Ünlü söz yazarı ve şair Aşkın Tuna, Radyospor’da yayınlanan Sporun Notaları programının konuğu oldu. Fenerbahçeli kimliğiyle tanınan Tuna, spor ve müzik hakkında çok çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Spor ve müziğin birleştiği Sporun Notaları programında Emrah Karalinç’in sorularını yanıtlayan Türk müziğinin efsane isimlerinden Aşkın Tuna’nın tespitleri şu şekilde;

Aşkın Tuna’nın yazdığı şarkılar taraftarların dilinde

Son zamanlarda Fenerbahçe tribünlerinde çok seslendirilen eserlerim var. Güneşimi kaybettim gözlerini görmem gerek şarkım mesela çokça dile getiriliyor. Tribün kültürüne ulaşabilmek çok kolay değil. Tribünlerin de futbola her anlamda hakim olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak; günden güne bu kültürün oturacağını düşünüyorum.

“Messi organik bir futbolcu, hayranıyım”

Eskiden bütün maçları izlerdim ve hiçbir maçı kaçırmazdım. Artık Avrupa maçlarını izlemeye başladım. Messi hayranıyım. Futbolun bir yetenek oyunu olduğunu orada görüyorsunuz. Bazı şeyler elbette çalışılarak elde edilebilir. Bir de Allah’ın verdiği yeteneği iyi kullanan bir Messi var. Son dönemlerde Neymar ve Mbappe’nin performansını beğeniyorum. Messi’yi yetenek, Ronaldo’yu ise yeteneklerini geliştirmiş bir futbolcu olarak görüyorum. Messi, organik bir futbolcu. Sonradan olma değil.

“Allah hem öne hem arkaya göz vermiş derler ya, Alex öyleydi”

Türkiye’de Emre Belözoğlu’nun futbolunu çok beğeniyorum. Normalde Alex de Souza hayranıyım. Alex varken Fenerbahçe bambaşkaydı. Allah hem öne hem de arkaya göz vermiş derler ya, Alex öyleydi. Emre Belözoğlu ve Türk kökenli Alman futbolcu Mesut Özil’i beğenirim. Futbolcuların, kendi yeteneklerine ihanet etmemesi gerektiğini düşünüyorum. İsim vermeyeceğim ama çok üst düzey takımda oynayıp sonradan çöken oyuncularımız var. Onlara da üzülüyorum. Yetenekli futbolcular yeteneklerine ihanet etmemeli.

“Yanal öncesi alınan futbolcuların fayda getirdiğini görmedim”

Fenerbahçe’nin kongre üyesiyim. Ali Koç başkan olmadan önce de toplantılara çok gittim. Fenerbahçe’yi Avrupai düzeyde yönetme düşüncesini gördüm. Ersun Yanal’ı istediğimiz zamanlarda vizyonumuz farklı demişti. Fakat; Türkiye’yi iyi bilen bir teknik adamın göreve gelmesi lazımdı. Yeni gelecek teknik adamın ligi öğrenmesi zaman alıyor. Fenerbahçe’ye büyük umutlarla alınan Slimani ve Benzia gibi isimler bir türlü oynayamadı. Yanal öncesi alınan hiçbir futbolcunun fayda getirdiğini görmedim. Comolli de Türkiye’yi bilmiyor. Ne olursa olsun, futbolcu her şeyiyle Fenerbahçe’nin renklerine gönül vermeli. Fenerbahçe takım ruhunu kaçırdı. Böyle olunca da başarılı olamadı.

“Fenerbahçe’de yardımlaşma havasını görmeye başladım”

Ersun Yanal geldikten sonra Fenerbahçe’de yardımlaşma havasını görmeye başladım. Bazı futbolcular ismi sebebiyle havaya girmiş durumdaydı. Takım olduktan sonra büyük başarılar gelecektir diye düşünüyorum. “Ben yaptım, oldu” fikrinden uzaklaşmak lazım. Güney Amerika’da futbolcu araştırmalarına girildi. Alex, Deivid ve Luciano’nun önereceği futbolcuların faydalı olacağını düşünüyorum. Fenerbahçe’de başarıya aç futbolcular lazım.

“Ersun Yanal başarılı olamazsa, takımın başında Alex’i görmek isterim”

Shakhtar maçı izlediğinizde çok enteresan futbolculara denk geliyorsunuz. Bilgisayar oyunlarında bile futbolcu bulabiliyorsunuz. Hazır futbolcu ve başarıya aç olmayan futbolcu almaktan ziyade iyi araştırılmış futbolcular almak gerek. Ersun Yanal eğer başarılı olamazsa ve yabancı bir teknik adam getirilecekse Alex de Souza getirilebilir göreve.

Aşkın Tuna: “Kalıcı başarı için iyi bir sistem kurulmalı”

Fenerbahçe altyapısından yetişen Merih’in İtalya’ya transfer olduğunu gördük. Elimizdeyken neden değerini bilemedik diye sorgulamamız gerekiyor. Altyapıdaki oyuncuları da kaçırmamak lazım. Sağlıklı bir altyapı oluşturmak gerekiyor. Altyapıdaki hocaların da önemli olduğunu düşünüyorum. Ajax modeli örnek alınıyor deniyor. Gerçek bir altyapı sistemi kurabilirsek, Fenerbahçe’nin ekonomisine de katkı sağlayacaktır. Avrupa’da elbette çeyrek final oynamışlığı var Fenerbahçe’nin. Ama kalıcı bir başarı için iyi bir sistem kurulmalı. 5 sene içinde futbol farklı bir yere gidebilir. Ekonomik zorluklar zaten takımların kendi oyuncularını yetiştirmeye zorlayacak.

“Fenerbahçe’de Obradovic gerçeği var”

Slimani gibi bir futbolcuya 5 milyon Euro’ya yakın bir para veriyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz 300 bin Euro’ya oynayan futbolcu onun performansını 5’e katlıyor. Basketbolla futbol aynı değil ama Fenerbahçe’de bir Obradovic gerçeği var. Sistemden bahsediyorum. Futbolda da iyi bir sistem kurulmalı. Her şeyiyle Fenerbahçe için oynayacak bir futbolcu düzeneğine, sistemine ihtiyaç var.

“Şenol Güneş’in başarılı olacağına inanıyorum”

Birçok seyirci milli takıma küsmüştü. Fenerbahçe taraftarları da öyle. Şenol Güneş’in başarılı olacağına inanıyorum. Bize ters gelen rakiplerle oynadık. Fakat; 2 maçı kazandık. Takımdaki gençleştirme operasyonunu da çok iyi yapıyor Şenol Güneş. Yüksekokul zamanında şiir ve matematik diye bir yazı okumuştum. Matematiği yaşlı, şiiri gençlere benzetiyordu. İkisini harmanlamak lazım. Tecrübeli ve genç oyuncuları iyi bir şekilde harmanlayacağını düşünüyorum. Lucescu sonrası milli takıma olan ilginin Şenol Güneş ile artacağını düşünüyorum.

Süper Lig’de kim şampiyon olur?

Başakşehir’in artık şampiyon olduğunu düşünüyorum. Bu saatten sonra bence bırakmazlar. Başakşehir’i çok sistemli bir takım olarak görüyorum. Sistem önemli bence. O açıdan Başakşehir’i daha şanslı görüyorum.

Derbiyle ilgili fikri?

Galatasaray’ın Fenerbahçe deplasmanında oynayacağı maç var. Galatasaray’ın Kadıköy’de kazanacağını düşünmüyorum. Puan kaybederler. Galatasaray, Kadıköy’de çok hırçınlaşıyor. Eksik de kalabilirler. Derbiyle ilgili fikrim bu.

“Söz yazarı olmasaydım muhtemelen psikiyatr olurdum”

Söz yazarı olmasaydım muhtemelen psikiyatr olurdum. Ben bir işçi çocuğuyum. Sanat Okulu’na gittim ve meslek sahibi olmak istedim. Metal İşleri öğretmeniyim normalde. Metal İşleri öğretmenliği yapamazdım.

“Aşklar da eskisi gibi değil”

Hızlı tüketimin önüne geçemeyiz. Dünyada her şey hızlı tüketime gitti. Obez sayısı da arttı. Aşklar da o şekilde oldu. Aşklar da hızlı yaşanıyor ve bitiyor. Bizlerin çağında bir kız arkadaşın elini tutmak çok önemliydi. Şimdi öyle mi? Aşklar da eskisi gibi değil.

“Ölümsüz şarkılar yaptık”

Yaşanan olayların önüne geçemiyorsunuz. Her şey değişti. Eskisi gibi naiflik ve kibarlık kalmadı. Sosyal medyada da yapılan paylaşımları görüyoruz. Artık insanların beklemeye tahammülü yok. Şarkılarda bile bir an önce söze girsin, okunsun, bitsin istiyor. Sabırsız olmaya başladık. Gülü susuz seni aşksız bırakmam da diyeceksiniz, aç koynunu gireceğim de diyeceksiniz. Bizler ölümsüz şarkılar yaptık. Gençlikten de çok umutsuz değilim. Ben bir eğlence mekanına gittiğimde halen kendi şarkılarıma denk gelebiliyorum. Fakat; 3 yıl önceki şarkıların çalınmadığını da görüyorum.

“Telif konusu otursun istiyoruz”

Telif konusunda eksikler var. Telif hakkı ödeyen kurumların bandrol asmasını istiyoruz. Yurtdışı ile Türkiye arasında farklar. Eserlerimizin hakkını almayı istiyoruz. Yeni kanun çıkar ve telif hakları ödenirse kendimizi toparlarız. Refah seviyesi iyi olan yerlerde yıllık gelirler farklı, Türkiye’de çok farklı. Bizim meslek birliklerimizin yıllık gelirleri 70 milyon Euro civarında. Yunanistan bile teklif hakları konusunda geriyiz. Bu konuda zamana ihtiyacımız var. Bu sistem oturursa ben öldükten sonra 70 yıl boyunca eserlerimin teliflerini alabilecek. Biz de ölümsüz eserler yaptık diye övünüyorsak, oğlum benden daha fazla para kazanacaktır.

“Yeteneğime ihanet etmedim”

Müzikte de bir moda var. Modayı yakalarsanız o dönemin modası olabiliyorsunuz. Ben Türkiye’de moda oldum ki 1500’den fazla eser ürettim. Modanız geçmiş gibi görünebilir ama sanat çok farklıdır. Şarkılar, manavdaki meyve değil ki çürüsün. Biz güzel şeyler yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Allah size bir yetenek vermişse değerlendirirsiniz. Türk sanat müziğinde de son dönemlerde ‘patlayan’ eserlere imza attım. Yeteneğime ihanet etmedim ve ismime yakışır bir şekilde yaşadım.

“Avrupa’da tek şarkıyla 2 nesil kurtuluyor”

Azerbaycan ve Ortadoğu ülkelerinde müziklerimiz çalıyor. Ama orada da telif konusu da oturmadığı için gelir elde edemiyoruz. Pop müziği sanatçılarının kazandığı paraları bizler kazanamadık. Avrupa’da tek şarkıyla kendi hayatlarını değil, 2 nesil sonrasını bile kurtarabiliyorlar.    

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here