Güneş gazetesi spor yazarı Aybars Hünalp, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle futbol adamları ‘fahri’ doktor yaptı:

PSİTİYATR :AYKUT
KOCAMAN

14 Mart Tıp Bayramı kutlandı. Biz de Türk Sporunun önemli ısimlerini tıp dünyasına uyarladık. Kime hangi branş daha çok yakışıyor gelin bırlıkte bakalim.
PSiKiYATR:Her maçın
sonunda psikatırlık aralizler yapmaya bayılan Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman bu branşta en büyük aday.
GENEL CERRAHİ:Beşiktaşlı Tosic,iyi bir stoper olunca mecburen gelene geçene genel cerrahi uyguluyor.
KULAK BURUN -BOĞAZ:Yaptığı fauller nedeniyle aldiği cezalar ile Beşiktaş ‘a da zarar veren Ricardo Quaresma özellerle yaptığı başarılı burun operasyonları ile bu branşta en önemli isim.
ENDOSKOPİST:Ahaber yorumcusu Erman Toroğlu bu branşta tek isim. Toroğlu zaman zaman operasyonlarını ekranda 70 milyon
karşısında canlı yayında yaptı.
LOKMAN HEKİM :Gerçek mesleği de doktorluk olan Ahmet Çakar, halk efsanelerinde hikmet sahibi anlamına gelen lokman hekim
unvanını bileğinin hakkıyla elde
ediyor
TARAK KEMİĞİ ALMA UZMANI :Trt spor yorumcusu Serkan Reçber bu branşın tek uzmanı Reçber,Antalyasporlu Emre Akbaba ‘nın Başakşehirli Emre Belezoğlu’na yaptığı bu hareket sonrası oluşan taban kaymasıyla ilgili marifetmiş gibi “Vaktiyle ben yapardım taban konunca tarak kemiği süpürülür”demiş.Reçber’i duyunca şaşırdım. Reçber tarak kemiği alma konusunda kürsü kuracak kadar iddialı.
ORTOPEDİ:Saha kenarında olur olmaz zamanlarda düşen Kayseri Teknik Direktörü Smudiç ile Gençlerbirliği Teknik Direktörü Ümit Özat bu branşa dikkat çekmek için ortopedi ile özleşiyor .

ALİ FATİNOĞLU NİYE
ADAY?

Ali Fatinoğlu Galatasaray’da niye başkan adayı oluyor. Dün sordum şöyle cevap verdi:
“1983 yılında Floryadaki tesislerin yapılması için para veren yöneticilerden sayın İlyas Çakır, Ali Fatinoğlu Başkan olmalı dedi.. Daha sonra Galatasaray Proje üretim grubumuzun 4 Başkan Yardımcısı yine beni önerdi.. Ben henüz net kararımı vermedim.. Galatasaray’ın en büyük ihtiyacı süreklilik içinde gelirlerini artırmak.. Bunun içinde mevcut projeleri güçlendirmek ve yeni projeler ile yeni gelir merkezlerine ihtiyaç var..Giderleri düşürmek içinde müsrifliğin artık bitmesi gerekir.. Gideri olan her bölümün kendi içinde geliri oluşturulmalı..bu konularda projelerimiz zaten vardı.. Hadi geç başa kendi projelerini kendin uygula denilmekte..Tabii ki Galatasarayda görevden kaçılmamalı.. Ama 4 konu var dedim.. Biri Ailemin onayı. İkincisi İş ortağım olan Ağabeyimin onayı ve görevlerini yeğenlerime bırakmak .Bu iki konu tamam.. Üçüncüsü Galatasaray’da görev yapmış,divan toplantılarını sürekli takip edip,kürsüden öneri sunan büyüklerimizle,zaman açısından yetişebildiklerimden fikir ve onay almak üzere ziyaretler yapıyorum.. Şu ana kadar ki tüm görüşmelerden çıkan sonuç aday ol oldu.Dördüncü konuda,yönetim kurulu listesi yapmadan,proje ve Galatasarayımın ihtiyacına göre,görev tanımlarını başarabilecek ve zaman ayırabilecek bir kadro yapmak istiyorum.. Hep seçim pazarlıklarıyla yönetimler oluştu. Bu benim çalışma tarzıma uygun değil.Bu nedenle,kendim için aday olabilmek için yeterli olan sayıda genel kurul üyesi imzası talep ettim.Bu sayıda imza toplanırsa aday olacağım.. Şu an geçmişte planlanan İtalya Milanodaki fuarda şirketimle katılımcıyım.Pazar günü dönüyorum ve imzaların sayısına bakıp karar vericem.. Son beş yılın tüm gider ve gelirlerini kalem kalem inceliyorum.. 30 Marttaki genel kurulda aday olsamda olmadam da görüşlerimi açıklayacağım..

TOHUM

Doğrusunu isterseniz dün Ankara’dan Ömer Gürsoy aramasaydı Eskrim’de Avrupa Şampiyonu olan Deniz Selin Ünlüdağ’ın başarısının arkasında sadece ailesinin değil bir sistemin yattığını öğrenemeyecektim. Gürsoy; Deniz Selin ve ailesi ile tanıştıklarını bu başarı öyküsünü yazmamı istedi .. Bende bu konuyu sen daha iyi biliyorsun, bir de eski yazarsın diyerek sözü Ömer Gürsoy’a bıraktım: Deniz Selin 2001 doğumlu ve İzmir’de yetenekleri tespit edilmesinin ardından 3 yıl önce Ankara Eryaman TOHM merkezinde yabancı antrenörler eşliğinde ve konaklamalı olarak eğitime başlıyor…Okul/ spor ikileminden de Ankara sporcularına kucağını açan Okyanus Koleji’nin de devreye girmesiyle bu sorun da aşıldı..
Ben şahsen Spor Teşkilatı’nda ki görevlerimde gerekse de yazılarımda TOHM sistemine inancımı her zaman ifade etmişimdir..
Öyle ki Türk sporunun bugün içinde bulunduğu zorlu süreçten çıkaracak en önemli vizyon çalışması olarak değerlendirmişimdir ..Olimpik Performans Merkezleri oluşturmak ve sporcuları özel mentörlerle yarışlara hazırlamanın önemine vurgu yaparak ‘devletin sporcuya direk olarak dokunabildiği, yani devletin tüm dünya ile rekabet edebilmek için büyük özveri gösteren genç sporcuların elinden tuttuğu’ TOHM projesi Spor Teşkilatı’nın en önemli vizyonel çalışmalarından başında geldiğini yazmışımdır..İlk zamanlarda doğal olarak yaşanan sorunların ardından bugün daha da bir kurumsal yapıya kavuşan TOHM’da branşlara göre esnek modelleri de devreye sokmamız gerektiğini dün de bugün de altını çizmek isterim ..
Bir düşünürün dediği gibi; Tohumlar yola düşerse kuşlar onu yer .. Tohumlar taşlara düşerse büyümezler..Tohumlar iyi toprağa düşerse ürün verirler.. Tohumlar sadece iyi topraklarda verimlidir ..
İşte Deniz Selin de iyi toprağa yani TOHUM’a düşmüş tevazuyla süslenmiş karakteriyle son derece yetenekli bir sporcumuz..Ve bir sistemin ürünü .. Başarıda emeği geçen herkesi kutlarım ..”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here