İstanbul’un dünyanın en gözde şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Vali Vasip Şahin, 2024 Avrupa Şampiyonası’nı da hazır olduklarını söyledi. Şahin, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın direktifleri doğrultusunda tesisleşmeye de tüm hızla devam ettiklerinin altını çizdi.

İSTANBUL Valisi Vasip Şahin, SPORLİG genel yayın yönetmeni Selahattin Ekrekli‘ye açıklamalarda bulundu.Şahin, EURO 2024 için de iddialı olduklarını söyledi. İşte Vali Şahin’in açıklamaları;

İstanbul çok büyük bir metropol. Geçtiğimiz günlerde bir TV kanalında  açıklamalar yaptınız. Güvenlik zâfiyeti, terör endişesi taşıyan insanlara cevap verdiniz. Hâlbuki İstanbul’da daha önce Şampiyonlar Ligi ve UEFA Finali oynandı. Olimpiyatları almak ve 2024 Avrupa Şampiyonası’nı ülkemizde düzenlemek için başvurularımız var. İstanbul’un yöneten en yetkili kişi olarak bu konuda endişe taşıyan insanlara neler söyleyeceksiniz? Kasıtlı mı çıkarılıyor bu tür haberler?

AVANTAJIMIZ ÇOK FAZLA

Vali Şahin: Misafirperver bir toplumuz. Adaylık sürcecinde yüzlerce avantajımız var.

Hedefimiz 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı almak. Şansımızı nasıl görüyorsunuz?

Tutkulu olmak, coşkulu olmak, deneyim ve misafirperverlik… Bu sıfatlar, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapmak isteyen Türkiye’nin adaylık sürecindeki yüzlerce avantajından sadece dördü. Avantajımız oldukça fazla… Biz İstanbul’a gelecek misafirlerimize sadece bir futbol ziyafeti değil; aynı zamanda engin bir tarihi birikimi, dünyada eşine az rastlanır tabii bir şehri ve köklü bir medeniyeti yerinde görme şansı sunuyoruz. Bu noktada 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’na dünyanın başkenti İstanbul’umuzun ev sahipliği yapmasını yalnız bizlerin değil, dünya insanının şansı olarak da görüyoruz.

PARİS KADAR GÜVENLİYİZ

İstanbul, dünyanın en gözde, en büyük ve en kalabalık metropollerinden biri. Bununla birlikte en az diğer metropoller kadar; en az New York, Paris, Londra kadar güvenli bir şehir. Bizler, şehrimizin güvenliği hususunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızla, mesai mefhumu gözetmeksizin, çalışıyoruz. Bu sebeple kimse en ufak bir endişe duymasın, İstanbul’umuz olimpiyatlara da, Avrupa Şampiyonası’na da ev sahipliği yapmaktan onur duyacaktır. Biliyorsunuz Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapmak için geçmişte de adaylıklarımız vardı. Hatırlarsanız 2016 Avrupa Şampiyonası için Fransa ile yarışmış ve 1 oy farkla kaybetmiştik. Aradan geçen 8 yıl içinde büyük gelişmeler kaydettik. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye artık dünya futbol organizasyonunda sözü geçen önemli destinasyonlar arasında yerini aldı. 2019 UEFA Süper Kupası’na Beşiktaş Vodafone Park’ın yapacağı ev sahipliği de bunun kanıtlarından biri. 2020 Şampiyonlar Ligi Finali için de Atatürk Olimpiyat Stadı ile en kuvvetli adayız. Bu noktada Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi İstanbul’un, uluslararası müsabakalara katılmak adına eksiği yok bilakis artıları mevcut. Bizler elbette dünyayı evimize çağırma noktasında başvurularımızı yapacak ve onlara İstanbul’un tarihi zenginliği, kültürü, tabii güzelliğinin yanı sıra unutulmaz bir spor heyecanı yaşatacağız.

Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda tesis atağına geçildi. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin hemen hemen her ilinde yeni spor tesisleri ve stadyumlar yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor. Yabancı sporcuların bile kariyerlerini sürdürmek için ilk tercihi İstanbul olması da bunu en güzel örneği. Bu da İstanbul’un ne kadar güvenilir bir şehir olduğunu gösteriyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

İstanbul, birçok alanda olduğu gibi spor alanında da bir dünya şehridir. Gençlerin kendilerini geliştirmelerine imkân sağlayacak, sosyal ve kültürel faaliyetlerle ruhsal ve bedensel gelişim göstermelerine katkıda bulunacak mekânlar tesis etmeye önem veriyor ve bunu, Sayın Cumhurbaşkanımızın teşvikleri doğrultusunda öncelikli bir vazife addediyoruz. Bu bağlamda ilimizde spor salonu, spor merkezi gibi gençlere yönelik çok amaçlı birçok spor tesisinin inşaatı devam etmektedir. Ayrıca Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları çerçevesinde çok yönlü proje ve faaliyetler yürütülmektedir. İstanbul Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyemizin de bu sahalardaki çalışmaları sürmektedir.

Tribün terörünü önlemek için çıkarılan yasalar meyvesini vermiş durumda. Eskiden tribün olayları, holiganizm had safhadaydı ancak şu anda yok denecek kadar az. Hatta futbolda deplasman yasağı bile kalktı. Bu kararın alınmasında Valiliğin, Emniyetin de çok büyük etkisi oldu. Bu nasıl başarıldı?

Halkımız, kulüplerimiz bu konuda oldukça itidalli ve bizlere yardımcı. Passolig uygulaması da şüphesiz tribün huzurunu bozan kitleleri takip etmek ve sonrasında çıkacak huzursuzlukları önlemek adına son derece faydalı bir uygulama oldu. Şu anda tribünlerimiz oldukça huzurlu ve futbolun ruhuna uygun tablolarla dolu. Bu noktada hâlihazırda büyük bir özveriyle çalışan emniyet personelimize passolig uygulaması amacına uygun bir hizmet oldu diyebiliriz. Bu aranan ve beklenen tribün sahnelerinin devamı için gece gündüz çalışmaya ve geliştirilebilir projelerle sporseverlerin yanında olmaya devam edeceğimize şüpheniz olmasın.


FUTBOL KARDEŞLİKTİR

Bu gelişmelerden sonra en çok merak edilen şeylerden biri de üç büyüklerin taraftarlarının el ele kol kola maçlar izlemesi. Eski yıllarda olduğu gibi tribünlerin yarı yarıya olma olasılığı nedir? Olur mu? Hazır mıyız? Ne zaman olur?

Halkımız futbolun kardeşlik ve dayanışma ruhuna uygun şekilde el ele kol kola maç izleme kültürünü her zaman haizdi. Bu alınan önlemler vatandaşımızın çoğunluğu için değildi şüphesiz. Bizim harcadığımız mesai var olanı, birkaç kendini bilmezden korumak içindi. Bu konuda belirttiğim gibi halkımızın âzamî menfaati ölçüsünde önlemler alınmaya, gerekli çalışmalar yapılmaya devam ediliyor. Tribünlerin arzu edilen omuz omuza görüntüsüne bürüneceği günlerin çok yakın olduğu kanaatindeyim.

per ligde kıyasıya şampiyonluk yarışı yaşanıyor. Sizce ipi kim göğüsler? Favoriniz var mı? Gol kralı kim olur?
Evet, yoğun mesaimden fırsat buldukça maçlara gitmeye ve bu heyecana ortak olmaya çalışıyorum. Gerçekten şu an ciddi bir yarış söz konusu ve bir öngörüde bulunmak bu tabloda çok zor. Gönlümden geçen muhakkak en iyi olanın, bileğinin hakkıyla şampiyonluk kupasını müzesine götürecek olanın kazanmasıdır.

BAŞARI EMEKLE GELİR

Futbolda Beşiktaş ülkemizi Avrupa’da başarıyla temsil etti. Diğer takımlarımız maalesef başarılı olamadı. Ama futbol dışındaki branşlarda da oldukça başarılıyız. Ama bu branşlar yeterince medyada yer almıyor. Neler söyleyeceksiniz?

Beşiktaş ve burada değinmeden geçemeyeceğim Ampute Milli Takımımız bu yıl ülkemizin futbolda iftihar kaynağı oldu bizim için. Emek verilince, çalışınca Türk gencinin başaramayacağı şey yok. Her gün sayısız yetenekle, pırıl pırıl gençle karşılaşıyoruz. Bu gençleri desteklemek ve çalışmalarına refakat etmekle yükümlüyüz. Aksi halde başarı bekleyemeyiz. Bizler de sadece tesislerimiz bazında değil, il bazında desteklenmesi gereken tüm spor faaliyetlerinde gençlerimizin yanındayız. Spor faaliyetlerimiz içinde futbolun ön plana çıkması, bunun dünyada büyük bir pazara sahip olmasıyla alakalı. Mâlum futbol, dünyada büyük bir ekonomik paya sahip. Dolayısıyla futboldaki başarı ve başarısızlıklar da büyük bir haber değeri taşımakta. Mevcut durum bizim diğer dallardaki başarılarımızı silmez ama şüphesiz görünürlüğünü biraz gölgeler boyutta.

MASA TENİSİ OYNARIM

Yoğun iş temposunda kendinize vakit ayırabiliyor musunuz? Spor yapıyor musunuz ya da imkân bulabiliyor musunuz?

Yoğun iş temposu içinde fırsat buldukça ailemle ve bilhassa da torunlarımla vakit geçirmeye çalışırım. Çocukların öyle sihirli bir enerjisi var ki hayatın bütün yorgunluğunu alıyor adeta. Onun dışında dostlarım ve yakınlarımla sohbet etmeyi, yürüyüş yapmayı ve masa tenisi oynamayı sayabilirim. Ancak yürümek, sokaklarda insanlarımızın gündelik telaşına ortak olmak apayrı bir lezzet. Programlarımızın arasında imkân buldukça yaya olarak gezmeye çalışıyorum şehri.

Aileler rahatça maç izleyebiliyor

Tribün olaylarının azalması kadın ve çocukların maçlara rahatça gitmesinin en güzel göstergesi. Şölen şeklinde geçen maçlar tribünlerin de dolması, başta kulüpler olmak üzere herkesin yüzünü güldürüyor. Sizce hedefe ulaştık mı? Memnun muyuz? Daha eksiklerimiz var mı?

Spor, tüm vatandaşlarımızın kolayca erişim sağladığı, faydalandığı bir disiplin olması gerekirken maalesef son yıllarda özellikle futbol, sadece erkeklerin ulaşabildikleri bir dal haline dönüşmüştü. Bu noktada kadınların sadece izleyici değil, bizzat bunu oynayan kişiler olduklarını ve sporun kadın, çocuk, erkek demeden desteklenmesi gereken bir disiplin olduğunu unutmamak gerekir. Bugünemniyet güçlerimiz, kulüplerimiz ve passolig uygulamasıyla ortak çalışmalar neticesinde aileler gönül rahatlığıyla futbol heyecanına ortak olabiliyor. Yaptığımız çalışmalar ve vatandaşlarımızdan aldığımız geri bildirimler neticesinde şu an için elde edilen sonuçlardan ziyadesiyle memnunuz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here