Spor basınının sivri kalemi Engin Biçer, sezona damgasını vuran Zorlu görülmesi hakkında ilginç bir yazı yazdı. Biçer, görüşmenin Erman Toroğlu’na kim tarafından aktarıldığını da isim vererek ortaya koydu:

ERMAN TOROĞLU’NA ZORLU GÖRÜŞMESİNİ KİM SIZDIRDI?

Şimdi… Bundan yaklaşık 1 sene öncesine gidelim. Göksel Gümüşdağ, Ali Koç ve Fikret Orman aralarında “koro” yapmışlar; birlikte ağlıyorlar!
Göksel Gümüşdağ’ın ağlamasına hak verilebilir. Çünkü adam şampiyonluğu kıl payı kaçırdı. Ama Ali Koç’lu Fener, 34 haftalık maratonun 32’sinde kümede kalma savaşı vermiş. Fikret Orman ise kendisine sürekli “Fikret söyle, paralar nerde” diye hesap soran taraftarıyla boğuşmakta!
Haliyle bu hengamede “en kötü olasılık” gerçek olmuş, 17 takım tarafından yanlızlaştırılmaya çalışılan Galatasaray 22. şampiyonluğa ulaşmıştı.
Türk futbolunda bu gerçek hiç değişmemiştir; ne zaman ki Galatasaray şahlanır, birileri “Galatasaray durdurulmalı” işareti verir. O işaret bir kez daha verilmeliydi!
*
Tam da bu sırada TFF’nin başına Fenerbahçeli Nihat abi “atanır!” Şeklen bir seçim var ama… Seçilecek adamı “bunu seçin” diye zaten tepelerden kulaklara üflemişlerdir.
*
Fenerbahçe’deki uzun yöneticilik yıllarından dolayı Nihat Özdemir spor yönetmeye uzak değildir… Ama TFF’de koltuğa daha yeni oturduğu için “çömez” sayılırdı. Bahse gireriz Nihat Özdemir daha Riva’nın iç koridorlarını öğrenemeden bu 3’lünün koro halinde ağlamalarına denk geldi.
Açıkçası Nihat abinin derdi büyüktü. Dakka 1; bombayı kucağında bulmuştu!
Peki ne yapmak lazımdı?
Seçtiği konuşma cümlelerinden de anlaşılacağı üzre; eyyamcıdır Nihat Özdemir; o nedenle her ağza bir parmak bal çalmalıdır!
O ağlayan ağızlara ilk çalınan bal; -Ali-Fikret ve Göksel öyle istiyor diye- 3 hakemin kellesi almaktı.
Sebep?
İkisi “Galatasaray’ın şampiyonluğuna” neden olmuş!
Sanki onların lehine hiç hakem hatası olmamış gibi bu 3 başkan koca sezonu tek pozisyona indirgeyince olan 3 hakemin ekmek parasına oldu! (Ekmek parasıyla oynamak tehlikelidir; oynayanın da yanına kar kalmaz!)
*
Nitekim lig başlıyordu… Son şampiyon Galatasaray Benega isimli bir Arjantinli uğruna elindeki kapı gibi Brezilyalıdan (Fernando) olmuştu. Aslında Fatih Terim’de “kompleks” buydu; devrin başkanı Dursun Özbek’in devrin menajeri Cenk Ergün’le birlikte kurduğu pahalı maaşlı kadrodan kurtulmak; zaman içinde “kendi kadrosunu” oluşturmak hiç geçmeyen bir rüyaydı. Oysa Fatih Terim’e futbolcu seçimi yaptırmayacaksın; tecrübeyle sabittir ki Galatasaray’da Fatih Terim telkinleriyle kurulan hiçbir takım tutmamıştır! Fatih Terim’le mutlu-mesut çalışmak istiyorsanız (futboldan değil ama, futbolcudan) ondan daha iyi anlamalısınız. Bu tanıma en uyan Galatasaray başkanı Faruk Süren’dir!
*
Önce kapı gibi Fernando’yu kaybeden Galatasaray (hep de küme düşen takımlardan) Seri, Okan Koçuk ve Ryan Babel gibi isimleri aldı. Çoğu kiralık tabi! Bir de bonservissiz olduğundan! Hedef (güya) Şampiyonlar Ligi’ydi ama; seçilen oyuncuların hep diplerden seçilmesi o günlerde kimseye saçma gelmiyordu. Bunlara bir de aylarını kulübede geçirmiş N’zonzi gibi bir tank da eklenince Galatasaray’ın işi ne Şampiyonlar Liginde ne de “annesinin liginde” olmuyordu!
Galatasaray (arzu edildiği gibi) daha ilk devreden şampiyonluktan kopmuştu!
Bunda kötü bi şey yok; çünkü Göksel Gümüşdağ, Ali Koç ve Fikret Orman zaten daha sezon başlarken “GALATASARAY ŞAMPİYON YAPILMAYACAK” şartıyla lige başlamadı mı?
Peki Galatasaray?
Etrafındaki büyük geçinenler “fırıldak üstüne fırıldak çevirirken” Galatasaray sessiz mi kalacaktı?
Geçen sene 17’sine “alayınıza gider” diyen Galatasaray gene aynı meydan okumayı yapmayacak mıydı?
Benim bildiğim Galatasaray; (hele ki TFF’ye -şikesiyle meşhur Aziz Yıldırım yönetiminin sağ kolundan- TFF başkanı ürettikleri sene) kendisinin devre dışı bırakılmasına sessiz kalmayacaktı.
*
Aslında ilk zamanlarda Ali Koç adına “gazla-mazla” iyi gidiyor gibiydi; ama nereye kadar?
Çünkü 18 yaşındaki bir kaleciyle, sağbeki, solbeki ve stoperi her tarafı ÇAKMA ve DEVŞİRME adamlarla kaç hafta gidersiniz?
*
Kendinizi Nihat Özdemir’in yerine koyun…
Galatasaray’a şampiyonluğun adeta YASAKLANDIĞI bir sezonda, Fenerbahçeliliğiniz arşa çıkmışken, kör gözüm parmağına der gibi “Ali Koç Fenerbahçe’sini” şampiyon yapar mıydınız?
Nihat abi devletle işi çok olan… Aslında onca iş arasında “ticaretini yürütmek için” spor yöneticisi olan biri!
Aslında plan daha en başından belliydi.
Galatasaray olmayacak; e Fenerbahçe de olmayacak!
Hele bi olsun; görün bak Galatasaraylılar nasıl taş üstünde taş bırakmayacak!
*
Bu sezonun bence en büyük gazetecilik başarısı Erman Toroğlu’nun Fotomaç ve Sabah’ta yazdığı ZORLU GÖRÜŞMESİ’ydi!
Ali Koç (Beşiktaş maçının hakemlerini değiştirmek için) Nihat Özdemir’le baş başa görüşmüş, bu görüşme TFF’de herkesin gözü önünde olacağına Nihat Özdemir’in Zorlu Center’daki işyerinde yapılmıştı. Görüşmeye bir de MHK başkanı Zekeriya Alp katılınca iş daha da dallanıp budaklandı. (Oysa herkes 9 sene önceden biliyordu; o kadarlık işler için Metris’te başkanlar, yöneticiler, futbolcular ve hocalar HAPİS YATIYORDU!)
*
Tamam… Görüşme olmuştu olmasına ama…
Bu orada bırakılmamalı; bu görüşme BİRİLERİNE SIZDIRILMALIYDI!
*
Bu görüşme (ortaya çıktıktan sonra) ligin kaderine o kadar etki etti ki; BEN BELKİ DE YILLARCA HABER PEŞİNDE KOŞMA DÜRTÜSÜYLE hep o haberi SIZDIRAN kişiyi düşündüm!
Pandemi sonrası Rize-Galatasaray ve Galatasaray-Antep maçlarına bakarak diyorum ki;
“O görüşmeyi kesinlikle NİHAT ÖZDEMİR TARAFI sızdırdı!”
Neden?
Çünkü önce Galatasaray’ın… Sonra (Galatasaray’a diyet ödemek için) Fener’in ve Beşiktaş’ın şampiyonlukta devre dışı kalması en çok Nihat Özdemir’e yarıyor!
Öyle olunca ne şiş ne kebap yanıyor!
Haber Sabah ve Fotomaç’ta Erman Toroğlu imzasıyla çıkınca TFF başkanı Nihat Özdemir de SUÇÜSTÜ YAKALANMIŞ GİBİ OLSA DA, bu, “uzun vadeli” ve “daha derin” planı olanlar için iyi bir şeydi aslında!
*
Şimdi Nihat Özdemir’in işi daha kolay; çünkü yarışta sadece 2 takım kaldı, Başakşehir ve Trabzon!
2 takımın da ortak özellikleri var aslında; Trabzon’u damadın, Başakşehir’i kayınpederin şampiyon yapmak istediği dillerden hiç düşmüyor.
Galatasaray ve Sivasspor da tamamen devre dışı bırakıldıktan sonra tam da bunu gerçekleştirme zamanı!
*
Biz Nihat Özdemir’e ilk seçildiği günlerde “çömez” dedik ama…
O bizim sandığımızdan “usta” çıktı.
Tam 1 yıl önce Ali-Fikret ve Göksel “Galatasaray şampiyon yapılmayacak” diye ağlıyordu.
Galatasaray da;
“Sıkıyorsa Fener ya da Beşiktaş’ı şampiyon yapın” diye posta koyuyordu.
Niye şaşırıyoruz; ya da niye şaşırıyormuş gibi yapıyoruz; aslında plan tıkır tıkır işliyor, taaa 1 sene önce hesaplananlar bugün çatır çatır bir ligimiz varmış gibi sahneye konuyor:
E onu yapma, bunu yapma…
Bir şampiyon çıkacak sonuçta! (E.B.)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here