Beşiktaş Kulübü Başkan Adayı Hürser Tekinoktay, Radyospor’da Spor Kazanı programında Özgür Sancar’ın sorularını yanıtladı. Tekinoktay, “3 taraf da tüketen taraf. Biz ise üreten tarafız. Seçimi kazanacağımıza inanıyoruz. Biz birinci, Serdal Adalı da ikinci olur” diye konuştu. İşte Hürser Tekinoktay’ın çarpıcı açıklamaları:

Hürser Tekinoktay: “3 rakibim de tüketen taraf, biz üreten”

Bana göre seçimde ittifak olması lazım. Güzel bir seçim olması için karşı tarafın koalisyon oluşturması lazım. Bugün gelinen borcun muhasebesinin yapılması gereken felsefesinin 3 temsilcisi var. Biz farklı bir düşüncenin temsilcisiyiz. 3 taraf da tüketen taraf. Biz ise üreten tarafız.

Hürser Tekinoktay’dan İsmail Ünal eleştirisi: “Onun dönemindeki projeler hep aleyhimize oldu”

İsmail Ünal’ın döneminde Fulya’daki tüm projelerin aleyhimize olduğunu hatırlıyoruz. 2000’de Süleyman Seba döneminden sonra borçsuzluk vardı. Fulya projesi hediyeydi. Borç o dönemde başladı. Seba kulübü bıraktığında 6 milyon dolar bir borç vardı. 21 futbolcu da bizim özvarlığımızdı. Borç Seba döneminde başladı.

“Aradıkları para Aras Özbiliz’de”

Ahmet Nur Çebi, son 7 yılın içinde olan İkinci Başkandı. Usule ve tüzüğe aykırı borçlanmalar oldu. Tüzüğe aykırı bir borç.. Beşiktaş’ın 6,5 milyar temlik bedeliyle yapılandırma oldu. Her yıl borcun büyüdüğü, faiz batağındayız. Pazartesi Beşiktaş’ın ödemeleri var. Para yok dediler. Aras Özbiliz’i aldık örneğin. Hem Adalı hem de Torunoğulları-Çebi dönemindeydi. Aras Özbiliz 7 dakika oynamadı. 50 milyon lazım diyorlar. İşte bir tane futbolcuda… Futbol işletme modeli için iyi bir örnektir. O dönemde Fikret Orman vardır. Serdal Adalı da oradaydı. Aras’ın parasını arıyorlar. Aranan para işte orada.

“Bizim derdimiz Beşiktaş, koltuk değil”

Sayın Başkan Fikret Orman’ın kasayı boş bırakması mümkün değil. Beşiktaş’ın temlik bedeli 1.6 milyardan 6 küsüre çıktı. Bunun vebali; her kongrede ibra eden genel kurulda. Neticede sayın Adalı da var, Çebeli de var. Adalı, hem Orman hem de Demirören döneminde vardı. Futbol A.Ş’yi iki aday sorumlu oldukları borçları kapatsınlar. Her biri 10 yıl başkanlık yapsın. Demirören’den bugüne kadar gelen dönemdeki yöneticiler borçlardan sorumludurlar. Görev yapmak istiyorlarsa borcu kapatsınlar. Bizim derdimiz koltuk ya da Beşiktaş değil. Derdimiz Beşiktaş.

“Biz birinci, Serdal Adalı ikinci olur”

Geçen sefer kongreye katılanların yüzde 37’sini aldık. Tek başımıza girdik. Orman’a alternatif olarak. Seçimi elbette kazanabileceğimizi düşünüyorum. 6500 kişi kadar katılan olursa biz birinci oluruz. Serdal Adalı da ikinci olur. Bizim de bir çalışma planımız var. Sandıkta bu kadar kişi olursa biz birinci oluruz diye düşünüyorum. Fikret Orman, Serdal Adalı’nın başkan olmasını istiyor.

“Eski dostlar bizi unutmaz”

İlk sandıklardan bize daha fazla oy çıkacağını düşünüyoruz. Bizler de eski dostlarız. Orman, gencecik bir delikanlı olarak camiaya girmişti. Keşke daha iyi bir şekilde bitseydi onun dönemi. Eski dostlarımız bizi unutmaz.

“İttifak teklifi bir tek İsmail Ünal’dan gelmedi”

Genel Kurul’un verdiği kararı uygulayacak bir irade lazım. 2012’den 2019’a kadar yönetim kurulu üyeleri de inisiyatif kullanmıyor. Seçimle ilgili 2000 kişinin parasını kim ödüyorsa iradenin başı da odur. Bize ittifak teklifi yakın çevrelerinden geldi. Bir tek İsmail Ünal’dan gelmedi.

“Rakiplerimiz öze dönüş modelini benimsemiş olsa ittifak olabilirdi”

Rakiplerimiz öze dönüş modelini benimsemiş olsa ittifak olabilirdi. Ama tam bir karşıt görüş var. Biz Beşiktaş’a İnönü ruhunu aşılamak istiyoruz. O ruha geri dönmek istiyoruz. Bunlarda mutabık olursak biz koalisyon kurarız. Beşiktaş’ın Kapalı’ya geri döneceğini kimse söylemiyor. Kapalı’ya geri dönsünler ve 2000’den önceki üretim ruhunu canlandırsınlar. Camiadaki nifak tohumlarını ve küfürlerini silsinler. Biz pusuculuğu, montajcılığı bu camiaya yakıştıramıyoruz. Eğer bu dediklerimi yapabilirlerse buyursunlar koalisyon kuralım.

Hürser Tekinoktay’dan Orman ve diğer 3 adaya açık oturum teklifi

4 başkan adayı ve eski başkan Fikret Orman hep beraber bir açık oturum yapalım. O zaman daha iyi bir malzeme çıkabilir. Abdullah Avcı ise Beşiktaş’ta sözleşmeli hocamız. Kötü bir çalışma ortamı buldu. Daha ilk haftalarda görev bırakan bir başkan ve yönetimini buldu. Avcı’nın göreve devam etmek isteyeceğini biliyoruz. Avcı bir teknik adamdır. Beşiktaş’a entegre olursa var olan kontratı neden feshedelim? Kurumlarda devamlılık esastır.

 


 

Hürser Tekinoktay Bein Sports’ta hem bombaladı hem kurtuluş reçetesini açıkladı

 

“Beşiktaş kulübünü son 7 yıl, 8 yıl ve 4 yıl olarak geriye sardığınız zaman yani 2000’den 2019’a kadar bir çöküş devrine girdi Beşiktaş. Finansal ve sportif açıdan. Eski Beşiktaş çizgisinden çok uzaklaştı. Ve mutlaka yanlış bir sistem üzerine kurulmuştu. Sistemin çöktüğü noktaya gelindi. Tecrübelerimiz ve spor geçmişimizle birlikte Beşiktaş’ın bize ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz için bu işlere geçen yıldan beri girmek zorunda kaldık. Geçen yıl da sistemin çöktüğünü ifade ettik. Bu şekilde bir yapının sportif ve özellikle finansal olarak sürdürülebilir olmadığını söyledik. Beşiktaş bizi çağırdı ve biz de geldik.

Kongre üyeleri neden size oy vermeli?

Başkan adaylarımız önceki iki başkanın ikinci başkanlarıydı. Şimdi başkan adayı oldular. Pazartesi günü 30 milyon 50 milyon paraya ihtiyaç var diyerek seçim politikası yapıyorlar. Zaten bu bile yeterli. Pazartesi günü 70, 100 milyon liraya ihtiyacı, kulüp mahvoldu diye bir durum çıkartıyorsanız işte o yüzden bize oy vermeleri lazım. Sistem çökmüş durumda ve adaylardan birisi diyor ki biz bir liramızı geri almayacağız. Sorun sizin vermeniz değil, Beşiktaş’ın vermesi. Siz 3.5 milyar borç yaptınız, 30 yıllık yayın gelirlerini teminat vererek bir bankadan para aldınız. 7 + 8 15 yılın mimarı olan iki başkan adayımızın hala işte pazartesi kapıya kamyon dayanacak diye senaryo anlatıyorsanız bugün ikinizin de seçime girmemesi ve istifa etmesi gerekir. İki kere iki dört bu sistem çökmüştür. Tamamen tüketim ekonomisine dayalı sıfır üretimle, zaten futbolla alakalı geçmişleri yok, futbolun üretimini bilmedikleri için oraya bir şey diyemeyiz. kulübümüzün bir futbol işletme modeli ile para kazanması lazım.

Maalesef iş adamları geliyorlar Süleyman abi’den sonraki dönemde sadece başkanlar demiyorum, yönetim kurulu üyeleri de içeri girdikleri zaman bütün iş adamlarının şirketlerinde zenginleşme oluyor. Madem iş hayatında bu kadar başarılısınız o zaman Beşiktaş’ı da iyi yönetin. Bu nereden kaynaklanıyor biliyor musunuz? Kendi işleri gibi görmüyorlar Beşiktaş’ı. İnsanlar kendi işlerini bile bile zarara uğratacak bir politikayı güderler mi? Mümkün değil.

1 lirayı geri almayacağız diyorlar o zaman Futbol A.Ş.’yi satın alsınlar. Bu hale ikisi getirdiler. Sayın Çebi sayın Adalı ile koalisyon kursun Futbol A.Ş.’nin tüm borçlarını kapatsınlar biz de onlara 10 yıl 15 yıl başkanlık yetkisi verelim.

Konu parayı geri almamak değil. 1 lira para vermeye muhtaç etmeyeceksiniz Beşiktaş’ı. Süleyman Seba bıraktığı zaman bir lira borcu yoktu. Sadece toplam ticaretin içinde 6 milyon dolar eksi bakiyesi vardı. Bir yılda bizim Esenler’den alıp çamur sahada iki top maliyetiyle yetiştirdiğimiz Nihat Kahveci’yle o borcu ödedi Beşiktaş. Futbolcuların bonservisi Beşiktaş’taydı. Borsaya açılıp emanet para alınmamıştı, Yusuf Tunaoğlu Ayazağa’daki tesisler bizim kullanımımızdaydı, Çilekli bizdeydi, Fulya projesi bütün transfer bütçemizi yönetecek kadar para girdisi sağlayacak projeydi. Hepsi heba oldu. Borsaya açıldık, yüzde 51’i Beşiktaş’ın olması lazım. Yüzde 5 daha piyasaya açılıp orayı da geri dönülmez bir yola soktular. Futbol A.Ş.’yi batırdılar, parayı ödesinler 10 yıl birisi 10 yıl diğeri başkanlık yapsın.

Bizim amacımız Beşiktaş. Yeniden futbol yapılanması sağlayacağız, üretim ekonomisini ortaya çıkaracağız. Aynı Porto gibi, Benfica gibi zor bir şey değil. 10 milyonluk Portekiz’in takımları sürekli Şampiyonlar Ligi’nin ilk 16’sında. Biz olamaz mıyız? Bizim hedefimiz o.

Futbol işletme modelini para kazanma üzerine kurarken sürekli de yarışıp şampiyon olmanız lazım. Gol attığınız zaman para geliyor. Efendim 2 sene bekleyelim gol atmasak da olur, olmaz! Her yıl 16’da kalacaksınız, 30 milyona 40 milyona futbolcular satacaksınız, sürekli futbol işletmenizden artı bakiye yapacaksınız. Bu çok basit bir şey. Bunu yapmak için işi bilmek lazım.

Problem sadece Beşiktaş değil, Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor da aynı problemi yaşıyor.

Eğitim çok önemli. Spor Fakültesi kuracağız diyoruz. Türkiye’de ilk kez açılacak branşlarla eski ve aktif sporcularımızı yetiştirip eğitim seferberliği yapacağız. Nitelikli, liyakat sahibi bir kültür yaymamız lazım. Bunun semeresini bugün alamayız ama 25 sene sonra Beşiktaş dünyanın en önemli 8 takımı arasına yerleşir.

Neden beni seçecekler? 5268 şeklinde slogan haline dönen bir üye yapısı var. 5268 usulsüz üye var. Bunun içinde sahte de var, bakın hepsi sahte demiyorum. Belirli insanların oy pazarlığı yapmak gerçek Beşiktaşlıların paralarını yatırdığı da var, sahte üyelerin paralarını yatırdığı da var. Veya kendi fabrikasında çalışan 200 kişiyi üye yapan, hemşehrilerini üye yapan üyelerin parasının bir kişi tarafından ödendiği bir yapı var. Bunun bozulması lazım. Biz 5268 kişiyi atalım demiyoruz. Biz aksine 100 bin kişi olalım diyoruz. Herkes kendi parasını kendisi ödesin. 1 kişi 2000 kişinin parasını ödüyor. Bir başka kişi 1000 kişinin parasını ödüyor. Son gelen aday 600 kişinin parasını ödüyor. Bu tüzüğe aykırı. Ben Beşiktaş kulübünün divan üyesiyim. Biz girdikten sonra orayı devlete de açarız. Toplu aidatları ödeyenler gözükür. Başkan adayları da olsa gerekli cezaları verdiririz ve orayı ıslah ederiz.

Bizim 4B projemizde 100 bin taraftarımızı kongre üyesi yaptığımız zaman, kulübün gerçek sahibi de onlar. Çocuklar orada kombine bilet almışlar yaz kış takımı destekliyorlar.

Bakıyorsunuz tribün boş. Diyorlar ki Pazartesi para lazım. E para tribünlerde, yarısı boş.

Geçmişe dönük bazı hukuki haklar var. Fulya projesinden başlayan , 100 milyon dolar kaybı var. Bu sürece hemen başlanır. Ama kısa vadeyi soruyorsanız tribünlerin şu anda yüzde 50’si boş. Hemen yapacağımız ilk iş tribünlerdeki mevcut kombine alanları upgrade edeceğiz. 1350 lira veren kombine kart sahiplerimiz bir üst kategoriye bedava çıkacaklar. 2 bin verenler bir üste. Boş localar var. Bunlar tekrar pazarlanacak. Kombinesi olanlara bir sonraki yıl aynı fiyattan alma fırsatı sunacağız. Boşalan yerleri de yüzde 30 indirimle seyirciyi içeri sokacağız. Pazartesi ödenecek 50 milyon lira tribünlerde çürüyor. Tribünleri ihya ettikten sonra hemen tüzük tadiline gideceğiz. 4B Büyük Beşiktaş Kongre Üyeliği projemizi sunacağız. Beşiktaş’ın bundan başka çıkışı yok. İlk etapta 100 bin sonra 200 bin olmamız lazım. Bunların aidatı bile yılda 20 milyon eurolara gelir. Ayrıca biz bir yıl içinde yeni Nihat Kahveci’ler çıkartırız. Mesela Cengiz Ünder’i marifet Altınordu almadan önce alıp bir yıl şampiyonlar liginde oynatıp 30 milyona satmak. Kendi futbol işletme modelimizle küçük bir vadede para basacak hale getiririz.

Abdullah Avcı konusu çok konuşuluyor. Öncelikle etik olarak görevi başındaki bir antrenörün göreviyle ilgili kaygı ve güvensizlik yaratacak hiçbir kelimeyi hiçbir başkan adayının kullanmaması gerekiyor. Daha önce kasım ayında Şenol Hocanın performansı çok kötü giderken bu soru yine çok sorulmuştu. Biz de dedik ki iyi teknik direktör yoktur iyi başkan vardır. Biz gelirsek Şenol hocayı Alex Ferguson yaparız. Ona en iyi çalışma imkanlarını sunarız dedik. Aynı şey Abdullah Avcı için de geçerli. Çalışma ortamında çok zorluklar yaratılmıştır. eski bir antrenör olarak görüyorum. Tabi ki adaptasyonda sıkıntı olursa Beşiktaş hem Türkiye’de kendi öz kaynaklarından çok değerli hocalarını kullanmak için seferber olur, gerekirse de daha önce olduğu gibi dünyanın sayılı antrenörlerini Beşiktaş’ın başına getiririz.

4 aday var bir koalisyon oluşturulabilir doğrusunun bu olması lazım. ama burada yanlış olan konu şu; Karşımızdaki üç aday bugün 30 yıllık yayın gelirlerinin temlik edilmesine neden olan felsefenin temsilcileri. Biz ise 19 yıldan önceki üretim ekonomisi, özkaynak düzeninin temsilcileriyiz. Birimiz üretim, diğer üç aday tüketim temsilcisi.

Aynı zamanda şu var; Biz bir Fulya davası açtık biliyorsunuz. Mevcut aday İsmail Ünal Fulya buharlaştığı zaman, yüzde 67’ye 33’lerimiz kaybolduğu zaman belediye başkanıydı. Yıldırım Demirören zamanında ibra etmeyerek Fulya davasını açtığımız, 100 milyon dolar kaybettiğimiz dönemin ikinci başkanı da şimdinin başkan adayı. Ahmet Nur Çebi, biz Fulya Davasını mahkemede kazandıktan sonra Yargıtay’a başvuran, temziye götüren aday. Yargıtay’da kazandık o da yetmedi karar düzeltmeye gittiler. O günkü koşullar nasıldı sonra nasıl gelişti bilmiyorum. Kendi söylemişti 95 milyon dolar zarar var diye. Bu konuya itiraz etmesi, ben olsam o gün istifa ederdim.

Ben karşı tarafla nasıl birleşeyim? Nasıl koalisyon kurayım? Mümkün değil. Bunlar hayal mahsulüdür.

Bugün ne yazık ki seçim politikaları içinde bulunan bir parti mensubu yanlışlıkla benim telefonuma mesaj atmış başkalarına atacakken. Bunu da İsmail almış diye. Ya sevgili arkadaşım benim İsmail Ünal’la 5 yıl davalarım sürdü. Ortaköy’deki futbol sahasını imara açtılar diye. Bunu eleştirdiğimiz için mahkemelik olduk. Birisi futbol sahasını imara açan, beton yığınını oraya koyan bir adayla benim 5 yıl mahkemem sürdü. İkisini de kazandım sonunda. Ben nasıl İsmail bey ile birleşeyim sevgili kardeşim?

Hiç kimseyle koalisyon yapmamız mümkün değil. Biz bambaşka bir ekolün temsilcisiyiz diğer taraf da üçlü bambaşka bir ekolün temsilcisi. Ya biz ya onlar karar seçmenin olacak.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here