıkanın kendisi olduğunu itiraf edercesine..
Öyle taca çıkmış ki futboldan..
Ne doğru dürüst takım çalıştırıyor, ne doğru dürüst, fiziksel, moral futbolcu hazırlayabiliyor, ne de önünde oynanan maçı okuyabiliyor, bir zamanlar Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı hocaları arasında adı geçen Fatih Terim.
Eğer senin takımın beş senedir taç atmayı bilmiyorsa, tacı atmak için eline alan her futbolcun, tüm takım arkadaşlarını, yanlarında bir rakiple, elleri bellerinde beklerken görüp yüzündeki şaşkın “Kime atayım ulan” ifadesi ile bakıyorsa.
…Ve sen Fatih Hocam, beş senedir, bu köşede beş yüz defa “Takımına taç atmayı öğret” yazılarını görmedi, duymadıysan, resmen taca çıkmışsın demektir.
Galatasaray taçtan kaç gol yedi bilir misin?. Kendi sahasında, kendi attığı taçtan hem de.. Attığı 100 tacın 80’inde topu rakibe kaptırırsan, hele takım hücum için yerleşmiş, yani ileriye çıkmışken, kendi sahandan tacı, kontratak pası gibi rakibe verirsen, gol yemez misin?. Yedin de.. Haberin yok..
Bunları kaç kez yazdım. Ne beni okudun Hocam, ne de kendi gözlerinle maçı okuyabildin!.
En son “Liverpool’un taç antrenörü var” diye yazdım ki, tacın önemini anlayasın.
Ama hiçbir şeyi anlayacak halin kalmamış Hocam.. Öyle kalmamış ki..
Hani “Taçtan gol yenmez” diye, 4-1’lik utanç skorunu yaratmakla itham ettiğin “Taçtan gol yeme” olayını dahi okuyamadın..
O taç, hazırlanmış ve çalışılmış bir taçtı, Hocam anlayamadın mı?.
Taçtan ofsayt olmaz” kuralı üzerine hazırlanmış bir taktiğin çalışmasını yapmıştı Alanya.. Maça dikkatli baksan, izlesen.. İzlediğini okusan, sen de benim gibi anında anlardın “Çalışılmış gol” olduğunu..
Alanya beki tacı atmak için topu kafasının üzerine kaldırdığında, Efecan ileri 18’in avutla birleştiği köşeye fırladı, ofsayt korkusu olmadan. Alacak ve anında gol ortasını yapacak.. Ayni anda, golü atacak Cisse de hamle yaptı. Taç.. Orta.. Kafa..
Bu kadar, ama bu kadar basit oldu Alanya’nın golü. Taç, asist, gol!.
Sayende hocam.. Senin sayende, Galatasaray, tacı geç, penaltı dışında duran toptan gol atamıyor. Çünkü ne şutör bıraktın takımda, ne de, duran top oyun çalışması yaptırdın. Ama taçtan, iyi bir hocanın iyi hazırladığı ve çalıştırdığı taçtan saniyede gol yiyorsun ve farkına bile varamıyorsun, olup bitenin.
Bak Hocam..
Ben köy çocuğuyum. Mürekkep kadar toprakyalamışlığım da vardır.
Çiftçi en verimli tarlasını ara sıra nadasa bırakır ki, toprak dinlensin. Üzerindeki bitkileri yetiştirirken kaptırdığı “Yaratma gücü“nü yeniden toparlasın..
Adı “Nadas“tır, bir sene, hatta toprak çok yıpranmışsa iki sene dinlendirmenin..
Senin de nadasa ihtiyacın var Hocam..
Çekil o Bodrum’daki dünyada benzersiz sahiline. Çek elini, ayağını futboldan..
Başta sevgili Fulya, seni özleyen ailenle, dostlarınla, futbolsuz bir sene geçir.. Yaşamın tadını çıkar, sorunsuz, tasasız.
O zaman, o nadastan sonra, yenilenmiş, yepyeni, o eski, o bildiğimiz, o özlediğimiz Fatih Terim olarak dönersin Hocam..
Dönersin.. Adımın Hıncal olduğunu bildiğim gibi biliyorum ki dö-ner-sin!.
İnat etme.. Israr etme.. Kendini bitirirken, bu ülkenin gururu “Fatih Terim Efsanesi“ni de bitirme!..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here