Süper Lig yayıncı krizine Netflix çözümü: Süperflix

t24 yazarı Tuğrul Akşar, Süper Lig’in sürekli yaşadığı yayın sözleşmesi bedellerinin ödenmesi krizine karşı, beIN Sports’a alternatif bir yayın platformu oluşturulabileceği görüşünü yazdı.

Tuğrul Akşar “Yıllık yayın gelirlerini daha da artırabilecek, bu yeni iş planı, yeni platform oluşturma arayışında, TFF ve KBV teknoloji-televizyon-internet temelli Netflix içerik izleme platformuna benzer bir oluşum ve modeli hayata geçirmek için vakit geçirmeden kolları sıvamalılar.” ifadelerini kullandı.

Tuğrul Akşar’ın yazısının özeti şöyle:

Yayıncı kuruluş kulüplere 280 milyon USD daha az ödemek istiyor 

Basına yansıdığı kadarıyla, Katarlı şirket beIN Sports, yeni sezon öncesi kulüplere KDV hariç, 500 milyon USD olan yayın gelirinde yüzde 56 oranında bir indirimle, 1 yıl için en fazla 220 milyon USD önerdi.

Şirket ayrıca dolar / TL kurunun da, sözleşmenin imzalandığı tarihteki döviz kurundan TL’ye dönülmesi koşulunu da kabul ettirmek istiyor.[1]

Yani yayıncı kuruluş, kulüplere yeni sezon için mevcut sözleşmede belirtilen 500 Milyon USD’lik tutardan yüzde 56 daha az bir tutar olan 220 milyon USD’yı ödemeyi talep ediyor. Diğer bir ifadeyle kulüplere 280 milyon USD daha az ödeme yapmak istiyor. 

İndirim istenen 280 Milyon USD’nin bugünkü dolar / TL = 7,60 kuru üzerinden karşılığı 2.128 Milyon TL’ye ulaşıyor ki, bu tutar 4.2 Milyar TL civarındaki Türk futbol gelirlerinin de yüzde 51’ine karşılık geliyor. Kulüpler bu öneriyi kabul ederlerse, 2.1 milyar TL daha gelir kaybına uğrayarak yoksullaşmış olacaklar.

Katarlı beIN Sports gerekirse, Süper Lig ve Türkiye pazarından çekilebileceğini de TFF’ye bildirdi.

Bu öneriye karşı Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) sessiz, siyasetin gözünün içine bakan Kulüpler Birliği Vakfı (KBV) ise çaresiz (!) kalmış durumda.

Kulüpler Birliği Vakfı bu gelişmeler karşısında, TFF’ye ve yayıncı kuruluşa “220 milyon dolarlık söz konusu anlaşmanın günümüz futbolu ile orantılı olmadığını; geçen seneki indirimin bir kereye mahsus bir indirim olduğunu” belirterek, “yeni bir indirimi kabul etmeyeceklerini veya en azından yayıncının istediği kadar bir indirimi kabul edemeyeceklerini dile getirdiler”. Kulüpler Birliği gerekirse yasal işlemlerin başlatılması konusunda da prensip kararı aldı.

Ancak KBV aldığı bu kararı, üyesi kulüplerin haklarını koruma ve çıkarlarını savunma doğrultusunda hayata geçirebilecek mi? Kulüplerin mesleki bir örgütü olduğunu anımsayıp bunan göre bir irade sergileyebilecek mi, yoksa siyasetin dümen suyunda yoluna devam mı edecek? Onu hep birlikte göreceğiz. 

beIN Sports’un bu azaltım talebi ilk değil

Anımsanacağı üzere, 2019’da da yayıncı kuruluş, yukarı giden kurlar ve artan zararları nedeniyle 500 milyon USD’lik yayın sözleşmesinde indirim talep etmiş; Federasyon’un olur vermesi, finansal sıkıntı içinde bulunan kulüplerin de artan sıcak para gereksinimleri ve siyasetin de yönlendirimiyle, mecburiyetten 90 milyon USD tutarında bir indirim yapılmış ve dolar / TL kuru da 5,80 TL’de sabitlenmişti.

TFF’nin 1 Eylül’de açıklanan denetim kurulu raporunda yayıncı kuruluştan alınan teminat mektubunun tutarı ise 276.5 milyon dolar… Krizin aşılamaması halinde, önümüzdeki günlerde bizi çok önemli gelişmeler bekliyor.

Seyircisiz sezon kulüplerin sıkıntılarını artıracak!

TFF, 1 Ekim’den itibaren maçların yüzde 30 kapasiteyle seyircili oynanmasını kararlaştırmıştı. Bu karar kulüpler açısından “kötünün iyisi”ydi. En azından, kulüpler faaliyet giderlerini karşılayabilecek bir nakit akışı yaratabileceklerdi. Ne var ki, daha sonra artan vaka sayıları, ligin ilk devresinin seyircisiz oynanması kararının alınmasına neden oldu. 

Yayın bedellerinin kulüplere ödenmemesi, geç ödenmesi ya da bu konudaki belirsizlik kulüplerin ekonomik ve finansal sıkıntılarının artarak daha da derinleşmesine yol açıyor. Çünkü hâlâ yayın gelirleri kulüplerin toplam gelirlerinin önemli bir kısmını oluşturuyor. Burada yaşanılacak en küçük bir gecikme kulüplerin sıcak para gereksinimlerini artırıyor, ödeme krizine girmelerine sebep oluyor. Gelir yetersizliği nedeniyle, giderlerini karşılayabilmek için yoğun olarak kredi kullanımına yönelen kulüplerin zamanında finansal yükümlülüklerini yerine getirmelerini engelliyor. Aynı zamanda mali sektörden yeni kredi kullanım olanaklarını da daraltıyor. Zira, kulüpler yayın gelirlerini temlik ederek, kendilerine kredi olanağı yaratıyorlar. 

Özetle: Süper Lig’deki birçok kulüp naklen yayın gelirlerini bankalara temlik ederek kredi kullanıp kendilerine kaynak yaratırken, diğer taraftan da daha önceden kullanılan kredilerin geri ödemelerinde de ana kaynak, naklen yayın gelirleri olduğu için, kulüpler finansal olarak iyice sıkışmış durumda. Ödemelerini zamanında alamayan kulüplerin finansal yükleri de artıyor. 

Bu belirsizliğin bir süre daha devam etmesi, zaten finansal problemler ve likidite sıkıntısı  içindeki kulüplerin içinde bulundukları darboğazı daha da derinleştirecek. 

Futbolda geleneksel yayıncılığın sonu geliyor 

Süper Lig ve TFF artık şunu iyi anlamalılar ki, kısa süre içinde Avrupa futbolunda başta merkez liglerde olmak üzere, çevre ligler dahil konvansiyonel yayın anlayışı yakın bir gelecekte tarih olacaktır…

Futboldaki geleneksel yayın anlayışı yerini internet temelli, teknolojik yoğunluklu, çok farklı alternatif olanakları sunan, daha fazla seyirciye daha ucuz ve kolay ulaşan, alıcı, uydu anten, vb. maliyetleri ortadan kaldıran, sürekli kendisini güncelleyen dijital bir sistem ve iş modeline bırakacaktır. Bu yeni iş modeli kulüplere de beklenilen ve tahmin edilenin üzerinde parasal bir getiri sağlayacaktır. Bu gelişimi TFF’nin ve KBV’nin ıskalamaması gerekir. Acilen bu konuda proje çalışmalarını başlatmalılar. 

Netflix Süper Lig’e alternatif bir model olabilir

Süper Lig’in sürekli yaşadığı yayın sözleşmesi bedellerinin ödenmesi krizine karşı, TFF ve KBV yeni arayışlar içine zaman geçirmeden girmeli ve beIN Sports’a alternatif bir yayın platformu oluşturmalılar!

Yıllık yayın gelirlerini daha da artırabilecek, bu yeni iş planı, yeni platform oluşturma arayışında, TFF ve KBV teknoloji-televizyon-internet temelli Netflix içerik izleme platformuna benzer bir oluşum ve modeli hayata geçirmek için vakit geçirmeden kolları sıvamalılar.

Bu modelde parasal gelirin maksimize edilmesinin önünde hiç bir engel bulunmuyor. Türkiye’nin ve yurtdışının dört bir tarafına artık uydular aracılığıyla değil, internet üzerinde futbol izleyicisi Süper Lig içeriğine ulaşabilir. Bu yeni model salt bir maç izleme platformu olmayacak, aynı zamanda zenginleştirilmiş Süper Lig içeriğini tüm ülkeye ve yurtdışına pazarlayıp satacak bir dijital platform olmalıdır. Bugünkü izleyici sayısından çok daha fazlasına ve güncel fiyatlardan çok daha uygun fiyatlarla, bir içerik sağlayıcı ve dijital bir platform olarak bu modeli yaygınlaştırıp satabilir.  Buradan elde olunacak gelir gerçekten tahminin çok ötesine ulaşabilir.

Netflix bugün başarılı bir iş modeli…

Süper Lig de bu başarılı modeli daha da geliştirerek, Süperflix olarak tamamen Netflix’ten esinlenilmiş ve benzer büyüme odağıyla hareket edecek, kâr maksimizasyonu hedefleyen yeni bir iş modeli haline de dönüşebilir.

Süper Lig rekabet gücünü daha da artırabilir!

Şüphesiz ki, futbolda rekabet gücünü artırabilmek tamamen futbol kalitesi temelinde sportif performansa bağlıdır. Artan sportif performansı destekleyecek, kalıcı bir ekonomik büyüme ve buradan ulaşılacak mali disiplin futbolumuzun rekabetçi seviyesini daha yukarılara çekebilecektir. Bu konuda şüphesiz ki, yapısal temelde gerçekleştirilecek çok önemli gelişim alanları bulunuyor. Ne var ki, bu süreci beklemeksizin, bir an önce yeni yayın modelinin alt yapısı da bir an önce oluşturulabilir.

Süper Lig diğer çevre Ligler’e de örnek olabilir

Süper Lig kendi yayın platformunu oluşturduktan sonra, gelir maksimizasyonu için Avrupa’nın diğer çevre ligleri ile de iş birliğine giderek, daha geniş tabanlı bir uluslararası spor ve eğlence içeriği sağlayıcısı ortak bir dijital yayın platformunun oluşturulmasına da rol model olabilir.

Bu kapsamda ilk etapta öncelikle çevre liglerin böylesi bir uluslararası platformu oluşturmak için harekete geçmelerine Süper Lig önderlik yapabilir.

Nitekim, bu bağlamda Belçika ve Hollanda ligleri birleşerek kendi platformlarını kurmaya hazırlanıyorlar. Hollanda ve Belçika Liglerinin birleşmesi için Club Brugge CEO’su Bart Verhaeghe yoğun çaba harcıyor. Deloitte tarafından yapılan araştırmaya göre hem Hollanda hem de Belçika üst ligleri şu anda televizyon yayınlarından yılda yaklaşık 80 milyon Euro kazanıyor. Kurulacak 18 takımlı (10 Hollanda, 8 Belçika) yeni ligle bu rakam 400 milyon Euro’ya çıkacak. Bu çalışmaya Belçika’dan Gent, Club Brugge, Genk, Anderlecht, Standart Liege, Hollanda’dan Ajax, AZ Alkmaar, Utrecht, Feyenoord, PSV Eindhoven ve Vitesse gibi önemli kulüpler destek veriyor.

Yaratılacak yeni Süperflix iş modelinin başarıya ulaşması, şüphesiz ki Avrupa’da çevre ligler arasında bir ortak işbirliğini de zorunlu kılıyor. Bu modelin başarıya ulaşabilmesi tamamen oluşturulacak içerik ve kalitenin satışa dönüştürülmesine bağlıdır. Bu kapsamda, nispeten izlenilirlikleri ve futbol kaliteleri düşük olan çevre liglerin kendi aralarında bir araya gelerek oluşturacakları ortak bir havuz, bu modelin yaygınlaşmasını ve daha fazla parasal gelire ulaşılmasına ortam ve olanak sağlayabilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here