Galatasaray’ın tecrübeli oyuncusu Sabri Sarıoğlu geride kalan sezon hakkında açıklamalarda bulundu.
Galatasaray’da ligin başında kadro dışı bırakıldıktan sonra sırtına yeniden geçirdiği formayı 25 hafta boyunca bırakmayan Sabri Sarıoğlu kendisi için de sıkıntılı başlayan sezonu Ziraat Türkiye Kupası’nı da alarak taçlandırmak istediklerini söyledi. Tecrübeli futbolcu sezon boyu yaşadıklarını ve şampiyonluk ile ilgili duygularını şu sözlerle ifade etti:
“Şampiyonluk için çok mutluyuz zaten bunun bir izahı yok. İnanılmaz bir sezon geçirdik. Malum sürecim var. 9 hafta takımdan ayrı kaldım. Sezon başı kampı geçirmedim hâlâ da sebebini bilmediğim nedenden kadro dışı kaldığımdan dolayı tabii ki zor dönemlerdi. O dönemlerde bana destek olan aileme dostlarıma teşekkür ederim. Altyapıda Orhan hoca olsun, o zaman altyapı koordinatörü Bülent Ünder olsun sağolsunlar beni antrenmana kabul ettiler. Çünkü bir dönem antrenmana gelmemi bile istemediler. Ama ben rica ettim kendilerinden antrenmansız kalmak istemediğimi belirttim onlar da kırmadı beni. Ama ne kadar isteseniz de takımla çalıştığınız gibi olmuyor. Ondan sonra geri döndüm. Takımın ihtiyacı vardı çağırdılar.

O günlerden sonra performansım herkesin bildiği gibi gördüğü şekilde devam etti. Ben kendimi iyi hazırladım, psikolojik bir savaş verdim. Hâlâ da vermeye devam ediyorum. İyi oldu benim için. Yıllardır buraya hizmet etmenin vermiş olduğu gurur hem de G.Saray tarihinde Türkiye tarihinde ilk 4. yıldızı takan takımın oyuncusu olmaktan dolayı mutluyuz. Her şey çok güzel şu an, Türkiye Kupası’nı kazanıp çifte kupayla kapatmak istiyoruz. BazI takımlar aldıkları skorlarla, bazı takımlarda aldıkları kupalarla anılırlar. Biz her zaman aldığımız kupalarla anılacağız. Türkiye’nin hep ilkleri başaran kulübüyüz. 3. Yıldızı 4. yıldızı ilk takan kulübüz. UEFA’yı alan Süper Kupa’yı alan bir kulübüz. Ben maç kaybetmeye gerçekten üzülürüm ama sezon sonunda şampiyon olduysak önemsemem.

“Volkan Demirel ile barışmadık. Yaptığım bir saygısızlık yoktu. Bana yapılan bir saygısızlık vardı. Ertesi günkü açıklamaları tamamen beni suçlayıcıydı. Ben o yüzden hiç affetmedim, affetmeyeceğim.”
“Volkan ile olay yaşadığımız o maçta Raul Meireles de bir hareket yapmıştı. Bir hafta sonra beni arayıp özür diledi. Bunu ilk defa söylüyorum. Drogba bizde iken bana ‘Meireles seninle konuşmak istiyor’ demişti. Mert ile aradı bizi, tercüme etti falan. ‘Maçın gerginliğiyle yapılmış olan bir şey, lütfen kusura bakma’ falan dedi. Ben de ‘Gösterdiğin bu büyüklüğü hiç unutmayacağım. Çok teşekkür ederim, olabilir saha içerisinde kavga dahi edebiliriz ama bu büyüklüğü göstermen çok önemliydi’ dedim.”

“Garip bir sistem, sözleşme 31 Mayıs’ta bitti. 3 Haziran’da kupa finali var. Oynanıyormuş, federasyon tüm sezonu kapsıyormuş, tüm sezon devam ediyormuş. Onu bir arkadaşım beni uyardı, ben de kulübü aradım. Bir şeyler söylediler bana ‘Ne olacak, oynayamayacak mıyım?’ dedim. ‘Yok’ dediler. Dahilmiş o da. Oynayabilirmişim.”

“Vallahi devre arasından beri bir iki defa konuşuldu sonrasında iptal oldu. Ne olduğunu anlamadım. Ben genelde sözleşme konuşmayı tercih etmedim. 1-2 defa konuşuldu, iptal edildi. Bu biraz beni üzdü ama sonuçta ben G.Saray Kulübü’ne mal olmuş bir oyuncuyum. Ben burada büyüdüm. 1996 yılında giriş yaptım, kulüpte 19. senemi yaşıyorum. Hem de ben aile terbiyesi olarak, G.Saraylılık olarak burada aldığım eğitimden dolayı hep duruşumla, buraya geldim. Hep sabırlı oldum. Ben işimi yapayım, karşılığını görürüm diye. Olmazsa da elveda deriz, öpüşüp koklaşarak ayrılırız.”

Bana yapılan şakalara yıllardır alıştım. Hiçbir zaman moralimi bozmadım. Sanmasınlar ki benimle dalga geçtiklerinde ben üzülüyorum, moralimi bozuyorum. Benim daha çok hoşuma gidiyor. Beni daha çok hırslandırıyor. Beni öven insan beni mutlu ediyor. Eleştiren de, dalga geçen insanlar da beni hırslandırıyor, bana daha çok faydaları var. Şöyle söyleyeyim bazen Kadıköy’de oluyor ancak hiçbir deplasmana gidince tepki görmedim. Demek ki duruşumla, kişiliğimle güzel bir insan örneği göstermişim ki bu tepkileri almıyorum.”

“Şu an F.Bahçeli arkadaşlarımdan daha bir kutlama olmadı. Tabii ki hepsi bizim arkadaşımız. Sonuçta futbolda bir rekabet var. Saha içinde rakibiz ancak saha dışında arkadaşız. Şu an da bir kutlama olmadı ama olur. Öyle art niyetli arkadaşlarımız yok orada.” Ne zaman bırakıyosun? Niye ki? Daha yaşım 30
“Ben gençken de söylemiştim. Hayâlim G.Saray’da şampiyonluklar görmek, olursa G.Saray menfaatlerinde yurt dışına gitmek, olmazsa G.Saray’da jübilemi yapmak. Bu hayâlim hâlâ devam ediyor. Dışarıda insanlar beni hâlâ yaşlı görse de böyle. 2-3 ay önce Boliç’le karşılaştım, onu da paylaşayım. Bir restoranda karşılaştık. Ne yapıyorsun, ne ediyorsun diye konuştuktan sonra Ne zaman bırakıyorsun?’ diye sordu. ‘Niye bırakıyorum?’ dedim ‘Kaç sene oldu?’ dedi, ‘Daha dur, yaşım 30, 31’e dahi girmedim’ yanıtını verdim. ‘Ben seni 36-37 biliyorum’ dedi. İnsan tabii çok küçükten başlayınca, yüz eskiyince… Onunla da oynadım ondan soruyor.”

“Kadıköy’de kazanamamamızla ilgili olarak baskı falan yok. Tamamen mücadele. Çıkıyorsunuz oraya tabii ki her taraf F.Bahçe taraftarı. Taraftar baskısıyla hakemi baskı altına almaya çalışıyorlar. Bizim taraftarımız Arena’da nasıl yapıyorsa onlar da onu yapıyor. Sonuç olarak biz kazanmak için çıkıyoruz sahaya ama tebrik etmek lazım kazanıyorlar. Tebrik etmek lazım sahalarında öyle bir sonuçları var.” (vatan)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here