• Hukukun yeni şartlarla ilgili hazırlığı yok. Konsensus için bir ‘Hukuk Bilim Kurulu’nun oluşturulması gerekiyor

 

  • Sporcularla olan mevcut sözleşmeler askıya alınmalı, yeni şartlara göre sözleşmeler yapılanmalıdır

 

  • Sporcuların sağlıksız, işgüvenliği olmayan sahalara çıkmama hakkı var. Maçlara çıkmayabilirler

 

  • Kombine bilet sahiplerinin para iadesi talep etme hakkı olamaz

 

 

Sporcular, teknik direktörler maçlara çıkma konusunda gönülsüz. TFF ise seyircisiz maç oynanması konusunda kararlı. Peki sporcular ‘sahaya çıkmıyoruz’ deme hakları var mı? Kulüpler hukuksal olarak kendilerini nasıl koruyabilirler? Kombine bilet alan taraftarların iade isteme hakları var mı?

Koronavirüsün sporda yol açacağı hukuksal sorunlara, Futbolmedya‘ya konuşan Av. Taner Sevim açıklık getirdi. Sevim Hukuk Bürosu’nun kurucusu Taner Sevim, Çin’in 3 aylık bir periyodun ardından koronavirüsle mücadelede büyük mesafe katettiğini hatırlatarak, “Dünya böyle küresel bir salgınla ilk kez yüzleşiyor. Bu krizin ticari ve hukuksal sonuçları da olacaktır. Spor da bu alanlardan biri. Krizi aşmak için öncelikle bir konsensus sağlanması gerekir. Konsensusu yönetecek de bir bilim kurulunun, hukuk bilim kurulunun oluşturulması çözüm yolundaki en önemli adımdır. Nasıl bir tıp bilim kurulu varsa hukuki durumların da nasıl olacağı, nasıl davranılacağı konusunda bir hukuk kurulunun oluşturulması gerekiyor” dedi.

SÖZLEŞMELER OLAĞANÜSTÜ ŞARTLAR DİKKATE ALINARAK YENİLENMELİ

Sporda yaşanan ertelemelerin organizasyon takvimlerinde kaymalara yol açacağını belirten Av. Taner Sevim şunları söyledi:

“Spor dünyası inanılmaz büyüklükte bir hacime ulaştı. Organizasyonların iptali ya da ertelenmesi büyük mali sonuçlar da doğuracaktır. Türk hukukuna ve Kıta Avrupa’sı hukukuna baktığımızda taraflara bir takım haklar tanıyor. İlk önerilen bu sözleşmelerin uyarlanması ilkesidir yani yeni duruma uyarlamadır. Konsensus çok önemlidir. Kulüplerin olmaması halinde sporcular çalışacak işyeri bulamayacaktır, işverenleri olmayacaktır. Sporcuların sözleşmelerindeki paraları alma konusunda ısrarcı olmalarını pek akılcı bir tutum olarak görmüyorum.  Bu sözleşmelerin mevcut duruma uyarlanması en doğru çözümlerden biri olacaktır. Eğer bu yönde bir konsensus oluşmazsa hukuki yönden sorunlar ortaya çıkabilir. Kulüpler sözleşme fesihleri sonrası ödeme yapamayacak duruma gelebilir. Bu açıdan sporcular, kulüpler ve yayıncı kuruluşlar arasında uzlaşma önemli. Eğer bu yönde bir konsensus sağlanamazsa kulüpler para kazanamayacağı için oyuncu alamayacak, oyuncu alamadığı için seyirci tribüne gelmeyecek, seyirci gelmeyince bütün spor aktiviteleri sonlanmış olacak. Bu sürecin iyi yönetilmesi lazım. Gerek Türkiye’de gerekse uluslar arası organizasyonlarda uluslar arası konfederasyonlar, federasyonlar bilim kurulları oluşturmalı, bir uygulama prosedürü belirlemeli, tavsiye kararlarını belirlemeli ve bunları derhal yürürlüğe sokmalıdır. Aksi taktirde yıllarca sürecek davalar ortaya çıkacak, kimsenin kazanamayacağı bir döneme girilebilir. Herkesin olağanüstü halden geçtiğimizi unutmaması lazım. En doğru karar oyuncuların sözleşmelerinin askıya alınması ve yeni sözleşmelerin yapılmasıdır. Kulüpler olmazsa sporcuların çalışacakları alanlar da olmaz.”

SPORCULAR MAÇLARA ÇIKMAYI REDDEDEBİLİR

TFF’nin lige ara vermemesine yönelik sporcuların verdiği tepkinin haklı olduğunu belirten Sevim, oyuncuların maça çıkmayı reddedebileceğini söyledi:

“Sporcuyu bir işçi gibi düşünebiliriz. Sözleşme ile bağlılıkları var. Kulüpleri de işveren olarak düşünürsek işverenin de sağlıklı, işgüvenliği olan bir ortamı hazırlamakla mükellef. Seyircisiz de olsa birçok insanın olduğu bir ortam riskli görülebilir. Bana göre oyuncuların maça çıkmama hakkı vardır çünkü işgüvenliği alınmamış bir ortamda çalışmama hakkı vardır. Son derece riskli bir hastalık ve insanları bu riski almaya zorlayamazsınız. Bu tür bir durumda, Trabzonsporlu Obi Mikel örneğindeki gibi karşılıklı olarak sözleşme feshine gidilebilir.”

 

Seyirci haklarına da değinen Taner Sevim, kombine bilet sahiplerinin para iadesi almalarının söz konusu olmayacağını belirtti:

“Bir eser ya da bir hizmet taahhüdü olsa bunun karşılığında bir şey alınır fakat futbol müsabakaları öyle bir şey değil. Bir sezon için aldığınız ve ucu açık bir sistem. O sezon kombine aldığınız takım Avrupa kupalarından erken elenebilir, Türkiye Kupası’nda oynanacak iç saha maçlarını sayısı kesin değildir. Saha kapama cezaları gelebilir ya da takımınız ligden çıkarılabilir. Şu kadar maç oynanacak garantisi ile satılamaz. Ancak kulüpler bu olağanüstü şartları dikkate alarak bu sezon için kombine alan ancak stattan maç izleyemeyen taraftarlarına jestler yapabilir, sezon açılışında bir hazırlık maçı gibi ya da gelecek sezona yönelik indirimler gibi.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here