33 yıllık spor yazarı Sadi Kemal Yaşar’ın Alex- Lefter buluşma haberi ile ilgili ortaya attığı iddia tartışma yaratmış, Ercan Saatçi de İzzet Çapa’ya yaptığı açıklamada haberin kendisine ait olduğunu ileri sürmüştü.

Hürriyet gazetesinin eski Fenerbahçe muhabiri Sadi Kemal Yaşar, Ercan Saatçi’nin “Haber benim” sözleri üzerine bir açıklama daha yaptı. İşte Yaşar’ın ifadeleri:

“Bari sus!

Geçtiğimiz hafta “Spor Basını’nda Boğaziçili, ODTÜ’lü muhabirler görmek istiyorum” diyen Ertuğrul Özkök’ün sözleri üzerine unutulmaya yüz tutmuş bir konuyu gündeme getirmek zorunda kaldım.
33 yıllık meslek hayatımın emeklilik dönemini yaşıyorum.
Düzenli bir hayatım var.
Hani “Azıcık aşım belasız başım” derler ya… Tam da öyle.
Eğrisiyle doğrusuyla 32 yıl Spor Yazarlığı yaptım. Onurumla, şerefimle köşeme çekildim. Özel durumumdan dolayı mesleğe devam edemiyorum. Deyim yerindeyse; Kafam çok rahat.
Peki niye polemiğe girdim…
İşte onu anlatayım…
Öncelikle şunu söyleyeyim… Sevmediğim birçok insan var. Ama kimseyle husumetim yok.
Olamaz da.
Lafı fazla uzatmadan konuya gireyim.
Spor medyasını eleştiren, ahkam kesen Özkök’ün sözleri canımı acıttı.


20 sene ekmeğini yediğim Hürriyet Gazetesi’ne saygımdan dolayı bizzat yaşadığım olayı 2009’dan bu yana kimseye açıklamadım.
Bu süreçte olayı gören duyan çok sayıda gazeteci arkadaşım vardı. Dilden dile dolaşıyordu ama ben resmî olarak kimseye anlatmadım.
Sevgili Bülent Tuncay’ın hazırladığı FUTBOL MEDYA isimli İnternet sitesindeki haber beni ateşledi.
Dinime küfreden müslüman olsa bari misali Ertuğrul Özkök’ün yazısını görünce genç meslektaşlarım için ortaya çıkmam gerektiğine karar verdim.
Lefter ile Alex’in tarihi buluşmasının röportajının bana ait olduğunu fakat Ertuğrul Özkök’ün isteği üzerine eski damadı Ercan Saatçi’nin imzasıyla yayınlandığını açıkladım.
Zamanında ekmek param uğruna sustuğumu, çalıştığım müessesenin hatrına “Kol kırılır yen içinde kalır” misali olayı dillendirmediğimi ifade ettim.
Ertuğrul Özkök’ün kararı sonucu M.A ile birlikte Hürriyet Spor Servisi’nin başına getirilen ve görevde bulunduğu süre içinde ismi künyeye girmeyen Ercan Saatçi, susmak yerine kendini savunmuş.


Spor medyasına girdikten sonra farklı bir bakış açısı getiren ve bir çok kez yorumlarını takdir ettiğim Saatçi, başkasının yazdığı röportaja ismini kullanmanın emek hırsızlığı olduğunu kabul etmek yerine kendini savunmayı tercih etmiş.
Ne yazıkki savunma yaparken üst üste bombalar patlatmış.
Medya sektörüne damat kontenjanından girmediğini söylemiş.
Evet… Hürriyet Spor Servisi’nin başına geçtiğinde eşinden boşanmıştı. Eski damat kontenjanından müdürlük koltuğuna oturmuştu.
Yani damat olarak değil eski damat olarak başlamıştı göreve.
Tarihi Alex röportajını kendisinin organize ettiğini ve beni kendisinin görevlendirdiğini söylemiş. Düşünmek başka yapmak başkadır.
Bana görevi veren o dönemin Spor Müdürü Esat Yılmaer’dir.
Gittim, gördüm, yazdım…
Benim derdim emeğimin çalınması.
Üstelik bunu Özkök ile Saatçi’nin ortaklaşa yapması.
İbrahim Seten ile M.A yı şahit olarak göstermiş.
Benim şahitlerimi sayayım mı?


Alex, Lefter’in torunu Özlem hanım, foto muhabirimiz Sebati Karakurt, Tercüman Samet Güzel, FB TV’den Fatih Demirkol, FB TV kameramanı, Dünya Spor Yazarları Birliği 2. Başkanı Esat Yılmaer, Hürriyet Spor Servisi’nin tamamı buna M.A da dahildir.
Röportajı benim yazdığımı bilen ve duyan insanların ismini yazsam sayfalar yetmez.
Daha yazacak çok şeyim var…
Sırası geldikçe, sataşma oldukça yazacağım.
Madem öyle gel böyle…
Hoşçakalın.”


Cumhuriyet gazetesi internet sitesi de Ercan Saatçi imzası ile yayınlanan Alex- Lefter röportajını haberleştirdi:

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/futbol/855253/Ertugrul_Ozkok__muhabirin__Lefter_-_Alex__roportajina_damadinin_imzasini_attirmis.html

 

Önceki İçerikAykut Kocaman’ın iletişimi kopuk, tercihleri yanlış! Eski yöneticilerden Fenerbahçe eleştirisi geldi
Sonraki İçerikGalatasaraylı eski futbolcu eşcinsel olduğunu açıklayıp eşine boşanma davası açtı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz