Hüseyin DEMİR/EGE TELGRAF- Türk futbolu, son yılların en büyük skandallarından biriyle sarsılmaya devam ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmalar kapsamında, futbolcular, yöneticiler ve kulüp başkanlarının yer aldığı üçüncü dalga gözaltılar tamamlanırken, önümüzdeki dönemde teknik direktörlerin de soruşturma kapsamına gireceği iddia ediliyor. Süper Lig’in ulusal ve uluslararası imajı her geçen gün zedelenirken, spor yazarları Atilla Türker (Dünya Spor Yazarları Derneği ödüllü spor yazarı), Bülent Tuncay (spor yazarı ve öğretim görevlisi) ve Oğulcan Çoksayar (Sözcü Gazetesi Spor Yazarı), Türk futbolunun karşı karşıya olduğu yapısal sorunları ve olası sonuçları gazetemize özel değerlendirdi.
‘EN KİRLİ LİG’
Dünyanın en kirli liginin Süper Lig olduğunu öne süren duayen spor yazarı Atilla Türker, “Türk futbolu dünyanın en kirli liglerinden biridir. Süper Lig, son 10 yılda inanılmaz kirlendi. Bahis, şike ve operasyonlar futbolun tüm paydaşlarına sıçradı. Yüce yargı gerekli operasyonu en iyi şekilde yürütüyor. Hakemlerimizin önemli bölümü maalesef bahis oynadı. Tüm hakemlerin 3’te 1’i oynamış…1024 futbolcu disiplin kuruluna sevk edildi. Her geçen gün soruşturmanın boyutu büyüyor. Menajerler, başkanlar ve yöneticiler önümüzdeki dönemde de açıklanacak. Önemli sayıda gözaltı var” diye konuştu.
‘ESAS MESELE EKONOMİ’
Ülkemizde gerçek gündemin ekonomi olması gerektiğini, bahis ve uyuşturucu operasyonlarıyla kitlelerin uyutulduğunu vurgulayan spor yazarı Atilla Türker, “Dünyada futbolun insanları etkilediği, gündemi değiştirdiğiyle ilgili konular var. Gündem değişti; ülkemizde daha çok ekonomik sıkıntılar var, esasında onların konuşulması lazım. Medyada ekonomi haberlerini, kriz ve enflasyonu görmeliyiz. Televizyonlarda asgari ücretin ya da emeklilerin zam oranının konuşulması gerekiyor. Öte yandan soruşturmanın gizliliği ise ihlal ediliyor. Özel hayatla ilgili veriler çarşaf çarşaf yayınlanıyor; bu durum hukuka aykırı… Uyuşturucu olaylarında baronlar çökertilmelidir. Bu işi yapan kolluk kuvvetlerimiz oraya da el atacaktır. Bataklığı sadece ilaçlamak yetmiyor, tamamen kurutmak gerekiyor. Torbacılarla uğraşmaktansa bahis ve uyuşturucu baronlarıyla uğraşılmalı. Türkiye’de uyuşturucu baronları var” ifadelerini kullandı.
‘PANDORA’NIN KUTUSU’
Bahis operasyonunda sürecin her geçen gün ilerlediğini, önümüzdeki dönemlerde kamuoyunu daha derinden etkileyebilecek isimlerin açıklanabileceğini belirten spor yazarı Türker, Ülkemizdeki bu kirlilik ve yozlaşma her yerde etki ediyor. Türkiye’de spor insanlarının yarısından fazlasının olaya karışması büyük bir skandaldır. Düşünebiliyor musunuz? Fenerbahçe’nin kaptanı, Galatasaray’ın futbolcuları tutuklu… Süper Lig’de kulüp başkanlarının tutuklu olduğu bir dönemden geçiyoruz. Temizlik operasyonunun mutlaka yapılması gerekiyordu; yaklaşık 20 yıldır devam eden bahis olaylarına yeni müdahale ediliyor. Soruşturma ve operasyonlar ilerleyen dönemlerde daha da büyüyecektir. Pandora’nın kutusu yavaş yavaş açılıyor. Kamuoyunda derin etki yaratan kişilerin isimlerini duyabiliriz” dedi.
‘ANTRENÖRLER AÇIKLANACAK!’
Soruşturma kapsamında bazı teknik direktörlerin isimlerinin açıklanacağını söyleyen Türker, “Teknik direktörler, futbolun en tartışılan aktörleridir. Edindiğim kaynaklara göre süreç içerisinde bazı önemli teknik direktörlerin isimlerini duyabiliriz. Bu operasyon ve tutuklama silsilesinde etkin pişmanlık ve itiraflar sürecine gireceğimizi düşünüyorum. Bu tür operasyonlarda iki tuşa basarak banka hesaplarını ve yazışmaları ortaya çıkarmak oldukça kolaydır. Bu doğrultuda tüm belgeler gün ışığına çıkacaktır. Savcılık, İnterpol, FIFA ve UEFA ile yazışmalar yapıyor. Menajer ve teknik adamlarla bu sayı çok fazla… Fenerbahçe ve Galatasaray gibi takımlar büyük camialar; inanılmaz büyük güçleri var. Sadettin Saran ile ilgili camia kitlendi. Büyük bir lobi oluşturdular. Adli yargı bağımsız bir şekilde gerekeni yapacaktır. Taraftar sayıları 15 milyonu geçiyor. Her zaman kamuoyunda büyük güç oluşturuyor” diye konuştu.
‘TÜRK FUTBOLUNA ZARAR’
Bahis ve disiplin operasyonlarının kısa vadede Süper Lig’e ve Türk futboluna zarar vereceğinin açık olduğunu, asıl önemli olanın orta ve uzun vadeyi kurtarmak olduğunu ifade eden spor yazarı ve öğretim görevlisi Bülent Tuncay, “TFF gözlemciler ve temsilcilerle ilgili sevklerini de gerçekleştirdi. Görünen o ki hakeminden futbolcusuna, gözlemcisinden temsilcisine kadar futbol camiasında bahisten uzak kalabilen kimse kalmamış. Bu genel temizlik, futbol dünyasındaki insanların mesleklerine ve kendilerine saygılı olmalarını göstermesi açısından önemli bir fırsat olabilir. TFF ve PFDK temizlenme sürecini yürütüyor. Eğer kendi içlerinde bahise bulaşan varsa mutlaka onlar da ceza almalı ya da sistemin dışına çıkarılmalı. Alt liglerde sorun daha büyük gibi görünüyor. Yıllardır ihmal edilen arka bahçeyi meğer yabani otlar bürümüş. Tek tek elle temizlenebilecek gibi görünmüyor. Alt liglerin yeniden yapılandırılması gerekiyor, belki de 3. Lig profesyonel olmaktan çıkarılmalı. Bu tür operasyonlarda süreç kadar hatta süreçten daha önemli olan unsur süreç yönetimidir. Süper Lig’e ve Türk futboluna kısa vadede zarar vereceği açık. Önemli olan orta ve uzun vadeyi kurtarmak. İtalya şike operasyonu yaptı ancak İtalyan futbolu “Temiz Eller” sonrası eski görkemine hiçbir zaman dönemedi” diye konuştu.
SPORDA İTİBAR KAYBI
Uluslararası spor kamuoyunda Türk futbolunun inanılmaz bir şekilde değer, itibar ve imaj kaybettiğini vurgulayan Sözcü gazetesinin spor yazarı Oğulcan Çoksayar, “Soruşturma oldukça geniş kapsamlı ve titiz bir şekilde ilerliyor. Ancak TFF ile soruşturmayı yöneten merciler arasında zaman zaman yaşanan koordinasyon problemi de söz konusu. Süper Lig kademesinde bile soru işaretleri baş gösterirken, alt liglerde durum çok daha dramatik. İlk 11 kuramayan takımlar, yedeksiz maça çıkanlar ve olağan şüpheli konumunda kalanlar var. TFF, birçok konuda alternatif önlemler hazırlamak istese de FIFA ve UEFA kuralları zaman zaman manevra alanını kısıtlıyor. Spor kamuoyu futbola karşı inanılmaz güven kaybetti. Bu imajı toparlamak, hiç de düşünülen kadar kolay değil. Gelecek transferler, uluslararası
turnuvalardaki bakış açısı bile maalesef uzun yıllar Türk futboluna karşı ön yargılı olacaktır. Kulüpler, uluslararası başarıya odaklanarak ülke futbolundaki olumsuz havayı dağıtma fırsatına sahip. Futbolcularına güven ortamı sağlamak dışında çok da yapabilecekleri bir hamle yok” şeklinde konuştu.
SARAN’IN ZORLU İMTİHANI
Başkan Sadettin Saran’ın baskı ortamında transfer sürecinde önemli adımlar attığını belirten Çoksayar, “Sadettin Saran, başkanlık sürecinin ilk transfer dönemini yaşayacak. Tabii bunu istifa baskısı altında yapacak. Her ne kadar süreç sonunda sahaya odaklanmış olsa da devam eden bir soruşturma var. Yönetimin, bir an önce Fenerbahçe’nin ihtiyaç duyduğu transferleri yaparak baskı ortamında kulübe zarar vermeden yoluna bakması gerekiyor. Önce beklenen katkılar yapılırsa, süreç daha iyi yönetilebilir. Doğru takviyelerle sezonun ikinci yarısında beklentiler tamamen değişebilir” dedi.
SALAH TRANSFERİ RİSKLİ
Fenerbahçe muhabiri Çoksayar, “Yüksek maliyetli transferler, ülke futbolu için çok da mantıklı değil. Gelecek isim her ne kadar iyi olursa olsun, mali külfetini karşılamak mevcut ekonomide hayal satmaktır. Salah, muhteşem bir oyuncu ancak yaşı gereği gelecekte satış ihtimali olmayan bir isim. Tabii ki saha içi katkısıyla yarışta tüm dengeleri değiştirebilir. Ancak takımlarımızın yıldız yerine, futbolda devamlılığı sağlayacak, hem sahada hem de ekonomik açıdan verim alacağı isimlere yönelmesi, Türk futbolu için kurtuluş reçetesi olacaktır” ifadelerini kullandı.






