Galatasaray camiasının önemli isimlerinden İzzeddin Çalışlar, Galatasaray Lisesi’nden sadece Galatasaray’ın değil, ilk Bulgar kulübü FC 13’ün de doğduğunu ortaya çıkardı. Çalışlar’ın sosyal medyadan yaptığı paylaşım şöyle:

2017 yılında Filibe’de ilk gördüğüm reklam panosu şehrin 2019 yılında Avrupa Kültür Başkenti (AKB) olacağını duyuruyordu. Aynı gün öğle yemeği sırasında tanıştığım Petar Raychev‘e “Galatasaraylı Bulgarlar” başlıklı bir projeden söz ettim.

Galatasaray Lisesi‘nin 150. yılı için Melih Şabanoğlu ile tıpkıbasımını hazırladığımız 1918 tarihli 50. yıl kitabına göre 1871-1913 yılları arasında mezun olmuş 70 kadar Bulgar kökenli Osmanlı vardı ve yüzeysel bir araştırma bile aralarından önemli kişilikler çıktığını gösteriyordu. 2010 İstanbul AKB deneyiminden yola çıkarak Filibe için bir kayıp biyografiler sergisi önerdim.

Raychev’in ilişki kurduğu Trakart Vakfı sayesinde proje gelişti ve Georg Trak‘ın liderliğinde isim listesi görkemli bir kimlikler hazinesine dönüştü.

Serginin ilk ayağı 2018 yılında Demir Kilise’de açılmıştı. 1 Kasım günü bu kez Filibe‘de Trakart Kültür Merkezi’ndeki açılışı yapıldı.

Şehrin TC Başkonsolos muavini Sn. Gülcan Ökçün‘ün de katıldığı açılışa Bulgaristan tarihine yaptığımız katkılardan dolayı onur konuğu olarak davet edildik ve Prof. Dr. Tarkan Okçuoğlu ile birlikte katıldık. Yıllarca Filibe’de yaşamış ve yüksek öğrenimini bu şehirde yapmış olan Sn. Ökçün’ün yorumu tüm taltiflerin üzerindeydi ve projenin amacına ulaştığını gösteriyordu: “Bulgaristan tarihini öğrenirken tanıdığım bunca önemli kişiliğin hepsinin aynı ekolden yetişmiş olduğunu görmek çok şaşırtıcı.”

Bu arada ilk Bulgar futbol takımı olan FC 13‘ü (Levski’nin öncülü) kuranların da 1908-13 arasında mektebin çıkardığı üçüncü takımın oyuncuları olduğu ortaya çıktı. Böylece Bulgar tarihine katkıda bulunurken, spor tarihini de yeniden yazdırmış olduk.

Açılıştaki konuşmamda şunları söyledim: “Bu okulda okuyanlar 150 yıldır büyüklerine ‘abi’ der. Dolayısıyla edebiyattan askerliğe, spordan bilime kadar genişleyen bir alanda bugünkü ülkenizin tarihini yazan bu isimler bizim abimiz. Onlarla bir şekilde zamansız bir ortamda karşılaşsaydık, ben ‘abi’ diyecektim; onlar da beni kardeşleri olarak görecekti. Umarım bu ortak bilgi üretimi eseri iki toplum arasındaki kardeşliği Galatasaray’daki gibi güçlendirir.”

Benzer çalışmaların Yunanistan, Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek gibi ülkeler için yapıldığında da benzer sonuçlara varılacağına inanıyorum. Çünkü imparatorluk böyle bir şey; Mektebi Sultani de öyle bir şey.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here