Sedat Doğan: Galatasaray’a üzeri kapalı şike yapıldı

Galatasaray’ın Ünal Aysal dönemindeki eski yönetim kurulu üyelerinden Sedat Doğan, Sarı-Kırmızılı camiada yaşananlara yönelik Karar.com’dan Hakan Akar’a çarpıcı açıklamalarda bulundu. Doğan, “Galatasaray’a yapılan üzeri kapalı bir şikedir” dedi.

“İstifa kararımı bir günde almadım”
-İstifanızdan yola çıkarsak o süreçte neler yaşandığını bir kez de sizden dinleyebilir miyiz?
-İstifamı ben uzun bir süre açıklamak istemedim. İstifamın nedeni birçok konuda yönetimle mutabık olmamamdı. Bir günde alınmış bir karar değildi bu istifam. Başlatılan bazı hamlelerin devam ettirilmemesi bu kararımda etkili oldu. İçinden çıktığım yönetime (Ünal Aysal’ın başkanlık ettiği yönetim) de zarar verme niyetim yok. Benim önceliğim Galatasaray ve ben Galatasaray’ın iyi olmasını isterim. O koltuklara oturuyorsak Galatasaray’a hizmet etmek için varız. Birçok insan benim istifamı o dönem anlayamadı ama sonrasında neden böyle geliştiğini anladılar. Nitekim kulüpte istenmeyen bazı türbülanslara girdi.

-İstenmeyen türbülanslara derken?
-Yönetsel anlamda. Maddi birçok sıkıntının ortaya çıkması söz konusu oldu. Bunların hepsini hep birlikte gördük zaten.

“Ünal Aysal’ı ben Galatasaray’da tanımadım”
-Ünal Aysal ile hala görüşüyor musunuz?
-Ünal Beyi ben Galatasaray yönetimde iken tanımadım. Babamın Galatasaray Lisesi’nde sınıf arkadaşı, sıra arkadaşı hatta elinde büyüdüğüm insanlardan bir tanesi. Ünal Aysal ile dostluğumuz çok başka ve hiçbir zamanda bitecek bir şey değil. Galatasaray ile ilgili hareketlerimizin dostluğumuzu bozması gerekmez.

“Aysal’ın Galatasaray’dan gelecek şöhrete ihtiyacı yok”
-Galatasaray taraftarının bir kısmı Ünal Aysal’ı tekrardan Sarı – Kırmızılı takımın başında görmek istiyor?
-Ünal Beyin bu işi yapmayı düşündüğü projelerin camia tarafından onaylanacağına itimadı olsaydı zaten bırakmazdı. Ünal Bey’in Galatasaray’dan gelecek bir şöhrete de ihtiyacı yok, parasal bir beklentisi de yok. Tam tersine işinden gücünden vermiş vizyonu olan bir insan. Galatasaray’a hala daha hizmet edeceğine inancı olsaydı devam ederdi.

“Düşmanca tavırlar Aysal’a geri adım attırdı”
-Kamuoyunda Galatasaray’ın son seçiminde Aysal’ın bir adaylığı bekleniyordu Dursun Özbek’e karşı?
-O Ünal Bey’i tanımayanlar için geçerli bir durum. Aysal bu kulübü Avrupa’nın en büyüklerinden biri yapmak istiyordu. Özellikle futbolda yaptığı hamlelere dikkat ederseniz hep dünya çapında işler yapmaya gayret etti ama Galatasaray’a karşı yapılan düşmanca tavırlar (yabancı futbolcu kuralı, Galatasaray’a karşı yapılan play-off kuralı) Aysal’ı geri adım attırdı. Ünal Bey, “Ben buradayken Galatasaray’a rahat nefes aldırmayacaklar, içerden de madem tepkiler var, o zaman ben emaneti sahibine geri iade edeyim” dedi. Ünal Bey o saatten sonra çıkıp bir daha neden aday olsun ki?

“Aysal gittikten sonra Galatasaray’a karşı tavır değişti”
-Şu anda Galatasaray’a rahat nefes aldırıyorlar mı, Aysal döneminde aldırılmadığından bahsettiniz?
-O günün şartları ile bugünün şartları arasında bazı farklar var. Ünal Bey gittikten sonra Galatasaray’a karşı tavır biraz daha değişti.

“Yeni yönetime biraz şans vermek lazım”
-Aysal’ın o dönem transferler için bulduğu parayı şuan ki yönetim neden bulamıyor?
-Ünal Bey’in ilk dönemindeki yönetimine, takımın yönetiliş biçimine, takımın idaresinde olan kişilere bakarsanız bu iş için Galatasaray’ın çıkarabileceği en iyi kadroyu çıkardığını göreceksiniz. Bugünkü yönetime biraz şans vermek lazım çünkü kolay bir süreçte gelmediler başa.

“Galatasaray’ın her üyesi potansiyel bir başkan adayıdır”
-Galatasaray’a ileride başkanlık için adaylığınızı koyacağınız konuşuluyor?
-Benim veya bir başkasının Galatasaray başkanı olmasının bir önemi yok, önemli olan Galatasaray’ın iyi olabilmesidir. Galatasaray Spor Kulübü’ndeki her üye potansiyel bir başkan adayıdır. Çünkü biz o kadar kaliteli bir camiayız.

“Galatasaray 1-2 hamle ile borçlarını kapatabilir”
-Galatasaray’ın şu anda net borcu ne kadar?
-Borcun rakamı çok önemli değil, esas konuşulması gereken borcun yönetilir olup olmadığı ya da hangi süreçlerde bunu ne kadar aşağı çekebileceğinizdir. Galatasaray bugün yapacağı 1-2 finansal operasyonla borçların tamamını ödeyebilir, yeter ki o çabayı gösterin.

-Daha önce “Galatasaray vergi borcunu ödemeyebilir” diye bir cümleniz olmuştu çok tartışılan…
-Basında okuduğunu anlayamayan veya bunu farklı yorumlamak isteyen insanlar var. Telegol programında Galatasaray vergi borcunu ödemiyor diye sordular, ben de ödediğini söyledim. Zamanında ödemiyor dedi Serhat Ulueren. Ben de evet zamanında vergi borcu ödenmeyebilir dedim. Ama bazı arkadaşlar gitti bu sözümü Galatasaray vergi borcunu ödemiyor diye öne çıkardılar.

“Sporun üzerindeki vergiler hemen kalkmalı”
-Ben sporun üzerindeki vergilerin kaldırılması taraftarıyım. İspanya ekonomisi Avrupa’nın en kötüye giden ekonomilerden bir tanesiyken Real Madrid ve Barcelona sayesinde dünyaya güçlü göründü ve İspanya turizmiyle, futboluyla kazandı. İmajınızı yükselttiğiniz oranda ekstra para kazanırsınız.

“Bu ülkenin bir spor politikası yok”
-Kimse kusura bakmasın bu ülkenin bir spor politikası yok. Bina ve tesis yapıyorsun ama sporcunu yetiştirebiliyor musun? 80 milyonluk ülkeden kaç tane olimpiyat şampiyonu çıkıyor? Kimse kimseyi kandırmasın 5 milyonluk ülkeden şampiyon sporcu çıkarken, bizden başarılı bir sporcu çıkamıyor.

“3 Büyükleri çıkarın geriye spor mu kalıyor?”
-Siz Galatasaray’ı, Fenerbahçe’yi ve Beşiktaş’ı spordan çıkarın, bakalım o zaman bu ülkede spor kalıyor mu? Sadece futbolda değil, bütün branşlarda söylüyorum bunu. Niye kulüplerin üzerinde böylesine vergi yükü var?

“Son seçimde sadece oy kullanmaya gittim”
-Son seçimde Dursun Özbek’in listesinde sizin isminizin de yer aldığı söylentilerine ne diyorsunuz?
-Hayır böyle bir şey yok. Duygun Yarsuvat’ın başkan olduğu seçimde o listeleri hazırlayanların hepsi benle temas kurdular. Özellikle 2 dönem burada olmak istemediğimi söyledim ve görev aldığım 3,5 sene içerisinde çok yoğun bir dönem yaşadık. Ben son seçimde sadece oy atmaya gittim. Hiçbir kulisin içinde yer almadım. Ne kimsenin yanaşmasına ne de öyle bir ortamın oluşmasına izin vermedim.

“Passolig’de esas problem sistemde”
-Türkiye’de Passolig taraftarı nasıl etkiliyor?
-Negatif etkiledi. Passolig dediğimiz şey esasında giriş çıkışların kontrol edilmesi. Holiganizmi düşünen bir adam zaten o kart cebinde olsun olmasın yine yapacak. Siz bir kulüp taraftarı olarak rakibinin formasını giydirerek 10 taraftarı karşı takımın stadına yollayıp küfür ettirerek sahasını kapattırabiliyorsunuz. Sistem zaten doğru değil.

“Fenerbahçe o büyük yıldızlarla Shakhtar maçını kaybetti”
-Galatasaray’ın son dönemde yaptığı transferleri nasıl buldunuz?
-Yönetici koltuklarına oturduğunuz zaman taraftarlıktan sıyrılıp taraftarınızı eğiteceksiniz. Transfer döneminde taraftarlar her zaman büyük transferler ister ama önemli olan sezon sonu ne başarı elde ettiğinizdir. Fenerbahçe çok iyi transferler yaptı ama Shakhtar Donetsk karşısında istemediği sonuçlar aldı.

“Sabri’yi taraftarın önüne attılar”
-Galatasaray yönetimini bir konuda eleştiriyorum; Sabri Sarıoğlu’nu yani Galatasaray’ın kaptanını, istemeden de olsa taraftarın önüne attılar.

Biraz daha açarsak?
-Ben olayların nasıl geliştiğini bilemiyorum ancak Sabri gibi içinizden gelen yıllardır vefakar bir şekilde oynayan bir oyuncunuza yaşatılan bu durum çok yanlış. Siz 15 senedir Galatasaray’ın içerisinde olan bir kaptanınızı bu konuma düşürmemeliydiniz. Sabri bir maçta topa 2 kere kötü vurursa, “O kadar para alıyorsun niye böyle oynuyorsun” diye tepki alırsınız.

“Taraftar Galatasaray formasını yuhalayamaz”
-Inter maçında da taraftarlar tarafından eleştirildi?
-Seyretmediğim için yorum yapamayacağım ama bir futbolcumuzu da fazlaca yuhaladılar. Biz 14 sene şampiyon olmayan bir takımın peşinden 2-3 bin kişi gittik. Gece bilet alabilmek için sabahlara kadar bekler, karşı takım taraftarı daha fazla gelmesine rağmen kapı mücadelesi yapardık. Biz yağmurlar altında beklerken bile hiçbir Galatasaray futbolcusunu yuhalamadık. Eğer bir futbolcu beğenilmiyorsa zaten yönetim gereğini yapar. Bir takımın futbolcusunu kendi takımı taraftarı tarafından yuhalanması asla kabul edilecek bir şey değil. Öte yandan herhangi bir oyuncunun da oyundan çıkarken teknik direktörüne afra tafra yapmasını da kabul etmiyorum. İngiltere’de küme düşüyorlar yine takımlarının taraftarları onları alkışlıyor. Taraftar Galatasaray formasını yuhalayamaz, ben bunu kabul etmiyorum.

“Galatasaray taraftarı o formaya saygı duymak zorunda”
-Yaşı 30’un altında olan ve son 20 yılda Galatasaray’ı seyreden taraftarlarımız hep başarı gördü, bizim gibi uzun süre başarısız dönemler yaşamadıkları için ne gerçek başarısızlığın ne olduğunu ne de vefayla ve ısrarla takım taraftarı ne demektir çok hissetme şansı olamadı genç nesil taraftarlarımızın. Eğer biz 14 sene başarısızlıkta yuhalamadıysak bugünkü genç taraftarımızın da takımı yuhalamaya hakları yok. Taraftarın yapması gereken tek şey destek vermek ve o formaya saygı duymaktır. Ve bunu ben söylüyorum UltrAslan’ın 63 kurucusundan bir tanesiyim. Ben 6 yaşından beri bu tribünlerdeyim. Bizde kombine yoktu, kapı tutma vardı, kavga dövüş vardı. Biz o dönemlerden şato gibi statlarda yaşananlar dönemlere geldik. Bizim zamanımızda statlarda ne tuvalet ne de büfe vardı.

“Galatasaray’a gelen futbolcular nasıl davranacakları konusunda eğitilmeli”
-Hamza Hamzaoğlu’nun oyuncularını kontrol etme konusunda bir problem yaşadığını düşünüyor musunuz?
-Yaşamaz çünkü kendisi çok iyi bir insan ama bunun müeyyidesini Galatasaray yönetimlerinin vermesi lazım. Galatasaray’a gelen her futbolcunun bu kulüpte nasıl davranılacağı konusunda bir oryantasyondan geçmesi gerekiyor.

“İlla transfer yapacaksınız diye bir şey yok”
-Yeni yönetimin yaptığı transferlerle Aysal yönetiminin gerisinde kaldığını düşünüyor musunuz?
-Düşünmüyorum. Şuan şartlar neyi gerektiriyorsa bugünkü yönetim ona göre davranıyordur. Podolski transferi son derece dünya vizyonuna uygun bir isimdir. Tekrar ediyorum transfer yapmak zorunda değilsiniz. Galatasaray’ın mevcut kadrosu 4 senede 3 kere şampiyon olmuş, 1 defa da hangi şartlarda 2. olduğunu da lütfen hatırlatırım. Galatasaray’ın hocasının nasıl gittiğini ve nelere maruz kaldığımızı iyi hatırlayın. Bu takım şampiyon takım zaten, illa takviye yapacaksınız diye bir şey yok.

“Terim konusunda konuşmak istemiyorum”
-Fatih Terim’in Galatasaray’dan gitmesi konusuna girersek?
-Ben artık o konuda konuşmak istemiyorum. Çünkü taraflar çok rencide oluyorlar.

“Şampiyonlar Ligi şansı ne hedeflediğine bağlı”
-Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi şansını nasıl görüyorsunuz ve geçen sene yaşananları da hatırlarsak?
-Ne hedeflediğiniz önemli Şampiyonlar Ligi’nde. Galatasaray yine gruptan çıkmak üzere bir mücadele verecektir diye düşünüyorum.

“Ibrahimovic’in Galatasaray’a transferi…”
-Zlatan Ibrahimovic Galatasaray’a sizce gelecek mi?
-Başkan açıkladı zaten durumu, üstüne bir şey söylemeye gerek yok.

“Galatasaray’a yapılan üzeri kapalı bir şikedir”
-Sizin yöneticilik yaptığınız dönemde Galatasaray Basketbol Takımı Fenerbahçe ile oynadığı final maçında sahaya çıkmamıştı tepki olarak. O konuda konuşmak gerekirse?
-O gün Galatasaray’a yapılan muamele üzeri kapalı bir şikedir. Siz TBF olarak Galatasaray aleyhine hemen seyircisiz oynamaya karar veriyorsunuz fakat rakip sahada daha ağır olaylar oluyor; sahanın içerisine kadar rakibinizin seyircisi sokuluyor. Her türlü organizasyona TBF olarak göz yumuyorsunuz. Ergin Ataman’ın orada nasıl tartaklandığını, takımın kulübesinin nasıl yıkıldığını herkes fotoğraflarla gördü. Ben Fenerbahçe’yi hiçbir zaman hedef almadım, almam da zaten. Başta her şeyin cezasını federasyonlar vermeliydi ya da tedbirini almalıydı. Disiplin Kurulu üyeleri bizim 6. maçımızda, rakip aleyhine vermeleri gereken cezayı görüşecek yerde tribünde gülerek oturarak maçın sonucuna göre karar vermeyi bekliyorlardı. Atanan hakemleri hatırlayın şike tapelerinde isimleri ve konuşmaları olan hakemleri atadınız. Galatasaray o maçı kaybetsin diye federasyon bütün o ortamı hazırladı. Galatasaray ise o oyunu bozdu ve o kupayı bir teneke parçası haline getirdi çıkmayarak. Eksik yaptık, çünkü biz takımı da çekecektik.

“Sonuna kadar mücadele etmeliydik”
-Peki neden çekemediniz?
-Bizim yönetimde konuşmamız bu yöndeydi ama benim en mutabık olmadığım konulardan bir tanesiydi bu ve Aysal’ı ikna ettiler. Çünkü Galatasaray orada bir duruş gösterdi. Ya çıkıp o maçı oynayacaksın ya da o federasyon yıkılana kadar ve Galatasaray düşmanı Turgay Demirel gidene kadar ve yanındaki şürekasına karşı mücadele edeceksin.
-Türkiye’ye basketi getiren Galatasaray Spor Kulübü’dür. Hem ben 25-30 milyon dolar parayı basketbola yatıracağım hem de haksız rekabetin önünü sonuna kadar açacaksın.

“Turgay Demirel hala daha Harun Erdenay’ın arkasında”
-Basketbolun tepe noktasında bir görev değişikliği oldu?
-Olsun aynı şürekâ devam ediyor, ne fark eder. Turgay Demirel hala daha arkasında.

“Sporda torpil olmaz”
-Türkiye’de sizce neden oyuncu yetişmiyor?
-Spor liyakat işidir, beceriyle alakalı sporda torpil olmaz. Şimdi beni alır Galatasaray’a santrafor yaparsanız o yuhalamasın dediğim taraftara bile bir şey diyemeyebilirim yani.

“Her futbolcu gelip gidebilir”
-Çok tartışılan diğer bir konu ise Melo?
-Her futbolcu gelir ve gider Galatasaray’dan çok da önemli değil.

-Türk Telekom Arena’da giden taraftarların hala daha çözülemeyen bir metro sorunu var yeni yönetimin söz vermesine rağmen?
-Yönetimin elinde olan bir şey yok. Bizde yıllarca bunu çözmeye çalıştık. Devletin yapacağı işleri siz kendi başınıza yapamıyorsunuz.

“Stadın çatısı kapanmamalı”
-Stadın çatısı kapanacak mı?
-Bence kapanmamalı çünkü çime çok büyük zarar verecek eğer kapanırsa. Zaten şu anda bile işletim maliyeti çok artmış durumda. Sırf havalansın diye onlarca pervane satın aldık ve bu yüzden ayda 150-200 bin elektrik masrafı çıkıyor. Çatı Galatasaray için sadece bir fantezi.

-Sizce Galatasaray bu toplum için ne ifade ediyor?
-Türk halkı ezikti Batılının karşısında kafaca. Galatasaray dikleştirdi insanların kafalarını kazandığı başarılarla. Neuchatel, Monaco galibiyetleri, yarı finaller, kazanılan Avrupa Kupaları ile Galatasaray özgürleştirdi bu ülkenin insanlarını. Kafalardaki o zincirleri kırdı Galatasaray. Sadece sporda değil ekonomik ve sosyal alan da Galatasaray’ın sportif başarıları insanların Batılılara karşı daha dik durmasını sağladı.

“Cüneyt Tanman’ın kalbini kıramazsınız”
-Cüneyt Tanman’ın istifası ve Mehmet Özbek’in göreve gelişi?
-Bu konuda çok fazla yorum yapmak istemiyorum. Cüneyt Tanman Metin Oktay’dan sonra Galatasaray futbolcuları içerisinde ikincil Metin Oktay’dır. Çünkü başka hiçbir takımın formasını giymemiştir. Cüneyt Tanman Galatasaray’ın en sevilen insanlarından biridir. Onun kalbini kıramazsınız, bir Galatasaraylı bunu kabul etmez.

Peki kim buna sebep oldu?
-Orasını bilmiyorum ama Cüneyt Tanman istifa ettiyse ve serzenişte bulunduysa gazeteler üzerinden muhakkak kalbi kırılmıştır. Nasıl olduğunu o kadar ben bilemem.

“Kardeşi diye yapılan eleştirileri doğru bulmuyorum”
-Kardeşinin gelmesi?
-Kardeşi yerine çok güvendiği bir şirketin genel müdürünü oraya koysaydı aynı şey yani sonuçta bir şey değişmiyor. Galatasaray başkanı bu şekilde daha iyi yöneteceğine inanıyorsa, sorumluluğu onun üzerindedir. Yapılma şeklini eleştirebilirsiniz ama başkanın kardeşi de Galatasaray Spor Kulübü üyesidir. Kardeşi diye eleştirmeyi doğru bulmuyorum.

“Israrla reddettiği bir teklifi neden kabul etti Ali Dürüst?”
-TFF’de de bir yönetim değişikliği oldu ve Galatasaray’ın eski yöneticisi Ali Dürüst Demirören’in listesinde yer alarak tartışmalara yol açtı?
-Ali abi oraya girerken Galatasaray cephesinde çok ciddi tepkiler oluşacağını biliyordu. Bunun sebebini ben açıklamak zorunda değilim, Ali abi açıklasın. Ali ağabey 10 gün önce ısrarla reddettiği bir teklifi neden kabul etti? O dönem yaşananları çok iyi bilen bir insan olarak Ali ağabeye bu Galatasaray’ın menfaatinedir ve senin girmen gerekir diyen birisi var. Ben kim olduğunu biliyorum ama bunu açıklamak Ali Dürüst’e düşer.

“Keşke TFF yönetimine girmeseydi”
-Kimdir bu kişi?
-Siz sorun ama ben söylemeyeceğim o kişiyi. Keşke Ali Dürüst TFF yönetimine girmeseydi. Çünkü kurullarda hiç Galatasaraylı var mı yok. Fatih hoca başımızdayken bize haksız ceza veren Tahkim Kurulu ekibi orada. Melo’ya tükürmediği halde ceza veren kurumlar orada. Başvurduğunuz her haklı konuda size ret cevabı veren zihniyet orada. Bu ülkede yaşanmış olan en büyük pisliğin üzerini örtmüş olanlar orada.

“Bu ülkede yaşanan en büyük pislik…”
-En büyük pislik derken?
-Pislik derken benim ne demek istediğimi zaten herkes anlıyordur. Bu ülkenin spor tarihinde yaşanan en büyük pislik neyse ondan bahsediyorum.
-Şike sürecini kastediyorsunuz herhalde?
-Takdirini yaparlar artık.
-Prandelli sizin için sürpriz olmuştu?
-Ben Prandelli’nin geldiği o dönemlerde iyice yönetimden uzaklaşmaya başlamıştım.

“Hamzaoğlu uzun yıllar Galatasaray’ı yönetmeli”
-Hamza Hamzaoğlu ismini bekliyor muydunuz?
-Galatasaray’ın kendi içerisinden güzel örnekleri kendisinde barındıran güzel örneklerden bir tanesi. Uzun yıllar Galatasaray’ın başında kalacak ve geleceğini planlayacak kendi evladını o noktaya getirmesi gerekiyordu bu camianın. Biz bu ekolü sabırla tekrardan oturtmak durumundayız. Her yıl şampiyonluk olmayabilir ama sabretmeliyiz. Ben bu açıdan Hamza hocayı iyi bir örnek olarak görüyorum.

“Formadaki 4 yıldız Nike’ın beceriksizliğinden kaynaklanıyor”
-Galatasaray ve tartışılan 4 yıldızlı formasını nasıl buldunuz?
-Yıldızın yerleştiği yerle ilgili maalesef Nike’ın Türkiye’de üretim yapmamasından kaynaklanan bir durum bu. Nike’ın beceriksizliğidir yaşananlar. Bu kadar büyük bir tekstil ülkesinde üretmektense, illa Çin’den getireceğim inadıdır.

“Her başarısızlıkta yönetim istifaya çağırılmaz”
-Galatasaray’ın eski bir yöneticisi olarak taraftarlara bir mesajınız var mı?
-Her koşul ve şart altında takımlarına pozitif enerji vermeleri lazım. Bunu sadece futbolcuyu yuhalamama anlamında söylemiyorum. Takımın kaybetse bile sen her yerde destek vereceksin. Her başarısızlıkta yönetimi istifa çağırmakla Galatasaraylı olunmaz. Galatasaray’ın başarısının altındaki büyük sır değerleridir. Bu değerlere taraftarının da sahip çıkmasıdır. Galatasaray’a tam sahip çıkmak lazım, en azından ben öyle yapıyorum.(karar.com)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here