‘Gazetecilik bitmeyen bir öğrencilik’

Beş yıl aradan sonra CNN Türk’e geri dönen Sultan Arınır, “Herkes bayramda tatil yaparken, gece uyurken ve yeni yılı kutlarken biz çalışıyoruz. Gazetecilik bitmeyen bir öğrencilik” dedi.

Sultan Arınır, CNN Türk’te hafta içi her gün ‘10’dan Sonrası’ programıyla izleyici karşısına çıkıyor. Muhabirlikten ekrana geçen sunucu, “Spiker olmak isteyenlere imkanları varsa önce muhabir olmalarını tavsiye ederim. Sokağı öğrenirlerse stüdyoya daha kolay alışırlar” dedi. Milliyet’in Cadde eki, Arınır’la programını ve aynı mesleği yaptığı eşi Özgür Buzbaş’ı konuştu.
Beş yıl aradan sonra yeniden CNN Türk’te olmak nasıl bir duygu?

CNN Türk, mesleğe başladığım yer. İlk ekrana çıktığım günü hatırlıyorum, üzerinden 10 yılı aşkın zaman geçti. Televizyonculuğa birlikte başladığım arkadaşlarımın çoğu hâlâ burada… Ve yeniden birlikte çalışmak çok güzel bir duygu.Hafta içi her gün ‘10’dan Sonrası’ programıyla yayındasınız, nasıl hazırlanıyorsunuz?
Sabah 07.00 gibi kanala gelip gazeteleri okuyorum, internetten ve Twitter’dan haberlere bakıyorum. Editörüm Gözde Güven ile gündemi konuşuyoruz. Bir konuyla ilgili uzman görüşüne ihtiyacımız varsa ya da sahada muhabir bağlantısı gerekiyorsa bunların da planlamasını yapıyoruz ekibimizle. Haberlere de tek tek bakarım, düzeltmelerimi yaparım ve kendi konuşma dilime çeviririm.
Haber kanalında ekranda olmanın avantaj ya da dezavantajları neler?
Haberin günü, saati, bayramı seyranı yok. Herkes tatil yaparken, gece uyurken ve yeni yılı kutlarken biz çalışıyoruz. Ve tabii her an her şey olabileceği için hep tetikte olma hali var… Tatile de gitsem “”Ne olmuş?” diye Twitter’da haberlere bakıyorum. Gündemden kopmamak gerekiyor. Tabii bilmediğim bir konunun da olmaması gerek. Yani bu iş her gün yeni şeyler öğrenmek ve bitmeyen bir öğrencilik demek… Bu da mesleğimizin güzel tarafı. Gazetecilikte rutin yok.
Muhabirlikten ekrana geçiş yaptınız. Bu mesleği yapmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?
Stüdyoda rahat olabilmek, o saatler süren yayınları stres olmadan yapabilmek için sahada çalışmanın, muhabirliğin çok faydasını gördüm. O yüzden spiker olmak isteyenlere imkanları varsa önce muhabir olmalarını tavsiye ederim. Sokağı öğrenirlerse stüdyoya daha kolay alışırlar. Ne kadar iyi doğaçlama yaparlarsa da, o kadar iyi spiker olurlar.
Stüdyoda olmak mı yoksa muhabirlik yıllarınız mı?
İkisinin de yeri ayrı… Yakın zamanda EuroLeague finalini izlemek için İspanya’daydım, yayına bağlantı istediler, sanki kameralara hiç alışık değilmişim gibi heyecanlandım. Sokağın heyecanı, tadı çok başka. Ama muhabirlik çok emek isteyen bir iş. Gelen bir telefonla bir anda kilometrelerce uzağa, hiç bilmediğin bir yere gidebilirsin. Yeri gelir saatlerce soğukta kısacık bir açıklama beklersin. Sabır ister ve kesinlikle herkes yapamaz.
Ben de itiraf edeyim, muhabirlik yaparken zorlanmıştım.
Kadın sunucular kıyafet konusunda sıkıntı çekerler. Siz bu konuda bir zorluk yaşıyor musunuz?
Kendim karar veriyorum. Sade, duru bir şekilde, abartıdan uzak ekrana çıkmaya çalışıyorum. Ntv’deyken Suna Kabadayı ile çalışmıştım. Sayesinde artık daha canlı renkler giyiyorum.

‘Aynı sektörden biriyle evli olmak avantaj’
Eşiniz Özgür Buzbaş’la aynı mesleği yapıyorsunuz. Birbirinizi eleştirir misiniz?
Tabii ki, ben daha çok eleştiriyorum galiba. Hem onu hem de kendimi… (gülüyor)
Birbirinize tavsiyeler veriyor musunuz?
Aynı sektörden biriyle evli olmanın avantajları var. Sektörü, işin ruhen ve bedenen zorluklarını, bizi sadece izleyen birinin anlaması mümkün değil. O aynı zamanda yöneticilik de yaptığı için ekran arkasındaki birçok konuyla ilgili fikir danışır. İkinci bir bakış açısını ikimiz de birbirimize veriyoruz, bu açıdan şanslıyız. Ben de Özgür’ün diksiyonuna, giydiği kıyafete, ‘O soruyu şöyle mi sorsaydın acaba?’ya kadar karışırım ama kendisini çok izlediğimi söyleyemeyeceğim, futboldan sıkılıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here