Hotel Gazetesi yazarı Remzi Yılmaz, korona virüsü süreci ile ön plana çıkan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı kaleme aldı:

Işıkara’dan uzak ara önde

Dünyayı saran koronavirüs salgını yüzünden insanların tek düşüncesi, süreci sağ salim geçirebilmek haline geldi. Spordan sanata, yaşam enerjimizi körükleyen ne varsa hepsi birer birer sustu. Virüse yakalanmadığımız her günü kar sayar olduk. Maksat yaşayalım da nasıl olursa olsun.. Bize bir şey olursa bile çocuklarımız dönemi en az hasarla atlatsın, hiç olmazsa sağ kalsın..

Televizyonda her akşam günün kayıp raporları Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından verilirken, bazen kendimi 60 yaşından sonra Türkiye’nin en seksi erkeği seçtiği Ahmet Mete Işıkara’yı dinlerken buluyorum.. Yıl 1999, diyor ki, “Efendim, halkımızı uyaralım, teyakkuzda olsunlar.”

Bartın’ın Kumluca kasabasında çay bahçesindeyiz. Masadaki hemşerilerimden biri soruyor, “Remzi sen bilirsin teyakkuz ne demek, yani ne yapacakmışız?”

Hemen ardından Reha Muhtar soruyor Işıkara’ya, “Efendim, yani halk ne yapsın?”

Yanıt basit, “teyakkuzda olsunlar.”

Anlayanlar nasıl teyakkuza geçtiler bilmiyorum, biz yine geceyi dışarda geçirdik. Öyle ya teyakkuzda olmamız istendi.

Halk bu tonton dedeyi her akşam evinde misafir ederken, o da artık evin bir ferdi gibi algılanmaya başladı.. Ağzından çıkacak umutlu bir sözü bekledik hep. O da her akşam bize ölümü gösterip, hastalığa razı etmemiş miydi?

Ondan öğrendiğimiz en önemli şey, depremin ne zaman olacağının bilinmeyeceği oldu. Ama her akşam da deprem olabilir diye bizi teyakkuza davet etti.

Karşılığında da o yaşta Türkiye’nin en seksi erkeği seçtik adamı.

Aradan geçen 21 yıl.. Yine her akşam ağzının içine baktığımız bu defaki kahramanımız, biraz daha genç ve biraz daha bakımlı. Beklentimiz ise hemen hemen aynı. Çareyi değilse bile, umut verici bir söz söylesin, bir ışık göstersin istiyoruz. Ama o hep rakamları açıklıyor. Bu defa ‘teyakkuz’un yerini, ‘karantina’ aldı.

Yeni bir şey bulana kadar biz bu sözcüğü tepe tepe kullanırız, 21 yıl önce teyakkuzu, hem de en olmadık yerlerde bile kullandığımız gibi.

Açıklamayı yapan kişinin ‘Bakan’ düzeyinde olması, bizi rahatlatacak aslında ama şu sosyal medyada bakanın verdiği rakamların ‘doğru’ olmadığını savunanlar olmasa!

Kimi zaman paniği önlediği için en azından bu işe yarıyor diye düşünüyorum, kimi zaman da ülke olarak ne kadar çaresiz kaldığımızı hissediyorum.

O ise her akşam çıkıp, bize kaç kişinin test edildiğini, kaç kişide koronavirüs çıktığını ve o gün kaybettiğimiz vatandaşlarımızın sayısını açıklıyor.

Sosyal Medyayı da iyi kullanıyor.. Son bilgilere göre takipçi sayısı katlanarak artmış..

Bana göre geride kalan 15 gün içinde yaptığı en başarılı iş, sağlık çalışanları için başlattığı alkış kampanyası oldu.

Şu koronavirüs belasını atlatırsak eğer, sanırım Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı da seçecek bir yer buluruz.

Sabah Gazetesi onu Ahmet Mete Işıkara’dan uzak ara ileri taşıyıp, şimdiden ‘Husband’ ilan etmiş bile..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here