Paylaş

Hürriyet gazetesi yazarı Kenan Başaran, geçtiğimiz aya damgasını vuran “ODTÜ’lü- Boğaziçili” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı ama bu kez farklı sorular yöneltti. Başaran yazısında birbirleri hakkında olumsuz ifadelerde bulunan Şenol Güneş ve İlhan Mansız’ı da otobiyografi yazmaya davet etti:

Peki ODTÜ’lü ve Boğaziçili hoca görecek miyiz?

Futbol artık Oxford’lu ve Cambridge’liler yazacak” diyen İngiliz yazar Jonathan Wilson’ın pasını alan Ertuğrul Özkök, sordu: “Peki biz de ODTÜ’lü ve Boğaziçili spor yazarı görecek miyiz?”

Wilson’ın en ünlü kitabı Inverting The Pyramid, yani Piramidi Ters Çevirmek’tir.
Aslında Özkök de Wilson’ın sözlerini ters çevirdi. Wilson, “İngiliz ligi, Premier Lig olarak yeniden yapılandı ve kalite arttı. Bu taraftar profilini de değiştirdi. Sonuçta daha iyi yazar talebi oluştu” diyor.
Oysa bizim ne ligimiz ne de tribünümüz Premier Lig kalitesinde. Taraftarlarımız, ‘pre-Premier Lig’ dönemindeki İngilizler gibi, hâlâ sahaya bıçak-çakmak atıyor ve hakem de bıçağı dünya aleme gösterdikten sonra maça devam ediyor!

BU KADAR APTAL OLABİLİRLER Mİ
Herkesten daha zeki oldukları öngörülen(!) ODTÜ’lü ve Boğaziçililer, zamanlarını böyle bir lige harcayacak kadar aptal olabilir mi?

Wilson, kitabında futbol taktiklerinin tarihini anlatırken onlarca futbol adamının biyografisinden yararlanır. Asıl tartışmamız gereken nokta budur.
Bizim futbol adamlarımızın dobra dobra yazılmış 3 tane biyografi kitabı yoktur…

Futbolumuza damga vuran futbolcu ve hocaların başarılarının veya başarısızlıklarının arka planında neler olup bittiğini bilmiyoruz. Ancak dost sohbetlerinde ‘yazılmamak kaydıyla’ anlatılanlarla yetiniyoruz.

Geçen haftalarda İlhan Mansız, kahramanı olduğu 2002 Dünya Kupası’nda başlarında kim olursa olsun, 3. olabileceklerini söyledi. Serhat Akın da bana verdiği röportajda Mansız’ın kendisini oynatmayan Güneş’e tepki için kampı terk etmeye yeltendiğini söylemişti.

Güneş, daha bu hafta bile 2002’ye dair sözler sarf etti. Oysa bir biyografi yazmış olsaydı, dönüp dönüp 2002’de kendisine cephe alanlara cevap vermek zorunda kalmazdı.

Evet, keşke Mansız veya Güneş, bir biyografi yazsaydı da Uzakdoğu’daki destanımızın ‘Yang’ ve ‘Ying’ini öğrenebilseydik. Böylece o tarihi başarıyı daha iyi sindirip, geleceğe daha doğru yaklaşabilirdik…

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here