Teknik Direktör Naci Şensoy ile Spor Yazarı Ahmet Çakır’ın Doğan Koloğlu’nu anlatan kitaba yönelik yazdığı “Hücum futbolu” yazısı yüzünden facebook’ta birbirine girdi…

Ahmet Çakır:

Hücum futbolu tartışması neydi?

Futbol dünyamızda sanki yeterince dert yokmuş gibi bir arkadaşımız da ‘Hücum futbolu’nu gündeme getirip eleştirilerde bulundu.
Tam 38 yıl önce başlamış ve diyelim ki 10 yıl sonra da noktalanmasa bile ateşi sönmüş bir tartışma bu.
Yaşım uygun olduğu için her aşamasına vakıfım. Hatta Doğan Koloğlu ile birlikte çalıştığımız yıllarda haliyle daha sıcak bir temas sözkonusu oldu. O günden bu yana yanlış bir tavrın değişmemiş olması üzücü. Onu da kısaca ‘çarpıtma’ olarak adlandırabiliriz.
O dönemde spor basını herhangi bir fikir tartışmasına hazır değildi. (Bugün de durum çok değişmiş sayılmaz.) O nedenle Doğan Koloğlu’nun 1982 Dünya Kupasından ilhamla “Bizde futbol bugüne kadar çok savunmaya dönük bir anlayışla oynandı. Bunun sonucu olarak ‘Çanakkale geçilmez!’ gibi anlayışlar ve 1-9-1 diye alay edilen dizilişler oluştu. İspanya’daki Dünya Kupası da bize bir kez daha gösterdi ki, bu kadar katı bir savunma anlayışı içinde başarı şansımız yok; hücuma dönük anlayışı geliştirmeliyiz.”
Dediğim gibi herhangi bir fikir tartışmasına hazır olmayan spor basınında bununla ilgili çarpıtmalar başladı. Vay efendim, futbol bir bütünmüş, nasıl olur da hücum ve savunma diye ayrılırmış…
Yok efendim, hücum futbolu diye bir laf olmazmış.
Aman efendim, futbol uleması böyle birşey icat etmiş…
İş bu kadarla kalmadı. Doğan ağabeyin çok yakın arkadaşı olan bazı kişiler çok ağır küfür ve hakaretlerde bulundular. Çünkü onlar fikir tartışması nedir, bilmiyorlardı. Üstelik aralarında epeyce eğitimli olanlar bile vardı.
Gazetelerdeki spor dışındaki yazarlar arasında bile taş çatlasa iki yazı sonrasında karşılıklı ana-avrat sövüşme, fikir tartışmasının geldiği nokta olurdu. O nedenle çok da yadırgamamak gerekirdi.
Aslında en büyük eksiklik, Doğan ağabeyin hücum futboluyla ilgili bir kitap yazmamış olmasıydı. Ne yaparsınız ki bu memleket futbolunun böyle bir ‘kitapsızlık’ sorunu var. En can alıcı konuların, en değerli kişilerin bile kitapları olmayabiliyor. Düşünün ki bir Gündüz Kılıç kitap yazmamış, Can Bartu ile ilgili bir kitap yok…
Neyse ki Doğan ağabey savunduğu fikrin hayata geçirildiğini görme bahtiyarlığını yaşadı. Derwall’in gelişiyle birlikte önce Galatasaray sonra öteki takımlar, onun öngördüğü biçimde, katı savunmayı bir yana bırakıp adam gibi oynamaya başladı. En azından bu yolda çaba gösterdi.
Dolayısıyla ilerleyen yıllarda hücum futbolu tartışmasının da gereği kalmadı; o tarihteki onurlu yerini aldı.
Şimdi çıkıp da Guardiola’nın, Klopp’un oynattığı futbolu örnek göstererek, “Topu kaybettiğiniz anda savunma başlar” gibisinden ilkokul bilgileri üzerinden hücum futboluna saldırmanın ne anlamı var?

Naci Şensoy:
“Hücum Futbolu” SAÇMA’lığı”…!!!
“Oksijen Depolama’nın “ , “Önlibero” pozisyonunu savsata’sının yanısıra ülkemize “Hücum Futbolu” terimini yerleştirmeye çalışmak kadar aptalca bir şey görmedim…!!!
Bunun tersini , yani “Ben , “Savunma Futbolu” oynatacağım diyen bir dünya teknik direktörü duydunuz mu…?!?
Kaldı ki , en karakteristik oyun felsefesi olan topa sahip olurken , üçüncü bölgede sürekli “Hücum Set” oyununu oynayan Barselonada bile çalışan tüm teknik direktörlerden “ben hücum futbolu oynatacağım” diye bir ifade kullandıklarına şahit oldunuz mu…?!?
Adım gibi eminin , hücum ederken savunma anlayışını ön planda tutmayı düşünmemiş ve önceden planlamamış olsaydı Barselona bile kendi felsefesini uygulamazdı.
Hücum ederken , üçüncü bölgede top kaybı yaşandığında , Guardiola’nın , o meşhur 6 saniyede topu yeniden takımına kazandırma felsefesini nereye koyacağız…?!!
Ya da siz hiç , basketbolda Fenerbahçeye Avrupa şampiyonluğunu kazandıran Obradoviç’ten “ Ben , Hücum Basketbolu” oynatacağım dediğini duydunuz mu…?!?
Hücum ederken savunma , savunma yaparken de hücum etme DENGE’sini sağlama düşüncesinden başkası var mı…?!?
P.S.
Fenerbahçe kulübünde bu saçma felsefeyi deneyenler zaten hüsrana uğramadılar mı…?!?
Yazık…futbol basit bir oyun…her şeyi kaldırır ama “Futbol Felyosofluğu’nu asla…😞

Naci Şensoy:
Spor Terminolojisi SAÇMA’lığı…!!!
Geçen günlerde , Adnan Dinçer , Coşkun Demirbakan gibi çok değerli hocalarımın ve futbol severlerin tüm takdirlerine rağmen “Hucüm Futbolu” saçmalığı ile ilgili yazımdan sonra , İsim vermeden , elinde hiçbir bilimsel argümanı olmadan , kendi sayfasında , sinsi sinsi adeta “Fetövari” tarzıyla beni eleştirmeye yeltenen “Spor gazeteciliği felyosofu ve demagoglarından” birine burdan sesleniyorum :
“Oksijen Depolaması” gibi , Önlibero Pozisyonu” safsatası gibi , Hücum Futbolu” saçmalığı gibi , ve burada sayamadığım daha bir çuval “Alaturka” terminolojiyi ülkemiz spor basınına sokan biz teknik direktörler değiliz.
Sen , ilk önce , gerçekler aşkına , kendi meslektaşlarını eleştirme erdemine ulaşmaya bak ondan sonra “Bizim Bahçemiz’i” süpürmeye geç.
P. S.
Ve şunu asla aklından çıkarma : “Futbol ilk okul mezunu dediğin kişi Türkiyede ilk PRO – Lisans sahibidir ve şimdiye kadar ülke futbolumuzu yurt dışında 6 değişik ülkede başarıyla temsil etmiş ve ülkemize kupa kazandırmış olandır.
P.S.
Aaaaa…senin herhangi bir uluslararası ödül almışlığın varsa , ben de iddialı konuşuyorum , mesleğimi bırakmaya hazırım…ya Sen…!!!
Hodri meydan…!!!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here