“Futbolcudan Yönetmen”i yitirdik!

Türk Sineması’nın en önemli isimlerinden, 95 yaşındaki yönetmen Memduh Ün vefat etti. Yönettiği filmlerle Türk sinamasının kilometre taşlardından biri olan Ün’ün az bilinen yönüyse, Beşiktaş’ta şampiyonluk yaşamış eski bir futbolcu olmasıydı.

Yeşilçam bir efsanesini daha yitirdi. Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden Memduh Ün hayatını kaybetti.

11 aydır Bodrum Acıbadem Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi gören Ün, sabah saat 10.15’de hayata gözlerini yumdu.

14 Mart 1920’de İstanbul’da doğan Memduh Ün, sinema dünyasına 1947’de Turhan Ün takma adıyla girmişti. Ün, 1955’te Yetim Yavrular ile yönetmenliğe ilk adımını atmıştı. Yapım şirketi kurup 70’in üzerinde film çeken Ün, senaryolar yazmış, ayrıca bir filmin müziğini, iki filmin de kurgusunu yapmıştı. Ün pek çok önemli ödülün de sahibiydi.

BEŞİKTAŞ’TA ŞAMPİYONLUK!
Memduh Ün günümüzdeki haklı şöhretini yönetmenliğine borçlu olsa da gençlik dönemlerinde futbolculuğuyla tanınıyordu.

Gençliğinde iyi bir futbolcu olan Ün, Beşiktaş’ta Baba Hakkı, Şeref Görkey, Şükrü Gülesin gibi efsanelerle birlikte forma giymiş hatta şampiyonluk bile yaşamıştı.

“Baba” Hakkı Yeken ve Memduh Ün…
Memduh Ün Vefa, Langaspor, Galataspor, Kurtuluş gibi takımlarda oynadıktan sonra 1940’ta siyah beyazlı takıma transfer oldu. 1940-1941 sezonunda tüm maçlarını kazanarak şampiyon olan Beşiktaş’ta orta sahada forma giydi. Bir yandan da Tıp Fakültesi’ndeki eğitimine devam etti.
Ancak sakatlığı yüzünden Beşiktaş’ta 2 sezonda 19 maça çıkabilen Ün, ardından Ankara Demirspor, Seyhanspor, Muhafızgücü, İstanbulspor ve İETT’de de oynadı.

bjk_şampiyon_son

“FUTBOLCUDAN YÖNETMEN: MEMDUH ÜN”
Başarılı yönetmen, yıllar sonra anılarını anlattığı kitaba bile “Futbolcudan Yönetmen: Memduh Ün” adını vermiş ve burada futbolculuk döneminden çok ilginç hatıraları anlatmıştı.

Sinema ve spor yazarı Ege Görgün, 27 Mart 2013’te goal.com’da kaleme aldığı yazıda, Ün’ün kitabında yer verdiği futbolculuk anılarını okuyucularıyla paylaşmıştı.

İşte o yazıdan bir kesit:

…………

Ün’ün o günler hakkında söyledikleri günün futbol saha içi ve saha dışı durumuyla ilgili iyi bir fikir veriyor.

“… hafta arası yapılan mahalle maçlarında da oynuyordum. Bunlardan birinde sakat dizime aldığım bir darbe sonucu uzun süre top oynayamadım. Tedavi yanlış yapıldı çünkü. O devirde dizde ödeme buz tedavisi yapılmıyor, bacak sıcak suya sokuluyordu.”

O dönemlerde statlarda küfür falan yoktu. Yuh bile çekilmezdi. Benim oynadığım yıllarda öyle futbolcuların peşinde koşan mankenler filan yoktu. Şükrü Gülesin’in genelevden Sevim diye bir dostu vardı. Sevim koyu Galatasaraylı’ydı. Şükrü’nün oynadığı bütün maçlara yarısı sarı yarısı kırmızı bir bluzla gelirdi. Keza, İstanbulsporlu Kadir’in genelevdeki dostu Muazzez’e de kimse sarkmazdı.”

Kazancı: Pardesü+yemek
Maliye’den ayda 32 lira aylık alan Memduh Ün’ün şampiyon takımın futbolcusu olması karşılığında kazancı önceleri yalnızca bir pardesü ve Beşiktaş’ın en iyi lokantası Ehl-i Tabiat’da yenen maç günü yemeğiydi. Ama bazı futbolcuların para aldığını öğrenmesiyle o da kulüpten 20 lira maaş bağlatacaktı kendine.

1941-42 sezonunda Beşiktaş’ta başkanlığa Abdullah Ziya Kozanoğlu geliyordu. Aylıklar kesilmiş, Milli Lig’in Gençlerbirliği’ne karşı oynanan finalinde çıkan kavga yüzünden altı Beşiktaşlı ceza almıştı. Memduh Ün, her maçta sahadaydı. Bu maçlardan biri de 16 yaşında Lefter’in de oynadığı, Taksimspor’u 9-1 yendikleri maçtı.

Şike hikayeleri
Beşiktaş’tan sonra Ankara Demirspor’da, sahte lisansla Seyhanspor’da, Muhafızgücü’nde, İstanbulspor’da oynayan Ün, İETT’de forma giyerken iki kez karıştığı şike olaylarını da anlatıyor.

İlkinde penaltı yaptırtmak için 500 Lira’ya anlaşıyor rakiple. Penaltı yaptıramıyor ama kırmızı kartla kendini attırıp takımını on kişi bırakıyor ve “parasını” hak ediyor. İkincisinde ise rakip takım Üsküdar Anadolu’nun oyuncusunu 250 Lira’ya “bağlamak” için kendisi de 250 Lira alıyor. (ntvspor)

NOT: Spor tarihçilerinin iddiasına göre Beşiktaş’ın Kara Kartal’ı sembol olarak benimsemesi 40’lı yıllarda olur. 40’lı yıllarda müthiş bir kadro kuran ve önüne gelen her takımı yenen Beşiktaş’ın etkili ve hızlı futboluna tribündeki bir taraftar “Kartal gibi saldırıyoruz. Haydi bastır Kara Kartal” diye bağırmış ve siyah formalı takıma yapılan bu benzetme kısa sürede herkes tarafından benimsenmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here