Tuğrul Yenidoğan, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’ı ağır sözlerle eleştirdi.

Yıldırım Demirören döneminde Beşiktaş TV Genel Müdürü olan Tuğrul Yenidoğan, Fikret Orman göreve geldikten sonra bir süre bu görevine devam edip sonrasında başkanın danışmanı olmuştu.

Tuğrul Yenidoğan ile Fikret Orman’ın arasının iyi olduğu biliniyor ve Yenidoğan her ortamda Fikret Orman’ı savunan açıklamalar ve icraatlar yapıyordu. Ancak kulüple bağları kesilen Yenidoğan, son dönemde Beşiktaş’ın yaşadıkları sonrası Fikret Orman’ı ağır sözlerle eleştirdi.

İşte Yenidoğan’ın kendine ait facebook hesabında yayınladığı Fikret Orman’ı güçsüz olmaklar, yeterince ağırlığı olmamasıyla eleştiren yazısı;

BEING SÜLEYMAN SEBA (***)

”Ülkenin en olağanüstü bir dönem geçirdiği yıllarda oturduğun başkanlık koltuğunda devletteki görevinden aldığın gücü ve terbiyeyi kullanacak gücün, kudretin ve deneyimin yoksa,

Oluşturduğun yönetim kurulu listelerinde devletin önemli teşkilatlarından ve emniyet güçlerinden üst düzey isimler bulundurup, Beşiktaş kulübü yararına sadece parasını kullanmak için aldığın bazı isimleri kontrol altına alarak kullanma, büyük bir disiplin içinde basında, televizyonda şahsi reklamlarını yapmalarına asla izin vermeyerek yönetebilme gücün, kudretin ve becerin yoksa,

Kimileri bu gün plazaların bulunduğu arsayı finanse etmiş, kimileri Şan Öktem tesislerini inşaa etmiş, kimileri amatör şubelerin ayakta kalmasını sağlamış bu kişileri sessizce ve asla medyaya malzeme etmeden, kulübe en ufak bir zarar vermeden kulüpten gönderecek gücün, kudretin ve kabiliyetin yoksa,

Yıllık faizlerin %110’larda seyrettiği, Amerikan Dolarının zıplama rekoru kırdığı dönemlerde, kulübe hem de RAKİP KULÜP BAŞKANI’ndan Türk Lirası olarak borç alabilecek, sonra bir birbuçuk yıl sonra yine Türk Lirası olarak geri ödeyebilecek gücün, kudretin ve hatırın yoksa,

1987 yılında yıldız oyuncun Ali Gültiken’i transfer eden ve sözleşme imzalatan Fenerbahçe kulübü başkanının kasasındaki sözleşmeyi bir telefonunla yırttırabilecek gücün, kudretin ve saygınlığın yoksa,

Şehir planında yeşil alan olarak gözüken Fulya arazisine, sessizce, sedasızca plan değişikliği yaptırarak araziye inşaat ruhsatı çıkaracak gücün, kudretin ve tecrüben yoksa,

Dönemin Cumhurbaşkanı’na “Süleyman Bey bir talepte bulunduğu zaman kendisi için değil, reklam için değil, Beşiktaş için istediğini bilirdik. Diğer kulüp başkanlarına randevu dahi vermezken Süleyman Bey’e istediğini verirdik. O nasıl isteyeceğini bilirdi” açıklamasını yaptırabilecek gücün, kudretin ve güvenirliliğin yoksa,

Devletin statlarının kiralanması gündeme geldiğinde, İnönü stadına musallat olan, İstanbulspor adına kiralanması için her türlü baskıyı yapan, o dönemde devletin, siyasi partilerin bile illallah dediği ve çekindiği Cem Uzan’la bilmediğimiz şekilde baş edebilecek ve sözünü geçirebilecek, İnönü stadını 49 yıllığına Beşiktaş’ın yapan sözleşmeyi çatır çatır imzalatabilecek gücün, kudretin ve yöntemlerin yoksa,

Tek bir reklam yapmadan, basında tek bir satır haber çıkarttırmadan, Ümraniye gibi bir yerde dönümlerce araziyi nalıncı katırlarını ürkütmeden neredeyse bedavaya Beşiktaş’a mal edecek gücün, kudretin ve iş bilirliğin yoksa,

Transferin en cafcaflı döneminde ezeli rakibin olan kulüp başkanlarını bir telefonunla toplantıya getirecek, büyük büyük iş adamları başkanlara kafandaki transfer ilkelerini dikte ettirebilecek ve onlara protokol imzalattırabilecek gücün, kudretin, otoriten yoksa, olmadık bir kişiyle görüşmeni savunayım derken,

“Gidin bakın Süleyman Seba’nın yönetim listelerinde ne isimler var!” diye, Süleyman abinin hatırasına ve hizmetlerine gönderme yapmayacaksın!

Laf olsun, torba dolsun diye konuşmayacaksın…

Düşünmeden konuşan, konuştuktan sonra düşünmeye mahkum olur!

(***) Bu bir Spike Jonze filmi değildir. Gerçek bir hikayedir.” (futbolarena)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here